Ne Olacak Bu Binaların Hali?



Koruma Kurulu 'yıkılıp beton ev yapılır' diye Beyoğlu'ndaki tarihi binaların onarımına izin vermiyor. Ancak 'her yerleri döküldüğü' için tehlike saçıyorlar.

Gazi Üniversitesi öğretim görevlisi Sadi Konuralp'in (39) Beyoğlu'nda otururken bir binadan başına düşen taş yüzünden ölümü, dikkatleri bölgedeki tarihi evlere çevirdi. Terk edilmiş, sahipsiz yüzlerce evin hemen hepsi de çevreyi tehdit ediyor. Bazı evler o kadar bakımsız ki üst katlarında ağaç bile büyüyor. Bazı binaları onarıp içinde oturmak isteyen vatandaşlara ise İstanbul 1 No'lu Koruma Kurulu izin vermiyor.

MAFYA ELE GEÇİRİYOR
Harabe halindeki evlerin kapıları, zincir ve asma kilitlerle kapatılmış. Çünkü bina sahipleri içeriye sokak çocukları ve tinercilerin girmesini engellemek istiyor. Ya da mafya, ele geçirdiği bu evleri kullanılamaz hale getirebiliyor. Yavaş yavaş yıkıyor. Sağlam olanları ise kiraya veriyor.

Koruma Kurulu'ndan izin alamayanlar, kaçak da olsa kendi imkânlarıyla onarıyor. Kimi, balkon çökmesin diye demirden destek yapıyor, kimi evini kalaslarla ayakta tutulmaya çalışıyor, kimi de kırmızı tuğlayla güzelleştiriyor!

DAHA ÇOK ÖLEN OLUR
Prof. Dr. Afife Batur, eski üyesi olduğu Koruma Kurulu'nun ICOMOS ve UNESCO kriterleriyle çalıştığını belirterek şunları söyledi: "Restorasyonu bilen bir mimarın aracılığıyla yapılan başvuruyu kurul değerlendirir. Ancak tarihi evi yıkıp beton ev yapmak isteyenlerin başvuruları var. Kurul çiviye değil, gelişigüzel çakmaya karşı." Beyoğlu Belediyesi Başkan Danışmanı Mimar Tülin Ersöz de "Bir çivi için bile Kurul'dan izin almak gerekiyor. İki bin kadar tehlikeli bina var. Belediyeye yetki verilmesi gerekir. Yasalar değişmediği sürece bugün bir kişi öldü, yarın 10 kişi ölecek" dedi.

'Kurul, çivinin gelişigüzel çakılmasına karşı'
Beyoğlu'nda 2 bine yakın yıkılmak üzere olan tarihi bina var. Bir yetkili, "Koruma kurulu, çivi çakmaya değil, çivinin gelişigüzel çakılmasına karşı" diyor.