Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy Kız Kulesi’nin Son Durumunu Anlattı



Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy; müzik yayını kısıtlaması, turizm sektörü, restorasyon çalışmaları ve Kültür Yolu Festivallerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Ersoy, Habertürk televizyonunda canlı yayınlanan Habertürk Gündem programında soruları yanıtladı.

Bakan Ersoy, Kız Kulesi'nin en son 1998 yılında restore edildiğini, geçen yıl da kuleyi Bakanlık olarak devraldıktan hemen sonra yeniden mimar Han Tümertekin ve Zeynep Ahunbay ile restore etmeye başladıklarını söyledi.

Ersoy, kulenin daha önceki restorasyonunda temel malzeme olarak beton, demir ve deniz kumunun kullanıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Duvarları açınca gördük ki kirişler ve kolonlar birbirine bağlı değil. Şiddetli depremde aşağı inmeleri çok yüksek. Bazı dehlizlerde çöküntüler de olmuş, tüm bu tespitleri yaptık. Hem İstanbul Teknik Üniversitesinden hem de Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinden statik rapor istedik. Raporların doğrultusunda orada bir güçlendirme yapacağız. Oradaki beton yükleri de Galata Kulesi'ndeki gibi alabildiğimiz kadarıyla kaldıracağız. Hedefimiz yıl sonuna kadar tamamlamak. Yeme, içme işlevinden arındırılacak. Hikayesi ile teknolojiyi birleştirerek, İstanbul'un cazibe noktalarından tekrardan biri haline getireceğiz. Birkaç sürprizimiz de var."

Reklam Goruntulenme Bolumu

"Türkiye'de bugüne kadar yapılmış en büyük arkeoloji operasyonu"
Türkiye’deki arkeolojik çalışmalar hakkında da bilgi veren Ersoy, kazılar sonucunda Göbeklitepe gibi 11 alanın daha tespit edildiğini belirterek "Aslında daha fazlası var. Biz şu anda 11 tanesini ortaya çıkarıyoruz. Türkiye'de bugüne kadar yapılmış en büyük arkeoloji operasyonu. İnanılmaz da ilgi uyandırdı. Şu anda 8 ülkeden yaklaşık 12 üniversite ve akademi dahil oldu, ülkemizde de 12 akademi ile ortak çalışma yapıyoruz. Herkesi bu projeye dahil etmek istiyoruz. Dünyanın sıfır noktası özelliğini çok detaylı bir şekilde vurgulamak istiyoruz. Göbeklitepe veya bizim deyimimizle Taş Tepeler grubu, Mısır piramitleri neyse bizim için de o anlama gelecek." ifadesini kullandı.

"Ayasofya'da güvenlik önlemleri artırıldı"
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ndeki yapılan tahribata da değinen Ersoy şöyle konuştu: "Ayasofya, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından işletiliyor ama mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğünde. Hem bizim Bakanlığımız hem Valilik, orada restorasyon çalışmalarını yürütüyoruz, koruma için gerekli önlemleri de alıyoruz zaten. Tabii çok yoğun ziyaretçi alan bir yer. Muhtemelen bazı bilinçsiz hareketler olmuş olabilir. Toplasanız şu ana kadar gerçekleşen iki tane örnek var. Kapıyla ilgili olanı bizimkiler tespit etmişler ama biz orada müdahale yapmadan önce mutlaka laboratuvar süzgecinden geçiriyoruz. Sonuçlar geldikten ve hocalarımız onayladıktan sonra oraya kontrollü bir şekilde müdahale ediyoruz. Kapı da sonuçlar geldikten sonra iki-üç gün içinde onarıldı. Benim için en çok sevindirici nokta, kamuoyunun tepki göstermesi. Böyle bir hassasiyetin olması bizim aslında otomatik kontrol mekanizmamız. Ayasofya'da kamera düzeninden tutun da hafıza kartlarının sürelerinin uzatılmasına, güvenlik personelin artırılmasına kadar birçok önlem alındı. Ayasofya'ya karşı oradan anı almak isteyen bilinçsiz bir zihniyet olmuş olabilir. Kamuoyunda gündem oluyor diye bilinçle yapılan bir şey de olabilir. Bizim temel görevimiz kayıt altına alıp gerekli güvenlik ortamı oluşturmak ve oluşan vakalardan ders çıkarmak."

