Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Bakû'yu da İstanbul'a Benzetiyoruz!

Türkiye'de önü alınamayan "kimliksiz" yapılaşmanın Azerbaycan'a da adeta "bulaştırıldığı" görülüyor. Bakû'da hızla artan ve büyük çoğunluğu "Türk firmalar"ca gerçekleştirilen sözde "modern" binalar, tarihsel peyzajı parçalayan "uygunsuz" mimariyi bu güzelim kente de taşıyor.

Cumhuriyet Gazetesi/Oktay EKİNCİ



img src="http://www.yapi.com.tr/Uploads/HaberMedya/2007\haber\54281.jpg" hspace=5 vspace=5>

"İki devlet, bir milletiz... "

Bu söz, Azerbaycan ile hemen tüm resmi ya da özel buluşmalarımızın "açılış" sözüdür. Türkçenin ve Azericenin birbirine karıştığı konuşmalar bu duyguyla sürer. Böylesi içten bir yakınlık ne kadar güzelse, yine her iki tarafa ait değerlerin karşılıklı "gözetildiği" bir kardeşliğe de özen gösterilmesi o kadar anlamlı olmaz mı?

Ne var ki özellikle "imar" alanındaki işbirliğine bakıldığında, Türkiye'de önü alınamayan "kimliksiz" yapılaşmanın Azerbaycan'a da adeta "bulaştırıldığı" görülüyor. Bakû'da hızla artan ve büyük çoğunluğu "Türk firmalar"ca gerçekleştirilen sözde "modern" binalar, tarihsel peyzajı parçalayan "uygunsuz" mimariyi bu güzelim kente de taşıyor.

Başta İstanbul olmak üzere artık tüm bölgelerimize yayılan kimliksiz rant yapılaşmasının en özensiz örnekleri, denebilir ki "bizim" de kültür mirasımız olan Bakû'nun siluetine "Türkiye'deki yanlış"ı taşıyor.

Üstelik dünya mirası bir kenti, yine bizdeki gibi "giderilemeyecek" bir "kalıcı çirkinlik"le tahrip ederek.

Tarihe 'ortak' duyarsızlık
Azerbaycan'la "iki devlet bir millet" olmamızın, özellikle tarihi kent merkezlerimizdeki "bakımsız"lıktan da belli olduğunu daha önce yazmıştım.

İstanbul'un Tarihi Yarımadası (Suriçi) gibi, Bakû'nun da eski kent suruyla çevrili "İçerişehir"i, UNESCO'nun dünya mirası listesinde... Ne var ki UNESCO, yine İstanbul'daki gibi Bakû'da da "tarihsel dokuya gerekli özenin gösterilmediği"ni belirterek, kenti kuran "Şirvanşahlar"ın 12. yy'daki başkentleri olan İçerişehir'in bu listeden çıkmasını istedi.

Bir süre Türkiye'de de çalışan İngiliz uzman David Michelmore tarafından 2003 yılı nisan ayında hazırlanan raporda özetle şunlar vurgulanıyordu: "Dünya Bankası desteğiyle süren, ancak yanlışlarla dolu Şirvanşahlar Sarayı restorasyonunun hemen durdurulması; eski dokuya aykırı gerçekleştirilen tüm yeni yapılanmanın yasaklanması; arkeolojiyi dikkate almayan yeraltı otopark inşaatlarının engellenmesi... "

Michelmore'un bu saptamalarıyla birlikte, özellikle "eskiyi yıkarak yeni ve daha yüksek yapı inşa edilmesi"ni de eleştirdiğini belirttiğim yazımda, aynı raporun şu vurgulamasını da aktarmıştım; "Bakû'daki evrensel mirasın korunması sözleri unutulmuş görünüyor... " (Cumhuriyet-12 Şubat 2004)

"Batılılar" küreselleşince
Tarihsel merkezde işte böylesine "bizdeki duruma benzer" duyarsızlıklar saptanırken, özellikle 19. yy'da Batılı petrol şirketlerince yaratılan görkemli "Avrupai kent dokusu" da yüksek rant yapılaşmasıyla tahrip olmakta.

İşin ilginç yanı, "muhteşem taş binalar"dan oluşan kent peyzajını gözetmeden yükselen yeni binalar arasında, yine aynı Batılı petrol şirketlerine ait projelerin de önemli yer tutması. Yani Bakû da şu tüm dünyayı sarmalayan "küresel finans mimarisi"nin baskısı altında; ve üstelik buna da eski "sanatsal mimari "yi yaratmış firmaların bugünkü "uluslararası yönetimler"i neden oluyor.

http://www.yapi.com.tr/haberler/bakuyu-da-istanbula-benzetiyoruz_54281.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!