Sanal Müze’nin Yeni Konuğu Rembrandt



Bu yıl, Avrupa’nın en önemli ressamlarından biri olarak kabul edilen, Rembrandt Harmensz van Rijn’in 400. yaşını kutlamak amacıyla başta Hollanda olmak üzere, birçok ülkede çeşitli sergiler ve etkinlikler düzenleniyor. Eczacıbaşı Sanal Müzesi 2006, küratörlüğünü İdil Ergün’ün üstlendiği ‘Rembrandt: Işığın ve Gölgenin Ustası’ adlı 15 otoportre, çeşitli yağlıboya, desen ve gravürlerinin de yer aldığı, 60 imgeli bir retrospektif sergi ile gündeme taşıyor.

1606 yılında Leiden’da bir değirmencinin oğlu olarak dünyaya gelen ve 1669’da ölen Rembrandt, sergi metninde şu sözlerle anlatılıyor:

Rembrandt yaklaşık olarak 600 yağlıboya, 300 gravür ve 1,400 desen üretti. Bu yapıtlar içerisinde 60’tan fazla otoportre bulunmaktadır. Bu otoportreler, kendini betimlemekten öte, çeşitli yüz ifadeleri ve farklı sanatsal teknikleri keşfetme süreciydi. Aynı zamanda, bir yaşamın değişen kişisel tutumlarını yansıtan bir kayıt aracıydı. Özellikle erken dönem otoportre çalışmaları objektif bir tasvirleme olarak tanımlanamaz. Bu çalışmaları, İncil’den ve tarihten sahneler içeren yapıtlarında kullanmak üzere portre örnekleri olarak ve ‘chiaroscuro’ tekniğini geliştirmek için kullanmıştı.

17. yüzyıl Protestan Hollanda’da kilisenin yaptırımı ve dini içerikli yapıtlara fazla talep olmamasına rağmen, işlerinin üçte biri İncil’den alıntı konular üzerine kuruluydu. Rembrandt, barok akımını devam ettirerek, ışık ve gölgeyi abartılı bir uygulama ile kullanmaya devam etti.

İnce ve özenli fırça darbeleri gibi geleneksel tekniklerden uzaklaşarak, kalın ve özgür fırça darbeleriyle, ancak uzaktan algılanabilen bir kompozisyon üslubu yarattı. Bu teknik, bitmemiş bir resim etkisi verdi. Dolaysıyla form bire bir resmedilmiş değil, ‘ima edilmiş’ oluyordu.

‘Işığın ressamı’ olarak tanımlanan sanatçının sergisini ‘ www.sanalmuze.org ’ internet adresinde gezebilirsiniz.