Yassıada Mağdurları: 'Orası Yas Adası Kalmalı'



Türk demokrasi tarihinin en zor günlerine tanıklık eden Yassıada’nın imara açılmasına ve turistik tesisler yapılmasına 1960 askeri darbesinin mağdurları karşı çıktı.

Hürriyet gazetesinden Mustafa Küçük'ün haberine göre; Milli Birlik Komitesi’nce, Başbakan Adnan Menderes ’ten bir gün önce, 16 Eylül 1961’de Yassıada’da yargılanan Demokrat Parti’nin Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın eşi 93 yaşındaki Mutahhare Polatkan, adanın turizme açılmasına kesinlikle karşı olduğunu söyledi. Polatkan, “Orada büyük acılar yaşandı. Orası yas adası olarak kalmalı” dedi. Babası idam edildiğinde 5 yaşında olan Turizmci kızı Nilgün Polatkan ise adada yapılacak müze dışındaki tüm yapılaşmaya karşı olduğunu söyledi. Yassıada’nın yüzde 65’inin imara açılmasıyla ilgili Polatkan Ailesi’nin fertlerinin görüşleri şöyle:

"Eğlence olmasın"

Mutahhare Polatkan: “Buna hiç taraftar değilim. Orada yüzlerce insan ısdırap çekmiş. Oraya gidip eğlence yeri yapmak, hiç taraftar değilim. Orası yine bir yaslı ada gibi ziyaret edilecek. Şu olsun ama eğlence yeri olmasın katiyyen. O kadar ızdırap çeken insanın orada tekrar ölmelerine gönlüm razı değil. Ölümlere gittiler, intiharlara sürüklendiler, çukurlarda işkence gördüler. Siz ne yazarsanız yazın benim gönlüm razı değil. Orası üzüntü yeri olsun kafi.”

"Ben gidemiyorum"

Nilgün Polatkan: “O kadar çok acıların yaşandığı bir yer ki orası, ziyarete gidenler beni de davet ediyor ama ben oraya hiç gidemiyorum. O acıların yaşanmış olduğu bir yerde bir kongre merkezi ya da otel yapılması beni hoşnut edecek bir olay değil. Adada Demokrasi Müzesi yapılması fikrine karşı değildim. Şimdi, otel gibi binaların yapılmasını tasvip etmiyorum.”

"Demokrasi adası olacaktı"

Başbakan Tayyip Erdoğan , Yassıada ve Sivriada’yı “Özgürlük ve Demokrasi Adası” haline getirmek istediklerini açıklamıştı. Erdoğan, bu adalar için düşündüğü projeyi de, “Burası bir yaslı ada olmayacak. Özgürlük ve Demokrasi Adası olarak dünyada iz bırakacak. Otelleri olacak. Sivriada’ya iz Sidney’deki gibi bir simge salon olacak, geçişler olacak. Toplantı salonları, müze olacak” diye açıklamıştı. Yap-işlet-devret modeliyle inşa edilecek tesislerin yapımına yıl sonu itibarıyla başlanması planlanıyor.

Cindoruk: "İbret müzesi olmalı"

Yassıada yargılamalarının önemli tanıklarından eski DYP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, “Sanki orada hiçbir şey olmamış gibi bir turizm, eğlence hatta ikamet yeri olmasına şiddetle karşıyım. Bu, insanların çektiği acıları, ızdırabı, hukukun içine düştüğü hazin durumu ve sonuçları örter” dedi. Yassıada’nın demokrasi müzesi olmasına da karşı çıktığını belirten Cindoruk şöyle konuştu: “Çünkü demokrasi birinci ve ikinci meclis binalarıdır. Onlar demokrasi müzesidir. Ne Yassıada’da ne Silivri ’de demokrasi yok, onlar adaletin ve demokrasinin kötü örnekleridir. Orada hüzünlü 11 ay geçirmiş bir avukat olarak oranın bir ibret müzesi olmasını beklerdim. Oradaki duruşmaları canlandıracak bir ibret müzesi olmasını...”

"İktidar yine rant peşinde"

DP Genel Başkanı Gültekin Uysal da “Milletin hafızasında, demokrasi tarihimizde önemli bir yeri olan, travmaların yaşandığı bu mirası, bu trajediyi anıtlaştıracak bir düzenleme beklerken bu posttan da rant çıkarma gayreti, telaşı içinde görüyorum iktidarı” dedi.