Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Ben Yaşlandıkça Tasarımlarım Gençleşiyor

Ahmet Kaleli, 19 yıldır kendi markasıyla tasarım dünyasının içinde. Ürünlerinde eğitim gördüğü ve uzun yıllar yaşadığı İskandinav ülkelerinin esintileri hissediliyor.

Hürriyet Gazetesi/Hakan GENCE



img src="http://www.yapi.com.tr/Uploads/HaberMedya/2007\sektorel\52108.jpg" align="left" hspace=5 vspace=5>Ahmet Kaleli, 19 yıldır kendi markasıyla tasarım dünyasının içinde. Ürünlerinde eğitim gördüğü ve uzun yıllar yaşadığı İskandinav ülkelerinin esintileri hissediliyor. Hürriyet Gazetesi, en sevdiği yanının yaşlandıkça tasarımlarının gençleşmesi olduğunu söyleyen Ahmet Kaleli’yle, Nişantaşı’ndaki mağazasında yeni koleksiyonunu ve tasarıma bakışını konuştu.

Yaptıklarım Dergi Sayfalarında Kalmasın

İçimdeki tasarım aşkı ortaokul yıllarında başladı. Şekillere dayalı bir iş yapmaya evde gördüğüm mimarlık dergileriyle karar verdim. Lise yıllarımdan sonra mimarlık ve tasarım konusunda iyi olduğunu düşündüğüm İsveç’e eğitim almak için gittim. 1972 yılında Türkiye’ye döndüğümde bu konuda çalışmak için kendimi ve şartlarımı zorladım. O yıllarda benim için başarılı tasarım, bütün dünyada ilgi gören tasarımdı. İşe başladığım bir firmada ilk tasarımım olan İglo isimli katlanır bir iskemle yaptım. Bu çalışmamdan sonra daha geniş bir dünyada daha fazlasını yapabileceğim duygusu beni kapladı. 19 yıl önce Ahmet Kaleli Mobilya’yı kurdum. İnancım az, öz ve kullanılabilir modern tasarımlar yaratmaktı. Yaptıklarımın dergi sayfalarında veya vitrinlerde kalmasını istemiyordum.

Her Yıl Birkaç Ürünü Acımasızca Eliyorum

Ürünlerimi, mekanım ve kendim için yapıyorum. Bir ürün beni heyecanlandırmıyorsa onu sunmamın bir önemi yok. Yeni bir tasarımın bende aşk etkisi yaratması lazım. İlk başladığım yıllardan beri kendime özel bir tasarım metodu uyguluyorum. Eksilmez bir inatla aynı hedefe yeni ürünler sunuyorum. Geçen zamanla birlikte tasarımların çizgisi de değişiyor. Kendimi de her an sorguluyorum. Sert ve uzun kanepe sevildi mi? Yeni bir sehpa konsepti nasıl olmalı? Doğru renkler seçildi mi? Her yıl birkaç ürünü acımasızca eliyorum. Çünkü yerine yenilerini koymamız gerekiyor. Fazla ürün düşünsel kaliteyi de azaltıyor. Belli sayıda ürünü teşhir etmek daha kolay anlaşılmamı sağlıyor.

Aşurenin Ülkesinden Geliyoruz

Bu sene görsel beklentilerim, daha az ve yalın formlarla daha karmaşık bir malzeme ve renk çorbası. Ne de olsa aşurenin ülkesinden geliyoruz. 2007 koleksiyonunda ip, kösele, keten ve panama-gabardin kumaşlar kullanacağım. Akdeniz kültürü çocuklarıyız bu yüzden doğal malzemeleri çok seviyorum. Hepimizi zaman, moda, trend ve görsel ihtiyaçlar etkiliyor. Artık mobilyalar eski ağırlıklarını, enerji ve mutluluk veren ürünlere bırakıyor. Eski takımların yerini tek heykelsi koltuklar, köşe gruplarının yerini modüller, takım yemek odalarının yerini ise farklı stildeki iskemlelerin birlikteliği alıyor.

Ne Beğenilir, Neye İhtiyaç Var, Biliyorum

Tasarımlarda sadece rahatlığı sağlamak değil şekilsel olarak uzun süre kalıcı tatminler vermek de önemli. Görsel olarak etkilemeyen hiçbir ürün, sadece rahatlığı için alınmaz. Ama rahatlık olmadan da olmaz. Tasarım dünyasına bakınca başarılı, beğenilen ürünlerin arkasında mükemmel form gözüküyor. Ben tasarımlarımı kendi hissettiklerim ve fikirlerimle üretiyorum. Çünkü toplumun neleri beğenip, nelere ihtiyacı olduğunu iyi biliyorum. Özel bir şeyler üretmenin mesuliyeti ağır fakat bu zorluk beni zinde ve genç tutuyor. Kadın moda dergileri ve iyi mimari de bana çalışmalarımda ilham veriyor.

Ahmet Kaleli Bir Aşk Markası


Mobilya bir birikim ve cesaret konusu. Çok değerli bir arabayı bedelini ödeyerek satın alabilirsiniz. Fakat 100 metrekarelik bir salonun içine koyacağınız mobilyayı sadece parasını ödeyerek bir araya getiremezsiniz. Bu iş satın alanda özveri ve birikim gerektirir. Ahmet Kaleli bir aşk markası. Aslında bu moda dünyasında sıkça kullanılan bir şey. İnsanlar ihtiyaçları olmasa da sadece o ürüne duydukları sevgiden bir şeyleri alıyorlar. Ben de bu terimle sunduğum ürünlere bakanların onları çok istemesini hedefliyorum. Ticari gibi algılanabilir ama çok teşvik edici bir deyim.

İstanbul Çok Başarılı Bir Tasarım Merkezi Olma Yolunda


Bir süredir yeni bir tasarım ekibiyle çalışıyorum. Ekibimin genç ve yenilikçi olmasına dikkat ettim. Gençler yenilikleri çok daha çabuk aktarıyor. Türkiye’de eğitilmiş çok iyi bir gençlik var. İstanbul yakın gelecekte Avrupa topluluğunun doğu kıyısında, geçmiş kültürlerin üzerinde oluşmuş çok başarılı bir tasarım merkezi olacağını düşünüyorum.

Son yıllarda tasarım kelimesini çok kullanmaya başladık. Tek başına bir işlevselliğin ya da tek başına bir şeklin çağdaş tasarım olmaya yetmediği, bir duygunun şart olduğu düşüncesindeyim. Şekille ilgilenen herkesin tasarımcı olduğuna da inanmıyorum. Bu geniş bir kavram, bu kapsamı küçültmek terimi daha değerli yapacak.

Tasarımı zor olan tekli koltuk ve iskemle gibi objeleri başarmak beni mutlu ediyor. Özellikle heykelsi koltukların tasarımı zor ve yorucu. Bunlar bittiği zaman gerçekten bir şey yaratmanın sevincini hissediyorum.

Beni marka yapan, inat ve sebat etmem. Önceleri çok dar bir ilgi koridoruna hitap ettiğim halde geri dönüşten çok memnunum. Müşterilerimin de bilinçli, trendleri takip eden ve parasının değerini bilen insanlar olduklarına inanıyorum.

Her yıl çok beğendiğim bir ürünüm oluyor. En son tasarımım "Tiki" koltuğa aşık oldum. Bu tasarımın bir varoluş nedeni yok. Kapıya gelmiş bir köpek yavrusu gibi geldi, kaldı ve koleksiyonumuzun baş ürünü oldu.

http://www.yapi.com.tr/haberler/ben-yaslandikca-tasarimlarim-genclesiyor_52108.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!