Fitch, Türkiye'nin Kredi Not Görünümünü 'Pozitif'ten 'Durağan'a Çevirdi



Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye'nin 'BB+' olan yerel ve yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notunu teyit ederken, not görünümün 'pozitif'ten 'durağan'a çevirdi. Kuruluştan yapılan açıklamada, Türkiye'nin kısa vadeli yabancı para cinsinden 'B' olan kredi notu ile 'BBB-' olan ülke tavanı notu teyit edildi. Kuruluş, not görünümünün revize edilmesinde, yüksek düzeydeki cari açığını azaltmaktaki güçlüklerle karşı karşıya bulunan Türkiye'nin makroekonomik istikrarında kısa vadeli risklerde artış olması ile enflasyon hedefinin beklentilerin üzerinde olmasından kaynaklandığını vurguladı.
    
Fitch'in EMEA Bölge Sorumlusu Ed Parker, bununla birlikte Türkiye'nin kredi notlarının olumlu borç dinamikleri, sağlıklı potansiyel büyüme oranı ve güçlü bankacılık sektörüyle desteklendiğine işaret ederek, Türkiye'nin yumuşak bir iniş sağlaması ve kısa vadede makroekonomik riskleri azaltması halinde kredi dinamiklerinin yukarı yönlü gerçekleşebileceğini ifade etti.

Türkiye'nin, düşük tasarruf oranlarına sahip olması ve önemli dengesizliklere çözüm üretmeksizin güçlü büyümeyi sağlayamayabileceği için makroekonomik performanısının çok dalgalı olduğuna işaret eden kuruluş, Türkiye'nin ekonomisinin banka kredilerinde yıllık bazda yüzde 36'lık artışın, gayri safi yurtiçi hasılada çift haneli büyümeyi desteklemesi ve artan enflasyon ve cari açıktaki yükselişle birlikte ekonominin 'aşırı ısındığına' dikkat çekti.
    
Geçen aylarda ekonomik faaliyetlerde ve kredi artışında yavaşlama olduğunu belirten kuruluş, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 7,5 ve gelecek yıl yüzde 2,2 büyüyeceğini tahmin etti. Fitch, 2013 yılında ise ekonominin yüzde 4,5 büyüyeceğini, enflasyonun düşeceğini ve cari açığın azalacağını öngördü.

Büyük dış finansman ihtiyacının ülkeyi küresel görünümdeki kötüleşmede kırılgan hale getirdiğini ve makroekonomik düzenlemelerde aşağı yönlü riskler bulunduğu ifade eden Fitch, Türkiye'nin geçen yıl yüzde 6,5 olan cari açığının bu yıl yüzde 9,8 seviyesine çıkacağını ve 2012 yılında ise yüzde 7,6 seviyesine gerileyeceği kaydedildi. Bu yıl şimdiye kadar cariye açığın finansmanında kısa vadeli ve portföy borç girişleri ile azalan yabancı varlıkların hakim olduğu, bunun da ülkeyi küresel finansal koşullardaki kötüleşme karşısında kırılgan hale getirdiği belirtildi.

Kuruluştan yapılan açıklamada, enflasyonun önemli oranda yüksek ve ''BB'' seviyesindeki diğer ülkelere göre daha dalgalı olduğu belirtilerek, 2011 yılı enflasyonunun TCMB'nin yüzde 5,5 olan hedefinin üzerinde yüzde 9,2 olacağı tahmin edildi. Türkiye'nin güçlü ve iyileşen kamu finansmanının kredi notu için anahtar destek olduğuna işaret eden Fitch, geçen yıl gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 3,3'ü seviyesindeki genel hükümet bütçe açığının bu yıl yüzde 1,3'e seviyesine gerilemesini beklediğini bildirdi. Geçen yıl GSYH'nin yüzde 42 seviyesindeki kamu borcunun bu yılın sonunda yüzde 40'a gerileyeceği, orta vadede azalmaya devam edeceği kaydedildi.
    
Düşük faiz maliyetleri ve vadesi gelmiş borçların uzatılmasının Türkiye'nin mali finansman ihtiyacını azalttığı, göreceli olarak yerel sermaye piyasalarını finansman esnekliği sağladığı vurgulandı. Kredi notlarının yeterli sermayeye sahip karlı bankacılık sektörünce desteklendiğini belirten Fitch, Türkiye'nin kişi başına düşen milli gelirinin 'BB' seviyesindeki ülke ortalamasının üzerinde olduğu, iş dünyasının ve idarenin güçlü olduğunu bildirdi.
    
