|
22.05.2012 - Salı
23.05.2012 - Çarşamba
|
|
|
|
|
Türkiye’nin Ülke ve Bölge Planları için Özel Ekip |
Haber: yapi.com.tr Haber Etiketleri: kurum, kent, kentsel dönüşüm |
30.01.2012 |

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir
Topbaş, Bugün Gazetesi’nden Perihan
Çakıroğlu’na verdiği röportajda Türkiye ve İstanbul için düşünülen
projeleri açıkladı. Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’nin ülke ve bölge planlarının
yapılması için özel bir ekibi görevlendirdiğini belirten Topbaş, çalışmanın
Türkiye’ye çağ atlatacağını söyledi. Çalışmayla hangi şehrin nasıl
planlanacağını, hangi sanayi dalının nerede olacağını ve şehirlerin hangi
özellileriyle öne çıkacağının belirleneceğini ifade eden Başkan Kadir Topbaş,
“Türkiye’nin bugüne kadar gelişme planları yapılmadı. Ülke planlarında şehirler
için gerekli fonksiyonları koyarsanız, ne yapılması gerektiği de daha iyi ortaya
çıkar. Başbakanımızın talimatıyla başlatılan çalışmayla yüzde 5’lerde olan ülke
planlama çalışması şu anda yüzde 65’lere yükseldi. Bizim elimizdeki verilerin de
dikkate alındığı çalışmayla ülkemizin şehirlerinin ve bölgelerinin hangi
özellikleriyle ön plana çıkarılacağı, hangi şehirde hangi sanayi dalının olacağı
belirlenmiş olacak. Bu verimliliği arttıracak” diye konuştu.
İstanbul şantiyeye dönecek
İstanbul’un başlatılan kentsel dönüşüm çalışmalarıyla şantiye alanına
döneceğini de açıklayan Kadir Topbaş, olası bir afette İstanbul’un ekonomik
kaybının 100 milyar doları bulabileceğinin hesaplandığına dikkat çekerek,
“Dönüşüm çalışmasıyla 15-20 milyar dolarlık bir yatırımla büyük deprem
zararlarının önünü kesebiliriz. Kentsel Dönüşüm Kanunu yakında TBMM’den çıkar.
Kanunun çıkmasıyla dönüşümdeki adımları daha hızlı atabileceğiz” diye
konuştu.
Röportajın ikinci bölümü
Başkan, Paris, Londra, Roma ve New York gibi şehirlerde insanlar
o kenti her yönüyle yaşıyor. Meydanlarda, caddelerdeki kafelerde birlikte
oturup, birlikte alışveriş yapıyorlar. Bizler, neden İstanbul'u böyle
yaşayamıyoruz?
Mesela, gidin Sultanbeyli'nin caddesini görün. Orada, trafiği yerin altına
alıp bir meydan yaptık, insanlar istediği gibi yaşıyorlar. İnsan, kendi
bildikleriyle sınırlıdır. Bakırköy'ün, Bağcılar'ın merkezine gidin. Esenler'in,
Esenyurt'un merkezine gidin. Gaziosmanpaşa'nın merkezindeki dükkan değerleri
İstiklal Caddesi fiyatlarına ulaşmış. Bu şehir 14 milyonluk bir yer. Paris'te 14
milyonluk bir profil yok ki. Paris'in arka sokaklarına, arka çeperlerine doğru
gidin, oralarda da Afrika'dan gelen insanlar var. Bana Champs - Elysees'nin
(Şanzelize) dışında başka yer söyler misiniz?
Herkes kendi kültürüne göre yaşar
Kadir Bey, İstanbul'un merkezi zayıf. Yıllardır Taksim
Meydanı'nın düzenleneceği söyleniyor, hala görünen bir hareket
yok?
Taksim Meydanı'nda trafiği yeraltına alıp yeni düzenlemeler yapmak için
hazırlanıyoruz. Ancak, her milletin geçmişinden ve yaşam biçiminden gelen bir
kültürü var. Kent kullanım tarzları var. Geriye gidip şehirlerdeki Osmanlı
tarzına baktığınız zaman kullanım mahalle kavramından öteye geçmez. Onlar da
Fransız milleti. Başka bir millet. Oradaki yaşam tarzları kendi geleneklerine
göre ortaya çıkabiliyor. Bizim de ta yüzyıllar öncesinden gelen bir kültürümüz
var.
