Antalya’daki tarihi Aspendos
Tiyatrosu’nun yanı başında, sit alanı içinde, organizatör
Mustafa Erdoğan’a Aspendos benzeri bir gösteri merkezi inşa
etme izni verilmesine tepkiler sürerken, Koruma Yüksek Kurulu
tartışılacak bir ilke kararı aldı. Yeni karara göre artık arkeolojik sitleri
tüzel kişiler kullanabilecek. Arkeologlar, uluslararası anlaşmalara aykırı
olduğunu belirttikleri bu karara isyan etti. Toplam 25 bin metrekarelik bir
alana kurulan, 1300 metrekarelik sahnesiyle dünyanın en büyük sahneleri arasına
giren ve 4500 kişinin aynı anda konser izleyebildiği Aspendos
Arena, arkeologların büyük tepkisini çekmişti.
Kullanım hakkı
Bina, 3. derece arkeolojik site müze kazısı yapılmadan, Antalya Koruma
Kurulu’nun izniyle ilke kararlarına aykırı olarak yapılmıştı. Bu uygulamanın
üzerinden 2 ay geçti. Koruma kurullarının aldığı kararlara yön veren, bir
anlamda kurulların anayasası niteliği taşıyan yeni bir ilke kararı daha
çıkarıldı. Kültür Varlıkları Koruma Yüksek Kurulu’nun 745 sayılı ilke kararıyla
Erdoğan’ın Aspendos Arena’sı yasal hale geldi.
Yeni ilke kararında şöyle deniliyor: “Ören yerleri ve ören yerlerinde
bulunan arkeolojik taşınmaz kültür varlıklarının, koruma bölge kurulunca uygun
bulunan koruma amaçlı imar planı, çevre düzenleme projesi dahil her ölçekteki
projeler doğrultusunda, yönetim alanı ve yönetim planı göz önünde
bulundurularak, varsa kazı başkanı, yoksa müze müdürlüğü görüşlerini almak
suretiyle, özel protokol maddeleri oluşturularak bakım, onarım, restorasyon ve
değerlendirilmesi amacıyla, ziyaretçilere açık olmak üzere tüzel kişilere 5225
ve 5228 sayılı kanunlar kapsamında kullandırabilecek.”
Arkeologlar, bu kararın uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu belirtti.
Aynı zamanda ilke kararı alan Koruma Yüksek Kurulu’nda arkeolog olmamasını
eleştiren arkeologlar, kararın uygulamada arkeolojik sitlerin yağmalanmasına
zemin hazırlayacağını savundu.
Karara tepki
Arkeolog Prof. Numan Tuna, “Birleşmiş Milletler Eğitim,
Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO), Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (İCOMOS)
kararları ve uluslararası sözleşmeler sitlerin tüzel kişilere açılamayacağını
net bir şekilde ortaya koyuyor. İlke kararları bunlara ters düşemez. Bu karardan
geri adım atılması gerekir” dedi. Türkiye Arkeolojik Yerleşimleri Proje
Koordinatörü Arkeolog Oğuz Tanındı da kararı, ören yerlerini tüzel kişilere
pazarlamak olarak değerlendirdi. Tanındı, “Tarihi eserleri, yalnızca bir rant
alanı olarak gören tüzel kişilere payda sağlayacak bu ilke kararı, durumu daha
da karıştıracaktır” diye konuştu.