Fitch, politik risklerin Türkiye'nin notu üzerinde baskı yarattığı uyarısında bulundu. Türkiye'nin 'yumuşak iniş' yapabilmesi, enflasyonun hedefler doğrultusunda gerçekleşmesi ve cari açığın daha sürdürülebilir seviyeye gelmesini ülkenin kredi notunda yükselmeye yol açabileceği vurgulandı. Ancak 'ödemeler dengesi krizi' gibi ciddi makroekonomik ya da finansal istikrarsızlıklar ve dış şoklar ya da iç politik hataların neden olacağı resesyon ya da enflasyonun düşürülmesinde başarısızlığın Türkiye'nin kredi notunda negatif harekete yol açacağı uyarısında bulunuldu.

Fitch Türkiye Genel Müdürü Ayşe Botan Berker: Çok düşünülerek alınmış bir karar

Fitch Türkiye Genel Müdürü Ayşe Botan Berker, Fitch'in Türkiye'nin kredi not görünümünü 'pozitif'ten 'durağan'a çevirmesiyle ilgili, ''Bu aldığımız kararın; dış piyasalarda uzun zamandır gözlemekte olduğumuz Avrupa'nın içinde bulunduğu zorluklar, oradan sağlanabilecek olan finansmanın sıkıntılı görünüyor olması, bizim cari açığımızın dış finansal ihtiyacı doğuruyor olması gibi nedenlerle, çok düşünülerek alınmış bir karar olduğunu söylemek istiyorum'' dedi. Burada bir not değişikliğinin söz konusu olmadığını belirten Berker, ''Notun artabilmesi için pozitif olmasına gerek yok. O bir şart değil. Halen artabilir. Yön belirtmemiş oluyoruz. Şu belirsizlik bizi de etkilediği için şimdi yön vermiyor oluyoruz'' değerlendirmesinde bulundu.



Standard & Poor's'dan Avro Bölgesi'ndeki resesyonun bölgedeki kredi notlarını tehdit ettiği uyarısı

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P) da, Avro Bölgesi'nin büyük bölümünün gelecek yıl beklendiği gibi resesyona girmesi halinde bölgedeki kredi notlarının baskı altında kalacağı uyarısında bulundu. S&P'nin küresel ülke notları birimi başkanı David Beers, İrlanda'nın başkenti Dublin'de yaptığı açıklamada, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Avro Bölgesi hükümetlerinin artan borç krizini nasıl çözecekleri konusunda bir tür uzlaşma sağlamasını beklediğini söyledi.

Avro Bölgesi para otoriteleri ve ulusal politika belirleyicileri arasında, ekonominin kötüye gitmesi karşısında ECB'nin daha agresif adımlarıyla önemli hükümet politika icraatlarını dengeleyen bir uzlaşma bulunmasının beklenebileceğini belirten Beers, ''Bu tür adımlar, yakın politika koordinasyonu ve Avro bölgesi ile AB seviyesinde politik taahhütlerin artırılmasını gerektiriyor'' dedi.
    
Borçlanma maliyetlerinin artmasından sonra Almanya'nın krizin üstesinden nasıl gelineceği konusundaki algısının değişebileceğini belirten Beers, Almanya'nın faizleri üzerinde yukarı yönlü baskıların bu ülkenin algısında değişikliği başlatabileceğini vurguladı.
    
Avro Bölgesi'nde ülke tahvillerinin faizlerinin yüksek kalması ve banka bilançolarının daralması halinde gelecek yıl Avro Bölgesi'nin büyük bölümünde resesyondan kaçınmanın zorlaşabileceği uyarısında bulunan Beers, devam eden güven krizinin ortaya çıkardığı finansal dinamiklerin Avro Bölgesi'nde artan sayıda ülkenin resesyon riskini yükselttiğini, bunun da potansiyel olarak Avro Bölgesi'ndeki ülkelerin kredi notları üzerinde aşağı yönlü baskıları artırabileceğine dikkat çekti. Beers, ''Üzülerek söylüyorum, bu riskin hızla düşürülmesi mümkün görünmüyor. Ne zaman Avro Bölgesi'nde geniş tabanlı toparlanma sağlansa, geçmiş deneyimler ekonomik büyümenin hızının beklenenin altında performans sergilediğini gösteriyor'' dedi.
    
Avro Bölgesi'nde kredi notlarının düşürülmesinin ülkelerin borçlanma maliyetlerini daha da artıracağı, bunun bölgenin borç krizinden çıkma çabalarını karmaşık hale getireceği belirtildi.