Merkezden bakarsak, İstanbul'a kaç meydan
lazım?
Tüm insanların bir araya gelmesi için 300 - 500 binli yerlerden bahsediyorsak
mesela Beyoğlu'nun 300 bine yakın nüfusu var. Beyoğlu'nun merkezleri İstiklal
Caddesi, Tünel, Kasımpaşa, Kulaksız ve Dolapdere. Kendilerine göre merkezleri
var. Koskoca top sahaları gibi yerler yapalım, herkes buralara gelsin
diyemezsiniz. Böyle bir şey olmaz. Taksim Meydanı, hepsinin meydanı.
Her ilçe ayrı bir şehir
Geçenlerde ünlü bir giyim markasının patronu "İstanbul'da cadde
ve meydanlar yok. Onun için AVM'lere mecbur kalıyoruz" dedi. Buna ne
diyorsunuz?
İstanbul'da lüks mağazaların yer alacağı lokasyonlar bellidir. İşte İstiklal
Caddesi, Nişantaşı veya Bağdat Caddesi gibi yerleri sayabilirsiniz. Müşteri
profilinde o satılan giysilere verecek paraları olanlar oralarda yaşıyor. Biz de
Saray muhallebicisini mesela her yerde açmıyoruz. Her iş kolu kendisine göre
alan seçiyor. Bir şeyi ayırt etmek, İstanbul'u bir şehir gibi görmemek lazım.
Bir ülke gibi burası. Düşünün İstanbul, Avrupa'nın tam 23 ülkesinden daha
büyük. Onlarca şehir var burada. Her bir ilçeye bir şehir olarak bakmak
gerekiyor.
AVM'ler meydan görevi yapıyor
Her gün her yerde AVM'ler açılıyor. Bundan şikayetçi
misiniz?
İstanbul'da toplam AVM sayısı 106'ya ulaştı. Şehirlerin buluşma, vakit
geçirme ve eğlence alanları meydanlardır ama İstanbul, planlı bir gelişme
gösteremediği için insanlar bunu AVM'lerde yapıyor. Yani, İstanbul'daki AVM'ler
şehir meydanlarının görevlerini, fonksiyonunu işliyor. 14 milyonluk bir şehirde
bu kadar insanı nasıl bir arada bir meydanda barındırabileceksiniz. Bugün
bizim Bayrampaşa diye bildiğimiz yer eskiden İstanbul'un bir köyüydü. 2004
Temmuz veya Ağustos'ta çıkan bir yasa ile bütün böyle yerler birdenbire bize
bağlandı. Oysa Sultanbeyli, Çatalca ve Silivri bağlı değildi. Bunların
hepsi de kent merkezlerine ulaşımı ve kent standartlarını istiyor. Bu
taleplere yetişmek sanıldığı kadar kolay değil.
Hocam Tabanlıoğlu'nun projesine çok şaşırmıştık
Koskoca bir şehri plansızlıktan planlıya dönüştürmek çok mu zor
diyorsunuz?
Büyük mimar rahmetli Hayati Tabanlıoğlu benim hocamdı. 1972'lerde birkaç
arkadaşla kendisini ziyarete gittik. Atatürk Hava Limanı'nın projesi, onun
bürosunda yaptırılıyordu. Projeyi anlatırken, "Yılda 3 milyon araç
kapasiteli havalimanı ve dünyanın en büyük hangarlarına sahip" demişti. Biz de
şaşırmıştık. Çok da tenkit almıştı o sıralarda. O dünyanın en büyük kapıları
dediğimiz kapılardan şimdi uçak giremiyor. O zamanlar İstanbul'un nüfusu 2.5
milyondu. Şu anda 3 milyon yolcu 30 milyona çıkmış yine yetmiyor. 100 milyon
kapasiteli bir havaalanı, Karadeniz sahilinde planlanıyor. Hatta, ilave
pistlerle 100 değil, belki 150 milyona çıkacak. Bunları öngörmeniz
gerekiyor.
2028'e kadar İstanbul için her şey kontrol altında
Başkan, İstanbul'un bütçesi çok mu açık veriyor? Çünkü, belediye
batıyor gibi sözleri çok duyuyorum, ne dersiniz?
