Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU

Alışveriş Merkezinde Sanat Tüketimi

SANAT ELEŞTİRİSİ: 'Kadın Olmak'

Radikal

Sergiler

Alışveriş Merkezinde Sanat Tüketimi
BAŞLANGIÇ TARİHİ: 30 Mart 2005
BİTİŞ TARİHİ: 4 Nisan 2005
+ Ajandama Ekle

b>SANAT ELEŞTİRİSİ: 'Kadın Olmak'

John Berger klasiği 'Görme Biçimleri'nin ikinci bölümü, yalnızca resimlerden oluşan, sözsüz bir metindir: Bu görsel metinde, Rembrandt, Modigliani, Gauguin, Picasso gibi ressamların imzasını taşıyan çıplaklarla, kadınlara yönelik tüketim ürünlerinin reklamlarında görülen çıplaklar yan yanadır; Berger'in altını çizdiği gibi Avrupa yağlıboya resim geleneğinin hiç durmadan yinelenip duran en önemli konusu olan kadın, tüketici toplumun yarattığı kültür içinde de değişmemiş, kadınları 'görme biçimi', onların imgesel karşılıkları, temelde büyük bir değişime uğramamıştır. Feminizmin uzun mücadelesinin belli alanlardaki kazanımları bir yana, tüketim kültürünün kuralları aynen işlemektedir. 1950'lerin reklamlarında karşılaştığımız kadın imgesiyle 2000'lerin reklamlarında izlediğimiz kadın imgesi arasında pek bir fark olduğu söylenemez. Güzel ve seksi kadın, tükettikçe mutlu olmakta ve özellikle temizliğe yönelik nesnelere fetişist bir ilgi duymaktadır!

İçinde yaşadığımız kültürün kodlarından okuduğumuzda, 'kadın olmak' yazık ki bir tür tüketim potansiyeliyle tanımlanıyor. Bir 30 yıl kadar geriye dönüp bakarsak, bu tür tanımları değiştirmek adına kadınların vermekte olduğu mücadele içinde kadın sanatçıların da önemli bir rol oynamaya başladıklarını görürüz. 1970'li yıllarda bilinçli bir feminist mücadele içinde olan sanatçıların çabasıyla, daha önce yok sayılan çok sayıda kadın sanatçının, sanat tarihinde ve müze koleksiyonlarında varlık göstermeye başladığını biliyoruz. Sanatın salt nesnesi değil, öznesi haline gelmek için verilen savaşım içinde kadın sanatçıların ürettikleri yapıtların temel ortak noktası ise, tüketim kültüründeki kadın imgesine direniştir. Bu direniş, kimi sanatçının yapıtında, özellikle günümüze yaklaştıkça, ironik bir aynalama yöntemiyle yenik bir pozisyonu da dile getirir zaman zaman: İlginç bir örnek, alışveriş torbalarından, parfüm ve ayakkabı kutularından enstelasyonlar yapan İsviçreli sanatçı Sylvie Fleury'dir. Fleury'nin bazı enstelasyonlarında bir mağazada mısınız galeride mi belli değildir: Tüketim dünyası, sanatı ve sanatçıyı tümüyle ele geçirmiştir. Buradaki eleştirel mesafeyi sorgulamak, izleyiciye kalmıştır.

Sözünü ettiğimiz olguları akla getiren, Tomur Atagök ve Suzy Hug Levy'nin 'Kadın Olmak' başlığıyla bir alışveriş merkezinin galerisinde açtıkları sergi: Aslında son dönemde, değil alışveriş merkezi içindeki galerilerde, alışveriş merkezlerinin bizzat kendi içinde düzenlenen sergilere de rastlıyoruz. Tüketim kültürünün tam da odağında pozisyon alan bu sergiler, sanat yapıtını vitrinlere, çeşitli malların yanına, önüne, berisine yerleştirerek o yapıtın kendine özgü anlamını yerle bir etmeyi başarıyor. Bu tür bir bağlam içine yerleştirilen yapıtın pek bir şansı zaten kalmıyor. 'Kadın Olmak' başlıklı sergide Atagök ve Hug Levy de benzer bir durumla karşı karşıya: Bir tarafta süpermarket, öte tarafta mağazalarla kuşatılmış bir camekân içine sıkıştırılan yapıtları, potansiyel etkilerinden tümüyle soyulmuş bir halde izleyiciyle buluşuyor. Sanatçıların 'yaratıcı, vakur, güzel, güçlü, bilge, cinsel, doğurgan, kızgın, büyülü, çekici, yırtıcı, korkusuz, savaşçı' olarak tanımladığı kadın, özellikle kadın tüketicileri hedef almış böyle bir alışveriş
ortamı içinde, yazık ki yalnızca bir reklam repliği gibi okunuyor.

Oysa, çağlar boyunca kadının yok sayılmış varlığını kutsayan bir söylem geliştirmeye çalışan iki sanatçı, Atagök ve Hug Levy: Atagök'ün resimlerinde Artemis'ten şarkıcı Madonna'ya uzanan bir çizgide 'tanrıça' kavramının değişen anlamları yer yer ironik bir yaklaşımla sorgulanırken, Hug Levy'nin 'hayalet giysileri', tanrıçaları alt alta, yan yana sıralamak gibi çok tipik bir feminist sanat klişesine başvurmasına karşın, kadının kırılgan konumuna dair söz söyleyebilen bir duyarlılığı yansıtıyor. Fakat dediğimiz gibi, bir serginin yer aldığı bağlam, öyle küçümsenir bir olgu değil: Künyelerinde tarih belirtilmeyen, neredeyse birbirinin üstüne çıkacak kadar sıkışık bir şekilde sergilenen yapıtlar, üstelik bir de görüntüye karışan mağaza vitrinleri içinde, sözü ve özü sanki elinden alınmış bir halde izleyiciyle buluşuyor. 4 Nisan'a kadar, Dolmabahçe'deki Galeri G-art'ta.

http://www.yapi.com.tr/etkinlikler/alisveris-merkezinde-sanat-tuketimi_24984.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!