Erdemir'de Çağrı Düşük İhtimal



Arcelor borsadan Erdemir hissesi toplayıp şirketteki payını % 25'in üzerine çıkarınca 'Çağrıda bulunacak' tartışması başladı. Ancak, Erdemir yönetiminde Oyak hakim ortak olarak kalacağı için çağrı ihtimali zayıf. Erdemir için Oyak'la ortaklık anlaşmasına hazırlanan Arcelor, şirketin hisselerine borsada da yatırım yapınca kafalar karıştı.

Arcelor'un Erdemir'deki payının yüzde 25'i aştığı ve bu nedenle borsadaki küçük ortakların elinde bulunan hisseleri almak için çağrı yapma zorunluluğu doğduğu belirtiliyor. Bu iddia doğru çıkarsa Arcelor ve Oyak için 3 milyar dolarlık ek bir yük çıkacak. (Oyak, Arcelor'la ortaklık yapmazsa, Erdemir'i özeleştirmeden aldığı için çağrı zorunluluğu bulunmuyor.) Arcelor ve Oyak, borsadaki hisseleri dünkü değerinin iki kati fiyatına yatırımcılardan satın almak zorunda kalacak.

Peki SPK, Oyak ile Arcelor'un olası ortaklığı durumunda bu şirketlere "Çağrıda bulun" diyecek mi?

Erdemir örneğindeki durum ve geçmişteki uygulamalara göre bu ihtimal zayıf.

SPK, çağrı zorunluluğu doğması için şirketin yönetiminin değişmesini şart koşuyor. Erdemir örneğinde ise Arcelor, şirketin yüzde 49.29'unu (Oyak'ın özelleştirmeden aldığı hisseler) devralacak Ataer şirketinin yüzde 41'ini alıyor. Böylece Arcelor, Ataer'e ortaklık nedeniyle dolaylı yoldan Erdemir hisselerinin yüzde 20.2'sine sahip oluyor. Ancak Erdemir'e Ataer şirketi aracılığıyla ortak olduğu ve bu firmanın yönetiminde Oyak ağırlıkta olacağı için, bu pay Arcelor'a yönetim hakimiyeti sağlamıyor. Kısa süre önce yaşanan Turkcell olayında da benzer bir durum görüldü. SPK, Turkcell hisselerine Çukurova Grubu ile birlikte şirket kurarak ortak olan Rus Alfa Telecom'a da çağrıda bulunma muafiyeti tanıdı. Gerekçe, Çukurova'nın hakimiyetinin korunması, dolayısıyla yönetimin değişmemesiydi.

Diğer taraftan yine SPK tebliğine göre bir şirketin hisseleri ve oy hakkının yüzde 25 ve fazlasını alan yatırımcıya da çağrı yükümlülüğü doğuyor. Bu nedenle Arcelor'un borsadan yaptığı alımlarla Erdemir'in yüzde 5.1lik hissesini alıp payını yüzde 25'in üzerine çıkarması da çağrı yükümlülüğüne yol açacak bir durum olarak yorumlanıyor. Ancak borsadaki hisse alımları, Ataer şirketinin yapısı gereği Arcelor'un Erdemir yönetimindeki ağırlığını değiştirmiyor. Ayrıca bu hisselerin çağrı muafiyeti talebi öncesinde her an satılabilmesi ve Arcelor'un ortaklık hisse oranını yüzde 25'lik sınırın altına indirmesi de mümkün görülüyor. Bu nedenle SPK'nın Erdemir'in yeni ortaklarına "Çağrıda bulun" deme ihtimali düşük bulunuyor.