Kesinleşen yargı kararlarına karşın verilen yeni
izinlerle işletmede tutulan Bergama Ovacık Altın Madeni
çalışanları 2. Siyanürlü Atık Havuzu ÇED toplantısına
katılan çevrecilere saldırdı. Bergama Ovacık Düğün Salonu’nda
düzenlenen ÇED toplantısına İzmir, Kaz Dağları ve Kozak Yaylası’ndan katılan
yaklaşık 300 çevreci, toplantının ilk anlarından itibaren Koza Altın Madeni
çalışanları tarafından tehdit edilmeye başladı. Koza Altın Madeni Halkla
İlişkiler Müdürü Hayri Öğüt tarafından yönlendirilen işçiler,
toplantının sağlıklı yürümesini engelleyerek, çevrecilerin konuşmalarına izin
vermedi.
Toplantıda söz alan her bir çevreci, Koza Altın Madeni çalışanları tarafından
ıslıklarla ve küfürlerle engellendi. Çevreciler, duruma jandarmanın müdahale
etmesini istedi. Çevrecilerle Koza Altın Madeni çalışanlarının arasına barikat
kuran jandarma olayların büyümesini engellese de bazı çevreciler
tartaklandı.
Halkı hedef gösterdi
Koza Altın Madeni Halklar İlişkiler Müdürü Hayri Öğüt’ün
konuşmasında, “Madenin kapatılmasıyla ilgili tek bir kapatılma kararı yok. Bunu
göstersinler madeni kilitlerim” dedi. Öğüt, teknik konulara değinmezken, madene
karşı çıkan çevrecilerin Abdullah Öcalan ile aynı çizgide buluştuğunu söyleyerek
ortamı daha da gerdi. Ögüt, sık sık toplantıya katılan çevrecileri kitlesine
hedef gösterdi.
Bunun üzerine söz alan EGEÇEP Yönetim Kurulu Üyesi Arif Ali
Cangı, ÇED Halkın Katılım Toplantısı için Bergama Ovacık’a geldiklerini
ancak, toplantının amacına ulaşamadığını söyledi. Cangı, “Bu halkın katılımı
değil, tamamen şirketin propaganda toplantısına dönüştü. Bildik yöntemi
yıllardır uyguluyorlar. Maden sahası önünde üzerimize saldıran, araçlarımızı
taşlayan Koza çalışanları benzer bir girişimi sahnelemek istediler” dedi. Sık
sık sözleri yuhalanan Cangı, toplantının sağlıklı yürütülmediğini belirterek,
yerine geçti.
Yaşam hakkı bir yevmiyeye satılıyor
Ardından söz alan Kimya Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı
Ertuğrul Barka, emperyalizmin halkları yoksullaştırdığını ve
bir yevmiyeye mahkum ettiğini söyleyerek “Bunun en net tablosunu Bergama’da
yaşadık. Yöre halkı, doğanın katledildiğini bilerek bir yevmiyeye mahkum edildi.
Gelecek kuşakların yaşam hakkını bir yevmiyeye satıyorlar. Buna karşı çıkan
bizlerin üzerine saldırıyorlar” diye konuştu.
Barka, ÇED Halkın Katılım Toplantısı için geldiklerini ancak toplantının
ekseninden saptığını söyleyerek, “Biz bu gelişmeleri kabul etmiyor ve toplantıyı
terk ediyoruz. Bunun tutanaklara geçmesini istiyoruz. Aynı zamanda bu
toplantının yasal olmadığını düşündüğümüz için Savcılığa suç duyurusunda
bulunacağımızı da buradan açıklıyoruz” şeklinde konuştu. Bunun üzerine toplantı
salonundan ayrılmak isteyen çevrecilere, maden şirketinde çalışan işçiler,
çeşitli şekilde sataşarak provokasyon yaratmak istediler. Robokop ekiplerinin
çevrecileri araçlarına kadar götürmesi sonucu daha büyük olayların önüne
geçildi.