“Bu Raporlarla Ölen İşçiden Tazminat Bile İsterler...”



Hürriyet'ten Eyüp Serbest'in haberine göre, Torun Center inşaatındaki asansör faciasının ardından tutuklanan 4 kişinin serbest bırakılmasıyla ilgili basın toplantısını düzenleyen Zafer Güzey şunları söyledi:

Torunlar'ın avukatı çok iyi anlatmış

“Torunlar faciası yaşandığında alandaydık. Savcılık da oradaydı. Hepimiz gibi orada olan bir kişi daha vardı. Torunlar’ın avukatı. Herkese, Torunlar’ın inşaat yapma yetkisine sahip bir firma olmadığını, yatırım ortaklığı olduğunu, Torunlar’ın bu işi başkalarına yaptırdığını ve sorumluluğun başkalarında olduğunu daha ilk günden söylediler. Herhalde çok iyi anlatılmış ki savcı da mütalaasını verirken Torunlar’ın bu konuda bir sorumluluğu olmadığını kabul etti.

Siyaseten içeride tutuldular

Torunlar’da 4 kişi neden içerideydi? Neden diğer insanlar yargılanmadı bunu bilmemiz gerekiyor. Başlangıç noktamız bu olmalıdır. Bakın Torunlar’ı biz yargılamıyor değiliz. Torunlar’da yaşanan iş cinayetini yargılıyoruz mesajını verirken, sorumlulukları olsun olmasın insanları içeride 162 gün tutuyorsunuz, sonra serbest bırakıyorsunuz. Hangi teknik veriye dayanarak serbest bıraktınız siz bunları?

İşçiden tazminat bile isterler

Bilirkişi için 11 kişilik heyet oluşturuyorsunuz. Bilirkişilerden 5 tanesi üniversiteden, diğerleri meslek odalarından. Sizin bilirkişi heyetiniz diyor ki, Torunlar suçludur bu konuda. Siz bunun üzerine Torunlar hakkında bir mütalaa hazırlamadığınızda zaten kamu vicdanı açısından sorun yaratıyorsunuz. Sonradan alacağınız yetersiz, yetkin olmayan bilirkişi raporlarıyla bunu süslerseniz, bu dava işçi aileleri açısından baştan kaybedilmiş bir dava özelliği kazanmış olur. O işçinin tazminat ödemesine bile sebep olabilir. Benim projemin adını kirlettin diye dava bile açabilirler. Bu kadar aymaz bir sistemin içindeyiz biz.

Bilirkişi raporlarını irdeleyeceğiz

“TMMOB olarak üzerinde çalıştığımız bir konu var. Biliyoruz ki, bilirkişi raporları her zaman gerçeği yansıtmakta başarılı olamayabiliyor. Biz bundan sonra bilirkişi raporlarında kararsızlık varsa, tarafsız olarak bu mesleğin kurallarını bilen, yasal mevzuatta nasıl olmasını bilen bir meslek kuruluşu olarak çatımızı oluşturup yanlış taraflarını ortaya çıkartacağız. Temizlik işçisi kadın camdan düştükten sonra bilirkişi raporu şuydu: ‘Temizlik işçisi suçludur. Cama çıktığında aşağı düşeceğini biliyordu.’ Ona dışarıdan o camı temizlemesi gerektiğini söyleyen kişiyi değil de işçiyi suçlu bulan bir bilirkişi raporuyla karşı karşıya kaldık.

Bu da gösteriyor ki, yarın öbür gün şunları da yaşayacağız. Madene giriyorsanız madenin çökme ihtimalini de biliyorsunuz. İnşaat sahasına giriyorsanız başınıza bir moloz düşmesi ihtimalini de biliyorsunuz. Bu şu demektir. Ölmeyi biliyorsunuz. Türkiye’nin fıtratında bu vardır. Bilirkişi raporu bile böyle geliyorsa artık bunun sessiz kalınacak bir konu olmadığı aşikardır. Hükümet de yasayı çıkartırken işçiyi göz önüne almamıştır. Yargı da yargılarken bağımsız olarak sorumluları yargılama gücünden uzaktır. Kamuyu tatmin etmemektedir. Bilirkişi raporları da artık bu çerçevede gerçekten uzak, bilimsellikten uzak, yandaş bir rapor oluşturabiliyorsa, bizim de yer alacağımız konu bu raporları tartışmak, bilimselliğini ortaya koymaktır.”