ŞPO Ankara'dan Atatürk Öğrenci Yurdu'nun Yıkılması ile İlgili Açıklama



"Cebeci semti Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze değin üniversiteler, hastaneler ve askeri alanlar gibi önemli kurumlar ve bunlarla ilişkili kentsel kullanım alanlarıyla önemli bir alt merkez niteliği taşımaktadır. Değeri bilinmeyen ancak Ankara’nın önemli sivil mimari yapılarının bir örneği olan ve Cebeci’de yaklaşık 60 yıldır öğrencilere barınma hizmeti sunan Atatürk Öğrenci Yurdu’nun yıkımını üzülerek öğrendik. Bu yıkım, iktidarın Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) dahil her kurumuyla inşaat sektörünü ayakta tutma uğruna yok ettiği değerlerin yeni bir örneğidir.

Öğrencilerin barınma ihtiyacının karşılanması, kent ve hatta ülke bütününde yükseköğretimin gelişimi içerisinde bütüncül bir şekilde ele alınması ve planlanması gereken hayati bir konudur. Günümüzde Türkiye’de üniversitelerde sürekli kontenjan arttırma politikaları ve plansız biçimde, gerekli altyapı tesis edilmeksizin yeni üniversite açılması kararları kıskacında Devlet, eğitimin kalitesini ve öğrencilerin ihtiyaçlarını önceliklendirmemektedir. Bu kapsamda en temel ihtiyaç olan barınma hizmeti sunumunun büyük bir kısmını bir yandan özel sektörün ve ayrıcalıklı -özellikle islami örgütlenmelerin kontrolündeki- kurumların tasarrufuna bırakırken, diğer yandan vizyonsuz ve plansız biçimde yeni yurt inşaatı yapım politikasını ilk sıraya koyan KYK aracılığı ile sürdürmeye çalışmaktadır. KYK eliyle yürütülen yurt politikaları içinde, takip edilebilen uygulamalarda (özellikle yap-işlet-devret modelinde) önceliğin barınmadan ziyade inşaat faaliyetlerine hız katmak olduğu anlaşılmaktadır. Bu ikilemde yeni yurt inşaatlarının devamlılığını sağlayabilmek adına Atatürk Yurdu gibi mevcut ve nitelikli yurt alanları ise yıkım ve yeniden inşa süreçleri uğruna araçsallaştırılmaktadır.

Reklam Goruntulenme Bolumu

Atatürk Yurdu, 1959 yılında Yurt Yaptırma Derneği tarafından Cebeci’de elde edilen bir arsa üzerinde, 2000 kişilik bir yükseköğretim öğrenci yurdu elde etmek amacıyla açılan tasarım yarışmasında Doğan Tekeli, Sami Sisa ve Metin Hepgüler (SİTE Mimarlık) imzası taşıyan ve birinci seçilen proje ile elde edilmiştir. Bu yurt öğrencilerin temel barınma ihtiyaçlarının yanı sıra eğitim, çalışma, spor ve rekreatif ihtiyaçları için özel tasarlanmış açık ve kapalı alanlara sahip bir yerleşke olması sebebiyle oldukça değerlidir. Ancak 2017 yılında yurt yerleşkesi üzerinde  Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Kurumu Ankara İl Müdürlüğünün talebi üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından plan değişikliği onaylanmıştır. Plan değişikliğinin açıklama raporunda, Ankara’da öğrenci barınma oranının düşük olması gerekçe gösterilerek KYK’nın mevcut yurt kapasitesini artırmayı amaçladığı ifade edilmiştir. Bu doğrultuda mevcut imar planındaki emsal değerinin arttırılarak alanın yurt alanı olarak korunmasını içeren söz konusu plan kapsamında nitelikli yurt yapılarının korunarak, açıklama raporunda belirtildiği üzere sağlıklaştırma ve geliştirme yapılması beklenmiştir.

Ancak 2019-2020 eğitim öğretim yılı başında yurda yeni öğrenciler yerleştirilmiş olmasına rağmen acil bir yıkım kararı alındığı kamuoyuna yansımıştır. Bu karar ardından yurtta kalan öğrenciler apar topar çıkarılmış, 1800 öğrencinin çoğu Cebeci Asri Mezarlığı’nın yanında, duvar gibi yükselen 1500 yatak kapasiteli bir başka devlet yurduna yerleştirilmiştir. Bu süreçte yıkım kararını öğrendiğimiz yurt yerleşkesi hakkında Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi olarak kurumsal yazışmalar başlatılmış, bilgi alma süreci ile yıkım kararının ivedi şekilde iptali ve geriye dönük plan değişikliği ve var olan yurt yapılarının korunarak sağlıklaştırılması talep edilmiştir. Bu yazışmalar sürecinde kurum, talepleri bu yöntemlerle değerlendiremeyeceğini ileterek alana yeni ruhsat verilmediği bilgisini paylaşmıştır. Fakat bu geri dönüşlerin hemen ardından, Mart ayı başlarında Atatürk Yurdu’nun apar topar yıkımının başladığı bilgisi alınmıştır.

KYK’nın Ankara’da yükseköğretim öğrencilerinin ihtiyaçları öngörülerek kent içinde tasarlanmış ilk yurtlarından olan, öğrenciler için barınma hizmeti sunumunun diğer ihtiyaçlar ve kentsel hizmetlerle uyum içinde sağlanabildiği bir sivil mimari eser olan Atatürk Yurdu’nun yıkımı hem öğrenciler hem de kentimiz için büyük bir kayıptır. Bu yıkım, iktidarın bütün kurumlarının inşaat sektörünü ayakta tutabilmek adına elindeki araçları seferber ettiğini ve nitelikli yapıları dahi hiçe sayarak; korumayı ve yaşatmayı değil yıkımı önceliklendirdiğini göstermektedir. İnşaat uğruna giderek üstü kapalı ve acele biçimde alınan yıkım kararları karşısında daha öngörülü olmak ve örgütlü hareket etmek gerektiğinin bilinci ile bu konunun takipçisi olacağımızı, mücadelemizi sürdüreceğimizi ve güçlendireceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz."