Marmara’daki Prens Adaları’nın incisi
Sedef Adası’nı inşaat telaşı sardı. Topu topu 329 dönümlük
adanın 30 dönümünde imar değişikliği önerisinin önümüzdeki günlerde
İstanbul 5 Nolu Koruma Kurulu’nda karara bağlanacağı söylentisi
Adalar’ı hareketlendirdi. İmar değişikliği sonrası Sedef Adası’nın
‘villalarla dolacağı’ iddia ediliyor.
Radikal, önceki gün imar değişikliğinin içeriği ve takvimiyle ilgili bilgi
almak için aradığı 5. Nolu Koruma Kurulu’na ulaşamadı. Ama Adalar Belediye
Başkanı Coşkun Özden bir başvurunun olduğunu doğruladı.
Özden’in verdiği bilgiye göre 30 dönümlük arsanın sahibi 1.5 yıl önce izin için
belediyeye geldi. Belediye de müracaatı Koruma Kurulu’na havale etti. Bundan
sonra kararın Kurul’a ait olduğunu vurgulayan Başkan Özden’in içi rahat:
“Projeyi görmedim ama sürecin yasal mevzuata uygun işleyeceğinden şüphem yok.
Öyle imara açmak gibi bir şey değil. Vatandaş ‘mevcut planlar dahilinde’
Anayasal hakkını kullanıyor. Kurul da değerlendiriyor.” Özden, yapı kurulmak
istenen alan ‘yeşil alan’sa, zaten izin verilmesinin mümkün olmadığını
vurguladı.
Sedef Adalılar Derneği üyelerininse içi o kadar rahat değil.
Derneğin adını vermek istemeyen bir üyesi, imar değişikliğinin çıkmasının sadece
Sedef değil, diğer Prens Adaları için de emsal olacağını iddia etti:
“Burada inşaat yapılabilmesi için, araziye ‘otel’ izni veren 1956 tarihli
imar planında değişiklik gerekiyor. Adanın otel açısından rantabilitesi
olmadığından, bu izni 36 adet eve çevirmeye çalışıyorlar. Ayrıca, 10 dönümlük,
1950’den bugüne ormana dönüşmüş bir arazide de inşaat isteniyor. Buranın altında
Bizans manastırı var. Şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Planlama
Müdürlüğü adalar için 1/500 planlarını hazırlıyor. Sedef’te bir imar planı
değişikliği çok önemli bir emsal oluşturacak. Bu, adayı mahvedecek bir proje
çünkü mevcut 110 evden sadece 80’i yazın dolar ve dolduğunda üç taraftan
kanalizasyonlar taşar. Lodosa baktığı için adaların güneyinde hiçbir zaman
yapılaşma olmaz. Söz konusu villalar ise lodosa bakacak, yazın hepsi klima
taktıracak, elektrik altyapısı bunu kaldıramayacak. Arazi, Marmara’daki büyük
fay hattına da en yakın yerde.”
Koruma Kurulu’na havale ettikleri konuyla ilgili henüz önlerine gelen hiçbir
şey olmadığını vurgulayan Adalar Belediye Başkanı Özden ise, dernek üyesinin bu
iddialarıyla ilgili olarak “Adalarda suyumuz da dört dörtlük, doğalgaz da geldi,
öyle bir sıkıntı yok. Zaten inşaat da yok denecek kadar az. Bizim senede
verdiğimiz inşaat izni beş adada toplam 10’u geçmez” yanıtını verdi.
Bizans’ın sürgün yeriydi
Bizans döneminde ‘sürgün yeri’ olarak kullanılan Sedef Adası, 1850’de
Sultan Abdülmecid tarafından damadı Fethi Ahmet
Paşa’ya hediye edildi. Ada 1950’lerin sonuna kadar Reyan
Şehsuvaroğlu ve Şehsuvar Menemencioğlu kardeşlere
aitti. İki kardeş 1. Dünya Savaşı’nda neredeyse bütün ağaçları kesilip odun
yapılan adayı 40 bin zeytinle ağaçlandırdı. Ardından üzerine kooperatif kurup
imara açtı. Yıllarca İstanbul’un en sessiz sakin, içine kapalı sayfiyesi olan
ada, 1.5 yıl önce Şehsuvaroğulları’nın mirasçıları Esra Bereket
ve Mehmet Birgen’in Aşçıoğlu inşaatla adada
lüks villalar yaptırmak istediği haberiyle yeniden gündeme geldi. Bereket’in
avukatı Fuat Tokdemir villa planlarını doğrulayarak, bunun
müvekkilinin anayasal hakkı olduğunu söylemiş, Aşçıoğlu İnşaat’ın başkanı
Yaşar Aşçıoğlu ise Anıtlar Kurulu’nun onaylaması halinde planı
‘memnuniyetle’ uygulayacaklarını belirtmişti.