İzmir'in Kandillisi Ege'yi Takibe Aldı



Birinci derece deprem kuşağında bulunan Ege'deki yeraltı hareketleri, Kütahya'dan İzmir'e 43 istasyona sahip olan ve İzmir'in Kandillisi olarak anılan DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde kayda geçiriliyor. İki ayrı bölüm halinde yaklaşık 6 milyon YTL harcanarak TÜBİTAK ve İzmir Büyükşehir Belediyesi desteğiyle yapılan merkez, bir süre önce tam kapasite faaliyete girdi.

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) bünyesindeki merkezin başkanlığını yürüten Prof. Dr. Zafer Akçığ, "35 kişilik ekiple, haftanın her günü, 7 ilden gelen verileri topluyoruz. Merkez, önümüzdeki dönemde depremi önceden tespit edebilmek ya da olası yerini bulabilmek için derin analizlere başlayacak" dedi.

Büyükşehir desteği

Tarih boyunca yüzlerce yıkıcı depremin yaşandığı yerlerden biri olan  İzmir, 10 Nisan 2003'te 5.6'lık sarsıntıyla kabusu hatırladı. Bu depremin ardından hem kamuoyu hem de bilimsel çevreler, Ege'yi içine alan bir deprem araştırma merkezi kurulması için tartışma başlattı. DEÜ Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zafer Akçığ, depremle ilgili çalışmaları yürütecek bir tesisin finanse edilmesi için Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Valiliği'ni göreve çağırdı. Büyükşehir, bu çağrıyı olumlu karşıladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın müşteri kurum, Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma Ve Uygulama Merkezi (DAUM) ile Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi'nin (DAD) yürütücü kuruluş olduğu "İzmir Metropolü ile Aliağa ve Menemen İlçelerinde Güvenli Yapı Tasarımı İçin Zeminin Sismik Davranışının Modellenmesi" konulu 4 milyon YTL'lik proje, TÜBİTAK'tan da destek alınarak uygulamaya sokuldu.

Proje çerçevesinde Urla'dan başlayarak Körfez'i çevreleyen bölgeye 16 adet deprem kayıt istasyonu kuruldu. İstasyonlar, Urla, Güzelbahçe, Balçova, Yeşilyurt, Buca, Dokuz Eylül Üniversitesi Kaynaklar Kampusü, Konak, Bayraklı, Karşıyaka, Bostanlı, Mavişehir, Yamanlar, Manavkuyu, Pınarbaşı, Çamdibi ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı İl Müdürlüğü'nce belirlenen noktalara yerleştirildi. Bu noktalarda meydana gelen yer hareketleri Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde yer alan ekranlara eş zamanlı olarak aktarılmaya başlandı.

DAUM Müdürü ve Proje Sözcüsü Prof. Dr. Zafer Akçığ, istasyonlardan gelecek sismik hareket verilerinin yanı sıra değişik yöntemler kullanılarak İzmir, Menemen ve Aliağa yöresinde ayrıntılı zemin incelemelerinin de yapılacağını ve bu yörelerde zemin özelliklerinin de belirleneceğini söyledi. Akçığ, "Zeminin gizlisi saklısı kalmayacak. Bugüne kadar bölgede yapılan zemin sondaj çalışmaları, genellikle en fazla 50 metre derinliğe kadardır. Halbuki Mavişehir'de, ana kaya 200 metre derinlikte. Biz bu proje çerçevesinde toplamda 4 bin metrelik sondaj çalışması yapacağız" dedi.

Merkezin işlevi

* Depremin şiddetini, merkez üssünü buluyor
* Kuyu suyuna bakıp depremi haber veriyorlar
* Gaz değişimine bakıp yer sarsıntısının boyutunu tespit ediyor
* Ege'deki depremle ilgili bilgileri topluyor.
* Yapılaşmanın depreme dayanıklı olması için gerekenleri belirliyor.
* En büyük hasarın nerede olduğunu, birkaç dakikada tespit ediyor.

Sonuçlar ne işe yarayacak?

* İmar revizyonları ve kentsel dönüşüm planlamalarına ışık tutacak.
* Planlaması tamamlanmış ve yeni imara açılacak alanlarda yapılacak çalışmalarda kullanılacak.
* Sıvılaşma potansiyeli olan ve zemin iyileştirmesi yapılması gereken alanların belirlenmesini sağlayacak.
* Deprem hasar tahmin çalışmalarını kolaylaştıracak.
* Alternatif ulaşım güzergahlarının belirlenmesinde yardımcı olacak.
* Çadırkent, prefabrik konut gibi afet yerleşim alanlarının saptanmasında rol oynayacak.
* Bilgi altyapısını oluşturacak.
* Afet riski taşıyan alanları ortaya koyacak.