ARAMA   
    |
   Haberler
   Ajanda
Mimarlık ve Yapı Terimleri Sözlüğü Mimarlık ve Yapı
Sözlüğü / 3 Dilde
 
  Ajanda : Son 2 Gün

22.05.2012 - Salı
"Adana'da Sanayi Yapıları" Konulu Fotoğraf Yarışması
20 Mimarlık Ofisi, 20 Yapı Profesyoneli ile İzmir'de Buluşuyor
 
23.05.2012 - Çarşamba
''Hayal Etmekten Korkma''
Transfer Fiyatlandırması
Koleksiyon / İzmirSMD, M artı D Mimarlık Ofisini Ağırlıyor
 

 
HABERLER
Ana Sayfa > Haberler > Haber Detayı Arkadaşına Gönder Yazdır    Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
yapi.com.tr Okuyucularından Siluet Yorumu
Haber: yapi.com.tr
Haber Etiketleri: kent
16.02.2012


yapi.com.tr’nin 16 Ocak – 06 Şubat 2012 tarihleri arasında oylamaya açtığı "Sizce tarihi silueti bozduğu iddia edilen binaların şehircilik ve mimarlık bağlamında nasıl bir uygulamaya tâbi tutulması gerekiyor?" anketine 250 kişi katıldı. Ankete katılan okuyucuların yüzde 63’ü "Söz konusu binaların silueti bozmaması ve kendinden sonraki uygulamalara emsal oluşturmaması için yıkılması gerekiyor" yönünde oy kullanırken yüzde 29’u "Yapıların, Park Otel gibi tıraşlanması gerekiyor" yönünde oy kullandı. Ankete katılan okuyucuların yüzde 8’i ise söz konusu yapıların, Tarihi Yarımada’nın ya da siluetin içinde yer almadığı dolayısıyla yıkılmaması gerektiği yönünde oy kullandı.

Ankete katılan ve anket kapsamında görüş bildiren okuyucuların büyük çoğunluğu binaların hızla yıkılması gerektiğini belirtirken, konunun " müsamaha kaldırmayacağını" ve "tıraşlamanın bir çözüm olamayacağını" belirtti. Aynı yönde yorum yapan anket katılımcılarının bir kısmı da belediyelerin "şehir tahrip edilircesine inşaat izin veriliyor" olmasından yakındı.

Öte yandan bazı okuyucular, "silueti bozan durumdan tıraşlanarak çıkabiliyorlarsa" bu alternatifin de bir yöntem olarak değerlendirilebileceği yönünde yorumda bulundular.

Ankete yorum yapan okuyucular arasında konunun "istihdam" odağında ele alınması gerektiğini vurgulayan ve "açı değiştiğinde arka plana her durumda, silueti bozan binaların gireceğini" belirten okuyucular da oldu.



Ankete gelen dikkat çekici yorumlardan bazıları:

  • Mimari proje yapılıyor, kırk yerde onaylanıyor, üstelik şimdi 3D modelleme istemek çok moda, bunların üstüne bina yapıldıktan sonra mı fark ediliyor silueti bozduğu? Nasıl bir akıl bu? Onay imzalarını atanlar mimar değil mi? Gözlerini bir kapatıp 'bu bina orada nasıl dururdu bir düşüneyim' dememişler mi?
  • Mimarlık; dış mekandan iç mekana doğru geliştirilir. Önce çevre ve doğa ile uyumu nedir ona bakılır. Yani; yanında yöresinde ne tip binalar ve mekanlar vardır, onlara bakılır ve onlarla bir uyum içinde olması sağlanır. Özellikle Tarihi Yarımada’daki binalar ile uyumsuzsa derhal yıkılmalı, yoksa geçmişimizi yok edersiniz ve kimliksiz kalırsınız! O zaman da bir hiçsinizdir.
  • Tarihi dokunun silüetini kötü etkileyecek yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemelidir. Tarihi dokuyla ölçek, yükseklik, dokuya uygunluk vb. kriterlere uymayan yapılar, proje aşamasında belirlenerek gerekli izinler verilmemeli ve eğer yapılacaksa da ticari kaygılar ön plana çıkmamalıdır. Neticede tarihi miras; evrensel bir olgudur ve bütün insanlığa mal edilmiştir.
  • Bir yerleşim bölgesinde tarihi yapıların oluşturduğu siluet görüntüsünün sürekli olarak korunması için o yapıların tarihsel açıdan korunmaya değer anlamlar ifade etmeleri gereklidir. Bu tür yerleşim yerlerinin İstanbul'un tarihi yarım adası gibi koruma altına alınması zorunludur. Ama bu durum aynı yerleşim bölgesinin çevresinde günümüzün mimari anlayışına uygun siluet görüntüsüne sahip çağdaş yapılar yapılmayacağı anlamına gelmez. Bu durumun tersi çağdaş teknolojik gelişmeler ile yenilikleri tanımamak ve bu gelişmelerin insanlık açısından önemini görmemek anlamına gelir. Tarihte her dönem kendi teknolojik gerçeklikleri ile bilinir. Dolayısıyla her dönemin yapılaşması kendi teknolojik gerçeklikleri ile o dönemin bilim ve sanat anlayışını da yansıtmak zorundadır. Bu gerçekliğin aksini düşünmek içinde bulunduğumuz dönem uygarlığının evrimleşmesine karşı çıkmak anlamı taşır. Bu da geri kalmışlığa yeşil ışık yakmaktır. İçinde bulunduğumuz dönem Modernleşme olarak bilinen dönemin sonrasını ifade eden Post-Modern dönemdir. Ancak ülkemizdeki mevcut mimari anlayışın henüz Modern sonrasının bilim ve sanat anlayışını yansıttığını söylemek hiç ama hiç mümkün değil. Ben şahsen bundan dolayı çok ama çok üzüntülüyüm.
    Yapıların tepelerine külah koysunlar siluete uydursunlar (elalemin gökdelen tipolojisini taklit etmek zorunda değiliz). İstanbul tipi gökdelen tasarımlarımızla bu sorun çözülmeli. Açı değiştiğinde arka plana her durumda silueti bozan binalar girecektir. Tabi bu siluet bozulmasını fark etmek istemeyen rüşvet severleri de meslekten ihraç etmek gerekiyor. Şehir ölçeğinde tüm yapılar yarışma ile yapılmalı hattı zatınızda…
  • Bence tüm yüksek yapılar bu kapsama girmeli. Ya hepsine izin vereceksiniz ya da hepsini yasaklayacaksınız çünkü İstanbul'un her yeri tarihi dokudur.



Favori ve Paylaşım

Yeni Yorum Yap

Adı Soyadı
E-Posta




Haberler: ARŞİV
  Şubat, 2012  
<< <   16.02.2012 > >>
hft
Pzt
Sal
Çar
Per
Cm
Cmt
Pzr
5
6
7
8
9


 
Yapı-Endüstri Merkezi tarafından hazırlanan siteler için tıklayın
Künye  |  Reklam Bilgileri  |  İletişim