Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Dünyanın Bütün Yanlışları Birleşin

deneme

Dünyanın Bütün Yanlışları Birleşin

br/> Mekanın edebisi olur da, edebiyatın mekanı olmaz mı?
Keşke olmaz diye cevap verseydim.. Biraz şaşırtsaydım…
Zira sorunun retorik bir soru olduğu her halinden belli..
Oysa edebiyata şaşırtmak yakışır..

Mekana da, edebiyatta bazen baş rol oynamak yakışıyor.. İnsan, öyle ya da böyle bir mekanda yaşadığı için her metinde bir mekan bulunur demeyeceğim.. Bazı metinlerde mekanın kendisi doğrudan kahraman olur.. da demeyeceğim.. Çünkü dahası var..

Bilindiği üzere, ütopya, olmayan yer anlamına gelir.. Benim bir kere rastladığım bir kullanımla Yokistan. Ütopya, sadece Thomas More'un meşhur Ada'sını ifade etmiyor. Aynı zamanda artık geleneksel bir yazın türünün adı.. Platon'dan, -ta ta ta tam- Saramago'ya uzanan bir çizgide farklı tellerden çalınmakla birlikte, Yokistanlar bestelenip durulmuş.. Bu telin Saramago notasından dem vurmadan önce, Yokistan'dan dem vurmaya devam etmekte sakınca yok. Sanırım, bu daha iyi bir başlangıç oldu yazıya.. Madem, başlangıçlardan bahsedeceğiz, yazının başıyla uğraşıp durmakta, hiç sakınca yok…

Yazılmış bir metin, elbette üzerinden bir çok defa geçilmiş, yazılmış bölümlerinde bir kısmı atılmış, düzeltile düzeltile ilk haline başkalaşmış bir metindir haliyle.. Metinde yapılmış yanlışları silmek kolaydır.. Yeterince [gürlütü](1)

1)Gürültü olacak.. ama gür
bir gürültü havası vermiyor mu "gürlütü":
Gür-lü bir sıfat, gürlü-tü
de pekala onun ad hali olabilir.

2)Hareket

3)"yerhalde", sevdim bu sözcüğü..
çıkarmıyormuş gibi daktiloda yazarken, kağıdı bir hışımla alıp buruşturduktan sonra, zaten tepeleme dolmuş çöpe tenekesine fırlatmak kadar karizmatik bir [harekt]2 yoktur [yerhalde]3.. Kalemi masaya vurup, ellerle başı tuttuktan sonra sayfayı güzelim cırt sesi eşliğinde yırtmak bile, daha geleneksel olsa da aynı havayı vermiyor işte.. Ben maalesef bilgisayarda yazıyorum ve silmek çok kolay..

Oysa silgi silinirken silinmelidir de.. Şair böyle demiştir, kural budur..
Ben de bu yüzden yazdığım başlangıçları silmiyorum.. Madem yanlışların hasır altı edildiği bir ülkede yanlışların isyanı üzerine yazacağız, yanlışlar dursun yanı başımızda.. Kıssadan hisse!
En güsel başlangıcı bulduktan sonra, işte karşınızda… Eşyalar!

Eşyalar, güz aylarında geçen güzel mi güzel bir öykü.. Hiç akıllı uslu değil ama. Saramago, olmayan bir ülkeyi, basbayağı oldurmuş.

4)Gayet Platonvari olduğunu söylemeliyim.
Ama bir Platon göndermesi öyküyü
nereye çeker onu bilemeyeceğim.
Bize benzer bir toplumda geçiyor öykü.. Nerede, hangi zamanda bilmiyoruz.. Bir [kent devleti]4 olsa gerek. Toplumsal sınıflar bir kast sistemini andırırcasına insanları A,B,C,..,Y,Z damgalamaya varıyor.. Hatta, herkesin ait olduğu "harf" eline kazılı durumda. Yaşam düzeyleri de haliyle, ellerdeki harfe göre epey değişmekte.

Her şeyin çok düzenli, tüm vatandaşların kendi statülerinin gerektirdiği yaşam biçimine uyumlu yaşadığı, işlerin tıkır tıkır yürümekle kalmayıp, dirlik ve düzen konusunda en ufak bir pürüzün yaşanmasının önüne her tür engelin konmuş olduğu bu kent-devletinde veya devlet-kentinde, ortalık birden karışır..
5)Öyküde en kayda değer motiflerden
biridir, zira herkesin aynılaştığı, olmayan
bir yerde, isim de olamaz doğal olarak..
Varsa yoksa "harf"lerdir..

6)Edi ile Büdü ile bir
ilgisi yok maalesef.. Adı olacak..

7)Bariz ama keyifli
ironilerden biri.. Vatandaşlık yok,
"faydalı vatandaşlık" var..

8)Haldun Taner'in bozulmaz sanılan bir
Rus yapımı saatle ilgili nefis öyküsü
gelmişti okurken aklıma.

9)Oysa işlevleri, o çok ayılıp bayıldığımız
modern Batı toplumlarındakinden
hiç de farklı değildir.. Tam da bu
yüzden komiktir ya!

Olaysa, bir bürokratın ağzından anlatılır.. İşin kötü tarafı bürokratın da adı [geçmez]5.. Daha da kötüsü hiçbir insanın [edı]6 yoktur. Varsa yoksa harfler! Zavallı bürokratın, dev-kentin diğer ["faydalı vatandaşları"]7 gibi "eşyalarla" başı derttedir. Hidrolik kapı sabah sabah parmağını yaralar. Yetmezmiş gibi [saati]8 bozulur.. O kadar güvendiği bu sapasağlam saat durup duruken, durmuştur! İşe geç kaldığı maalesef rapor edilmek zorundadır ve o da bunu anlayışla karşılamaktadır.. Ve bu daha bir şey değildir..

Özel istekler Departmanı gibi komik isimli bir yerde çalışan adamın başına daha neler neler gelecektir. İş yerindeki bir kanepenin ateşinin çıkmasını garip karşılamamak gerekiyor.. Zira, memleketteki tüm işyerleri [komik adlarla]9 dolu olduğundan olsa gerek herkesin benzer dertlerden muzdarip olduğu anlaşılmaktadır.

Eşyalar, haliyle diyeceksiniz, önemsenmeyen, değer verilmeyen, hatta hor görülen nesneler durumundadır hep.. Ama işin ilginç tarafı, insanların durumu da, insanlar fark etmese de daha parlak sayılmaz. Herkes sadece dev-kent'in faydalı vatandaşlarıdır.. Ötesi yoktur..
10)İki tane
cümle üst üste "ama" ile başlamasın..






11)Hem "şahane"
anlamında, hem de yazınsal tür anlamında.
Hatta, şimdi fark ediyorum bir tane bile eğlence sahnesinden bahsedilmez. İçten içe bir korku egemendir. Ama herkes hükümet (H) duruma müdahale edip, ileri yoluna koyacağından emindir. [Ama]10 tam tersi olur..

İşler çığırından çıkmaya başlar.. Kaçan posta kutuları değil yalnızca, ortadan yok olan yollarla uğraşmak zorundadır hükümet..

Bu [fantastik]11 öykü, lafın kısası, eşyaların insanlara karşı başlattıkları ayaklanmayı anlatmaktadır.

Ancak kapılar, binalar, yollar ve kentin kendisi açıkça diğer eşyalardan ayrışıyor ve öykünün alegorik boyutunu oluşturuyorlar…

Metnin devamı için tıklayınız.

http://www.yapi.com.tr/haberler/dunyanin-butun-yanlislari-birlesin_41304.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!