Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

'Ankara, Madrid Gibi Olacak'

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek göreve gelişinin ilk yıllarında Madrid'i ziyaret etmiş ve 'Ankara Madrid gibi olacak' diye beyanda bulunmuştu. Özellikle anayol kavşaklarında yaptırdığı çeşmeleri bu vizyonuyla gerekçelendirmişti.

Cumhuriyet ANKARA
'Ankara, Madrid Gibi Olacak'

nkara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek göreve gelişinin ilk yıllarında Madrid'i ziyaret etmiş ve 'Ankara Madrid gibi olacak' diye beyanda bulunmuştu. Özellikle anayol kavşaklarında yaptırdığı çeşmeleri bu vizyonuyla gerekçelendirmişti. Ancak giderek ilham kaynağı Madrid'in çeşmelerinden söz etmez olmuş, bunun yerine kentin özellikle girişleri ve ana yolları üzerinde semazen veya uçak biçiminde 'dev' yapılandırma hayallerini kamuyla paylaşmaya başlamış; bunun yanında, tüm sivil itirazlara ve aleyhine açılan hukuksal süreçlere rağmen Ankara merkez ve çeperinde bir dizi köprülü kavşak çalışması gerçekleştirmiştir. Bunun en son örneği tüm Ankaralıların bildiği, yaşadığı, 'ahlandığı' Kuğulu Park kavşak çalışmasıdır.

'Planlama insana karşı sorumludur'
Ankara Büyükşehir Belediye yönetiminin ilham kaynağı gerçekten Madrid kalmaya devam etseydi, üç dönemlik yerel yönetim süreci sonunda belki Madrid gibi çok daha insancıl bir başkentimiz olabilecekti. Çünkü Madrid kentsel planlamanın 'mekan' ile ilişkilendirilmiş olduğu bir kenttir. Mekan ise yaşamın, ilişkilerin biçimlendiği ve yeniden üretildiği yerdir. Kimler tarafından? İnsanlar tarafından. Bu yüzden, kentsel planlama salt fiziksel öğelerle açıklanamaz. Sosyal, ekonomik ve örgütsel boyutları da içerir. Yani hayatı oluşturan tüm öğeleri ile... Bunun da temelini insanın sağlıklı ve mutlu bir şekilde var olması oluşturur.

Kentsel planlama, her şeyden önce, insana, yani kentliye karşı sorumludur. Çünkü insan yaşamını kolaylaştırıcı fiziksel ve toplumsal müdahaleleri öngörür. Bu bağlamda, Madrid insan merkezli kentsel planlama yaklaşımı açısından örneklem alınabilecek bir kenttir. Bunu derken, Ankara'yı 'Madrid gibi yapma'nın gerçekçi ve doğru bir yaklaşım olmadığını da vurgulamak gerekir, çünkü kendi bağlamımızın dinamiklerini ve özelliklerini yokmuş gibi sayamayız. Ancak, Madrid örneğinden çok verimli olgular çıkartabiliriz. Bu da kentsel planlama ilkelerimizi oluştururken bize kılavuzluk edebilir.

Kentler kentlilere kullanma olanağı verdiği zaman yaşar. Bu tür kentler canlı, coşkulu, hayat dolu kentsel mekanlardan oluşur. İnsan kullanımına açık olmayan kentler hastalıklı gibidir. Böyle kentleri insan eliyle yapılmış fiziksel çevreler olarak tanımlamaktan daha fazla anlam yükleyerek açıklamak doğru olmaz. İnsanı, yani canı ve hayatı unutmuş kentler öksürür, sancılanır, acı çekerler. Bu ikili oluşum dikkate alındığında, Madrid kentsel yaşama izin veren; Ankara ise acı çekmeye ve sancılanmaya başlamış kent örneği olarak gösterilebilir.

Madrid'i yaşatan mekan parçaları
Madrid, kent kültürünün gelişimine ve toplumsal ilişkilere imkan veren ve insanı yaşatan mekanlar sunmaktadır. Ankara'da son yıllardaki kentsel planlama ürünlerinin tersine, Madrid, kent kültürünün gelişimine ve toplumsal ilişkilere imkan veren ve insanı yaşatan mekanlar sunmaktadır.

Madrid'i yaşatan, yani Madridlilerin kullanımına olanak tanıyan bazı kentsel mekan parçaları: Kentin geniş bulvarları boyunca 9 m. hatta kimi yerde 12 m. genişliğinde yaya toplayıcı görevi yapan ve cafelerin beslediği yaya kaldırımları, bulvarın tek yön olarak düzenlenmiş geliş ve gidiş kulvarlarının arasında 9 m.'ye varan ağaçlıklı yeşil parklara dönüştürülmüş trafik ayırıcı alanları ve ana yaya yollarına eklemlenmiş küçüklü büyüklü kent meydanlarıdır.

Buna karşın Ankara'nın en yoğun kentsel kullanım alanları giderek daha katı uygulamalarla insanı kentsel mekandan dışlamakta, yerini araçların hakimiyetine bırakmaktadır. Kuğulu Park ve çevresinde yapılan altgeçit uygulaması bunu en çarpıcı şekilde gösteren örnektir. Günlük ticaret ve alışveriş merkezleri, yiyecek, işyerleri ile zengin ve yoğun sokak kullanımını destekleyen ve farklı yaş gruplarının etkileşimine izin veren Kuğulu Park ve çevresi dört bir yönden, yani Kızılay, A. Ayrancı, Küçükesat ve Gaziosmanpaşa/Çankaya eksenlerinden, yaya akışı almaktadır.

Kuğulu Park ve çevresi Ankara'nın çoğu mahallesinden kullanıcı çekmektedir. Aslında, bu canlı kentsel mekanın eski düzeninin yaya ihtiyacına yönelik sağlıklı ve rahat bir kentsel etkileşimi desteklemek için iyileştirilmesi gerekiyordu. Yollar yayalara yetmemekteydi ve alan yaya-taşıt çatışması yaratan noktalar içeriyordu. Yaya kullanımının yoğunlaştığı alanlar, insan kullanımının rahatlamasına yönelik bütünlük-çeşitlilik dengesinin kurulmasına, mekansal bakımının daha etkili yapılmasına, sokak mobilyalarının daha özenle ve bütüncül bir şekilde tasarlanmasına gereksinim vardı. Yayanın bu denli yoğun kullandığı bir alanın yaya kullanımını güvenli bir hale getirmek için daha etkili trafik yönetimi ve hız azaltıcı önlemlerin alınması gerekiyordu.

Yrd. Doç. Dr. Anlı ATAÖV / Şehir ve Bölge Planlama Bölümü, ODTÜ

http://www.yapi.com.tr/haberler/ankara-madrid-gibi-olacak_54027.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!