Durumumuz gayet iyi. Kredi alma gücümüz çok yukarıda. Batma filan yok. Tam
tersine yatırım bütçemiz 7.5 milyar liradır. Geçen yıla göre yüzde 15- 18
oranında artış var. Bugüne kadar ulaşıma 22 milyar liralık yatırım yaptık.
2028'e kadar her şey kontrol altında. Belki birileri bu söylediklerime
sevinemeyecek. Enerjimiz ve suyumuz var. İstanbul modeli diye bir model
oluşturduk. Brooking Enstitüsü, gelişmekte olan 10 şehir içinde İstanbul'u
birinci gösterdi.
Kaybolan eski markalara çok üzülüyorum
İstanbul'da 100 yılı aşkındır var olan kaç firma
var?
Bizim Kültür AŞ, geçmişte böyle bir çalışma yaptı sanırım. Üzüntümüz de şu.
Bunlar kentin değerleridir. Beyoğlu'nun değerleri, Markiz'dir, Saray'dır,
Lebon'dur, İnci'dir. Sırf gıda değil, giyim mağazaları da vardı. Gönül isterdi
ki dondurulsun, aynı şekilde devam etsin. 1996'da ben Koruma Kurulu'nda
çalışırken böyle bir öneri yapmıştım. İstiklal Caddesi üzerindeki bütün
mağazalar tescillensin ve böyle devam etsin. O zaman kabul görmedi.
İstiklal Caddesi'nde bankalar üst katlara çıkmalı
Beyoğlu'nun İstiklal Caddesi'nin yeniden düzenlenmesi gerektiği
gün gibi ortada. Bir kimliksizlik, bir kargaşa var. Neler
öneriyorsunuz?
Bizim çocukluğumuzda İstanbul'un tek eğlence merkezi Beyoğlu idi. Dönem dönem
bazı furyalar oluştu. Bir dönem caddeye hep biracılar geldi, bir dönem
lahmacuncular doldurdu. O caddenin kabul edeceği boyutta mağazalar açılmadı.
Mesela, bankalar batılı ülkelerde mağaza katında değiller. Üst katta çalışırlar.
Alt katlar, neden banka olsun ki? Vitrine ihtiyacı yok. Bankalar alt katlarda
olmamalı, üst katlara çıkmalılar.
Beyoğlu'nun, eskisi gibi şıklık ve kibarlık merkezi olması mümkün
mü?
Eski Beyoğlu'nu çok özlüyorum. İstiklal Caddesi'nin ara sokakları
gayrimüslimlerin yaşadığı yerlerdi. Akşamüstü giyinip çıkarlardı, kılık
kıyafetleri çok düzgün ve güzeldi. Hatırlarım, fötrlü, şapkalı hanımlar hep
birbirlerine selam vererek geçerlerdi. Tünel'e kadar yürüyüp çıkmak, sinemada
bir matineye veya suareye, tiyatroya gitmek çok önemliydi. Saray'da veya
başka bir yerde bir salep içmek. Markiz'de frambuazlı pasta, İnci'de bir
profiterol yemek, bunlar hep bir kültür gibi caddenin değerleriydi. O eski
Beyoğlu yok şimdi. O zamanlar, İstanbul'un nüfusu, 1 veya 1.5 milyondu. Şimdi
İstanbul'un 14 milyonluk bir nüfusu var. Beyoğlu çok yoğunlaşmış, caddeye karşı
da saygı bitmiş insanlarda.
Çekmeköy- Üsküdar metrosu 38 ayda tamamlanacak
Başkan, bazı yeni ortaya çıkan semtlerde büyük sorunlar var.
Mesela, Başakşehir'e 25 bin konut yapıldı. Ulaşım dahil bütün eksikleri kısa
zamanda tamamlanmıştı. Şimdilerde Çekmeköy gibi başka yerleşim bölgeleri devreye
giriyor. Ulaşım dahil sorunları neden çözülemiyor?
Başakşehir'in şartlarıyla Çekmeköy farklı. Çekmeköy'de 'Orman alanları
mevzuatı"na tabi bir yer ve yeni ilçe oldu. Çekmeköy'e metro hattı yapıyoruz ve
38 ayda tamamlayacağız. Dünyanın en hızlısı olacak. Üsküdar - Çekmeköy arası 22
kilometrelik bir hat ve Marmaray'dan önce bitecek.
|

Bu Yazı ile İlgili Haberler
Boğaz'a Mini Metro
|
|
|
Lütfen bekleyiniz...
|
|
|
|