İzinsiz Ağaç Bile Dikilemeyecek Ormanda Lokanta Yapılıyor



Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 2017 yılında yaptığı plan değişikliği ile Sultanbeyli Şalgamlı Devlet Ormanı'nda Aydos Kalesi'ni de içine alan yaklaşık 39.6 hektarlık alanda lokanta, büfe, kafeterya, soyunma kabinleri, tuvalet, gezi yolu, açık otopark gibi tesisler yapılmasının önünü açtı. Sözcü'de yer alan habere göre; Kamu Yararını Savunma Derneği, imar planının iptali için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na dava açtı. İstanbul 1. İdare Mahkemesi tarafından görülen davada bilirkişi raporu hazırlandı. Latince ismi “Crocus Olivieri” olan ve “İstanbul Çiğdemi-İstanbulensis” olarak bilinen çiçeğin dünyada yetiştiği tek yer olan Aydos Ormanı'nı imara açan plan ile ilgili hazırlanan bilirkişi raporunda dikkat çeken tespitler yapıldı. Raporda, dava konusu plan; şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve teknikleri ile kamu yararına uygun bulunmadı. Raporda planlama alanının 39,6 hektar büyüklükte orman alanını kapsadığı ve 1.derece doğal-arkeolojik sit olarak tanımlandığı kaydedildi.

Bilirkişi hesabı
Plan bölgesinde bulunan tek kültür varlığının Aydos Kalesi olduğu, kale ve çevresindeki bandın 1. derece arkeolojik sit özelliği taşıdığı ve bu alanın toplam büyüklüğünün 2.6 hektar olduğu aktarıldı. Bölgedeki yolların toplam uzunluğunun 2.2 hektarlık alan kapladığı belirtildi. Bu durumda toplam 4.8 hektar alan dışındaki bütün alanın fiilen orman alanı olduğu ifade edildi. Planlama alanı 39.6 hektar olduğuna göre 4.8 hektar dışındaki 34.8 hektarın nasıl bir amaçla plan bölgesi içine katıldığının anlaşılamadığına dikkat çekildi. Aydos Kalesi'nin tarihsel ve kültürel bir değer olarak restore edilmesinin, korunmasının İstanbul için kazanç olduğu ancak kalenin turizme kazandırma gerekçesiyle 39.6 hektar büyüklükteki bir alan için plan hazırlanmasının nedeninin anlaşılamadığı vurgulandı.

Kalenin içi sit, dışı orman
Kalenin turizme açılması ve kullanım için bazı tesislerin düşünülmesinin kamu yararına uygun olabileceği ancak bu tür tesislerin 1. derece arkeolojik sit alanı olması nedeniyle kale içinde yapılmasının mümkün olmadığı, kale dışının ise orman rejimine tabi olduğundan uygun olmadığı vurgulandı. Hazırlanan planın son derece yüzeysel ve belirsizliklerle dolu olduğu ifade edildi.

Reklam Goruntulenme Bolumu

Açık alan yok
Planın; günübirlik tesisler olarak sayılan “lokanta, büfe, kafeterya, soyunma kabinleri, wc, gezi yolu, otopark vb” inşaatı için yapıldığı belirtilerek “Ancak plan bölgesi hava fotoğraflarından incelendiğinde kale çevresinden dolaşan 7-8 metre genişlikteki yol ve kalenin kendisi dışında sayılan bu günübirlik tesislerin yapılabileceği bir açıklık bulunmuyor. 39.6 hektarlık alanın, kale hariç tümü orman” denildi.

İzinsiz ağaç bile dikilemez
İlgili yasal düzenlemelere göre alanda bitki varlığında herhangi bir değişiklik yapılamayacağı gibi orman alanı olmasına rağmen uygun görüş alınmadan ağaç bile dikilemeyeceği ifade edilerek “Koruma mevzuatı çerçevesinde hiçbir yapı yapılamayacak, ağaç bile dikilemeyecek neden plan yapıldığı sorusu bir kez daha cevapsız kalmaktadır” denildi. Amaç 1. derece arkeolojik sit alanı olan Aydos Kalesi'ne ulaşmaksa restorasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra mevcut yollarla bunun mümkün olduğunun altı çizildi.

"İstanbul çiğdemi solmasın"
Davayı açan Kamu Yararını Savunma Derneği tarafından yapılan değerlendirmede “Aydos Ormanı'nın orman olarak kalması için her türlü hukuki mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. İstanbulensis'in dünyada açtığı tek yer olan Aydos, orman olarak kalsın. İstanbulensis solmasın” denildi.

Orman müdürlüğü karşı çıktı
Raporda, Çevre Düzeni Planı'na göre orman alanlarından ilgili kurumdan “uygun” görüş alınarak rekreatif amaçla kullanıma izin verilebileceği ancak alandan sorumlu kurum olan Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü'nün orman alanı dışındaki bir fonksiyonu uygun bulmadığının altı çizildi. Buna ek olarak İBB Şehir Planlama Müdürlüğü'nün “teklif edilen planda yapılaşmanın belirlenmesi gerektiği” yönünde görüş bildirdiği hatırlatıldı. Kurumların olumsuz görüşlerine rağmen planlama çalışmalarına devam edilmesi; planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine aykırı bulundu. Plan yapımı sırasında ilgili kurum görüşlerinin sırf görüş almış olmak için alınmaması gerektiği vurgulanarak “Biri doğrudan alandan sorumlu olup diğeri üst ölçekli Çevre Düzeni Planı'nı hazırlayan ve İBB sınırları içinde plan onama yetkisine sahip iki kurum, temelde planın eksiklik, hata ve hatta gereksizliğini vurgulayan görüşler vermiştir. Görüşler doğrultusunda bir plan kararı ve gösterimi içermediğinden uyuşmazlık konusu planın hem üst ölçekli plana hem de Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'ne aykırı olduğu değerlendirilmektedir” denildi.