Kadıköy Rıhtımına Yapılması Planlanan Cami Projesi İptal Edildi



TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Kadıköy rıhtımına inşa edilmek istenen cami ve yer altı otoparkı projesinin iptaline ilişkin bilirkişi raporunda öne çıkan tespitleri paylaştı:

"Kadıköy rıhtımında 20 bin kişi kapasiteli cami ve 1242 araçlık yer altı otoparkı projesi İstanbul 3’üncü İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Mahkeme, cami projesinin fazladan trafik yükü getireceğini, kent siluetiyle ilişkilendirilmediğini, dolgu alanda projede belirtilen şartlarda yapılaşma olamayacağını ve otopark yapılmak istenen yerde tescilli ağaçlar olduğunu belirtti.

Kadıköy rıhtımına inşa edilmek istenen cami ve yer altı otoparkı projesinin kurul kararının iptal edilmesiyle ilgili Kadıköy Belediyesi’nin açtığı davaya TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi de müdahil olmuştu. İstanbul 3’üncü İdare Mahkemesi’nin baktığı davada karar açıklandı. Mahkeme, projenin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline hükmetti. Karara bilirkişilerin hazırladığı rapor dayanak oluşturdu. Rapordan öne çıkan tespitler şöyle:

Çevrede dört cami var
– Kadıköy rıhtımının çevresinde yer alan dini tesisler incelendiğinde 400 metre yürüme mesafesinde Sultan 3. Mustafa İskele Camii, 500 metre yürüme mesafesinde Osman Ağa Camii, Kethüda Çarşı Camii ve Cafer Ağa Camii bulunmaktadır. Cami projesinin bulunduğu alan mevcut dini tesislerin erişme alanı sınırları içerisinde kalmaktadır.

İnsan ve araç trafiği değerlendirmesi yapılmadı
– Proje alanındaki sarı taksi dolmuş durakları, otobüs durakları, Anadolu ve Avrupa yakası arasında tarifeli seferleri yapıldığı aktif iskeleler, metro hattı ve mevcut otoparkların meydana getirdiği insan ve araç trafiğine yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmadığı tespit edilmiştir.

– Otopark alanı caminin inşa edilmesi sonrasında oluşacak yeni ulaşım talebine ve trafik yüküne yönelik bir analiz ve değerlendirmenin yapılmadığı tespit edilmiştir. Halbuki mevcut kentsel dokuda adeta bir toplu ulaşım aktarma merkezi gibi işleyen Kadıköy iskelesi, metro hattı ve lastik tekerlekli sistemlerin entegrasyonu ve işleyişinden kaynaklanan hareketliliğe ek olarak rıhtım yolunun bölge içi ve bölgeler arası ana yoğun araç trafiğini taşıyan ana arter niteliğinde olması karşısında projenin kentsel doku üzerinde ciddi bir ulaşım baskısı yaratacağı değerlendirilmektedir.

– Cami projesi için toplam 19 bin 950 kişilik bir kapasite belirlenmiştir. Mevcut durumda söz konusu alan rekreasyon amaçlı olarak İstanbullularca kullanılan aktif bir yeşil alandır. Dava konusu alan, mevcut ulaşım bağlantıları ve farklı ulaşım türlerinin kesişim noktasında olması nedeniyle bir çekim noktasıyken cami projesi kapsamında sunulan kapasite değerleriyle bölgede mevcut kullanıcı yoğunluğunun ortaya çıkacağı anlaşılmaktadır.

– Yeraltı katlı otopark projesinin cami alanı ile bağlantısı olmasa dahi, mevcut ulaşım bağlantıları ve farklı ulaşım türlerinin bir arada bulunması nedeniyle ortaya çıkan araç ve yaya trafiğini etkileyeceği ve mevcut kentsel dokuya ekstra bir trafik yükü getireceği değerlendirilmektedir.

Tescilli ağaçlar var
– Cami projesinin yanında önerilen yeraltı otoparkı projesiyse üzerinde tescilli ağaçların bulunduğu koruma alanıyla çakışmaktadır. Tescilli ağaçların bulunduğu aktif yeşil alanın bir bölümünün araç giriş çıkışına ayrılması parkın niteliğini zedeleyerek yaya odaklı kullanımdan taşıt odaklı bir kullanıma dönüşmesine neden olacaktır. Tescilli ağaçların projeden nasıl etkileneceğine dair herhangi bir uzman değerlendirmesine plan raporunda ve kurul kararına esas raporda bulunmamaktadır.

Dolgu alandaki yapılaşma koşulu
– Söz konusu proje büyük ibadet yeri ve külliyesi olarak değerlendirilmektedir. Projenin Kıyı Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin tanımladığı yapılaşma koşullarına göre dolgu alanında yer alabilecek ibadet yeri niteliğinde olmadığı değerlendirilmektedir.

Kent silueti
– Davaya konu kurul kararıyla uygun bulunan cami projesinde kentin simgesi olan koy ve Haydarpaşa Garı ile görsel ilişkinin kurulmadığı, Anadolu yakası kent siluetine etkisinin göz önünde bulundurulmadığı anlaşılmaktadır. Karşı kıyıda yer alan tarihi yarımada ve anıtsal yapılarla oluşacak etki konusunda herhangi bir değerlendirmenin bulunmadığı ve sadece proje alanını en yakınında yer alan sit alanındaki kültürel yapılarla birlikte değerlendirildiği tespit edilmiştir.

Otoparkın planı yok
– Yer altı otoparkına ilişkin plan değişikliği teklifinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Projenin tescilli ağaç grubuna etkisinin ne olacağı bilinmeden, Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Komisyonu görüşü alınmadan avan projenin davaya konu kurul kararıyla onaylandığı tespit edilmiştir.

Kanuna uygun projelendirilmedi
– Cami, şadırvan, kültür merkezinin ölçek olarak diğer yapıların gabari olarak en yükseği olan Haydarpaşa Garı’ndan daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu yapıların cephe, kütle, konum, gabari, ulaşım ve tescilli ağaçlar açısından Kültür Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun ilke kararları ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na uygun şekilde projelendirilmediği tespit edilmiştir."