Ege’nin Tarım Arazileri Jeotermal İşgali Altında



Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın video konferans ile açılışına katıldığı 4 enerji santrali daha 16 Ocak’ta Manisa’da işletmeye alındı.Manisa'nın Soma, Salihli ve Alaşehir ilçelerinde kurulan 4 enerji santralinde 1670 kişinin istihdam edileceği kaydedilirken, santrallerin Türkiye'nin enerji kurulu gücüne yaklaşık 600 megavat katkıda bulunacağı belirtildi.

BirGün’den Namık Alkan’ın haberine göre; Ziraat Mühendisleri Odası Manisa Şube Başkanı İbrahim Demran, bölgenin tarımsal SİT alanı ilan edilerek hiçbir şekilde jeotermal santrale izin verilmemesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’de toplam 63 olan kurulu Jeotermal Santrallerin en fazla olduğu il 33 santral ile Aydın. Aydın’ı 16 santral ile Manisa izliyor. Denizli’de 9, Çanakkale’de 3, İzmir ve Afyonkarahisar da ise 1’er jeotermal santralin varlığı dikkat çekiyor. Jeotermal santraller 2020 Ekim ayı itibariyle lisanslı elektrik santrallerinin kurulu gücünün yüzde 1,81’ini oluştururken, bu santrallerden elde edilen elektrik üretiminin toplam içindeki payı ise yüzde 3,36 olarak gerçekleşiyor.

Reklam Goruntulenme Bolumu

Ziraat Mühendisleri Odası Manisa Şube Başkanı İbrahim Demran, daha çok Alaşehir ve Salihli’nin yer altı su kaynaklarının kirlenmesiyle ilgili sorunların varlığına dikkat çekti. Özellikle bor oranında ciddi oranda artış olduğunu kaydeden Demran, “Bu sebeple bağlarda yer altı su kaynaklarının kullanılması sıkıntıya girdi. Bütün tarım ürünlerini etkiliyor. Her ürünün bor tolerans limiti farklı ama büyük çoğunluğu bu bordan zarar görüyor. Çünkü reenjeksiyon olması gerektiği gibi yapılmıyor. Mevcut kuyularda işletme sırasında çıkan arızalar su salınımına neden oluyor. Bunlar da yer altı su kaynaklarına zarar veriyor. İçme suyunda da arsenik oranıyla ilgili sorunlar var.” dedi.

Jeotermal alanlarının sadece Alaşehir ve Salihli’yle sınırlı olmadığını anlatan Demran, “Manisa’nın her yerinde arama izinleri var. Yakın gelecekte diğer alanlara da santral kurulabilir. Bu bölgelerin tamamı tarımsal alanlar. Tarım ürünlerinin ihracatının en yoğun yapıldığı yer Alaşehir. İnsanların bu konuda dikkatli olması lazım.” diye konuştu.

Bölgede jeotermallere hiçbir şekilde izin verilmemesini istediklerini belirten Demran, şunları söyledi: “Bu alan iklim özellikleri bakımından değerli bir alan. Bu bölge dünyanın nadide ekosistemlerinden birisi ve mutlaka korunmalı. Hiçbir şekilde riske atılmamalı. Sadece jeotermal değil, diğer potansiyel kirleticilere karşı da korunmasını tavsiye ediyoruz. Bu bölgenin toprakları, iklimi ve suyu mutlak koruma alanı ilan edilerek, tarımsal SİT alanı olmalı. Üzerinde tarımdan başka hiçbir faaliyete izin verilmemeli. Bu alanlar her türlü faaliyete kapatılmalı.”

Haberin tamamına linkten ulaşılabilir.