Ersoy, Ayasofya ile ilgili çok ciddi bir ekiple onarım çalışmaları yaptıklarını vurgulayarak "2020'den itibaren hem Valiliğimiz hem Kültür ve Turizm Bakanlığı ortak bütçe oluşturduk. Bazı noktalarda çalışmalar hızlandırıldı. Sultan türbeleri, sübyan mektepleri ve güney-kuzey duvarlarda onarımlar devam ediyor. İlk defa lazerle üç boyutlu tarama yapıyoruz ve taramayla bütüncül plan hazırlıyoruz. Aynı şekilde rölöve, restorasyon, statikle ilgili projeleri Bilim Kurulu çerçevesinde hazırlıyoruz. Proje, Anıtlar Kurulundan da geçtikten sonra hızlı bir şekilde hem ana binada hem de minarelerinde çok daha esaslı bir onarıma geçeceğiz." diye konuştu.

Beyoğlu Kültür Yolu Festivali, 5 binden fazla sanatçıyı ağırlayacak
Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Merkezi'nde de dünyanın en son teknolojik sahne sistemleri kullanıldığına işaret ederek, Türk Telekom Sahnesi'nde son düzenlemelerin yapıldığını ve oradaki sistemlerin cep telefonuyla yönetildiğini anlattı.

Bakanlık olarak Kültür Yolu Festivallerine çok önem verdiklerini vurgulayan Ersoy, "Çok kolay hazırlanan etkinlikler değil. Önce rotayı oluşturuyorsunuz. Yapıları restore ediyorsunuz. Ayağa kaldırdığınız yapıların içine ruh katıyorsunuz. Şehirlerinizi marka ve turizmde rekabet yapmak, rakibiniz ülkelerden ayrışmak istiyorsanız, arkeolojik değerlerinizle, kültürel özellikleriniz, gastronomi ve yaşam tarzınızla ancak bunu yapabilirsiniz. Avantajlarınızı ne kadar öne çıkarıyorsanız o kadar başarırsınız." değerlendirmesinde bulundu.

Reklam Goruntulenme Bolumu

Bakan Ersoy, Beyoğlu Kültür Yolu Festivali'ni bu yıl Başkent Kültür Yolu Festivali ile aynı anda gerçekleştireceklerini söyleyerek, "Bir kültür rotası da Ankara'da oluşturduk. Geçen seneyle kıyaslanmayacak kadar kapasiteleri artırdık. Geçen yıl yaklaşık 2 bin 800 civarında sanatçı katılmıştı. Şu anda 5 binden fazla sanatçının katılımı ile 1500'den fazla etkinlikle gerçekleştirilecek Beyoğlu Kültür Yolu Festivali. Başkent Kültür Yolu da bu sene ilk kez 28 Mayıs-12 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Orada da 300'den fazla etkinlik, yine bin 500'den fazla sanatçı olacak." diye konuştu.

Konuşmasında Galataport'tan da bahseden Bakan Mehmet Nuri Ersoy, hızlı bir şekilde Yenikapı Limanı'nı devreye almayı düşündüklerini dile getirdi.

Ersoy, Yenikapı'da da güzel bir proje üzerine çalıştıklarını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: "Sirkeci hattından Yenikapı'ya giden eski hat duruyor. Orayı nostaljik tren şeklinde bağlayıp, Yenikapı'yı da üst geçit olarak istasyona bağlayacağız. Aslında turistlerin sadece otobüslerle değil, trenle de Sirkeci, Eminönü hattına indirilmesi kolay bir şekilde sağlanabilir. Birçok alternatifleri olan bir proje. İstanbul için 4 gemilik bir pozisyon yeterli değil. Çok daha fazla talep alacak. Gerekli alt yapı oluşmuş durumda. Herkes homeport olamaz. Homeport olmanın bazı gereklilikleri var. Sizin havalimanına sahip olmanız lazım. İstanbul Havalimanı'na karşı sesler çıkıyor. 4 tane aktif pisti aynı anda kullanan, dünyanın en büyük havalimanlarından birisiniz. İlk açıldığından beri stok sınırlaması yok. Havalimanını çok pratik şekilde şehre, porta bağlamanız gerekiyor. Önümüzdeki ayda metrolar da bağlanacak. Ulaştırma Bakanlığı çok hızlı çalışıyor. Yıl sonuna kadar raylı sistem bağlanmış olacak."