Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Dünyaya Uzanan Kentler

Dünya çapında takip edilen argümanlar öne süren ve klasik okumaları tersyüz eden, “Küreselleşme ve Dünya Kentleri Araştırma Ağı” yöneticisi Peter Taylor İstanbul’u da küresel kentler arasında görüyor.

Cumhuriyet DERGİ/Deniz Ülkütekin
Dünyaya Uzanan Kentler

ent planlaması son günlerde İstanbul üzerinden de tartışılıyor. Dünya kentleri ya da küresel kentler olarak adlandırılan, son derece gelişmiş network ağları üzerinden dünya ekonomisini yönlendiren bu kentler, insan yaşantısını da farklı bir noktaya getirdi. Bunun sonucu olarak kent içi sosyal yaşantı ve kentler arası iletişimde de büyük değişiklik yaşandı.

Dünya çapında takip edilen argümanlar öne süren ve klasik okumaları tersyüz eden, “Küreselleşme ve Dünya Kentleri Araştırma Ağı” yöneticisi Peter Taylor İstanbul’u da küresel kentler arasında görüyor. Geçen hafta İstanbul’a gelen Taylor’a göre değişimin en büyük zararı kırsal bölge nüfusunun yaşam alanının kalmaması ve göçe zorlanması.

- Yeni kent yapısı küresel ve orta büyüklükteki kentler arasında bir uçurum oluşturdu. Sizce bunun sebebi nedir?

1970’lerin sonunda, network iletişim araçları, uzak kentleri birbirine bağlamak açısından önemli olanaklar sunmaya başladı. Gelişmeyle birlikte küresel başkentler sınırların olmadığı bir dünyanın önünü açtı, ancak ülkeler hâlâ yerinde duruyordu. Küresel kentlerde ise reklam gibi sektörlerin yerellikten sıyrılması, ilginin bu alanlara yönelmesine neden oldu. Çünkü iş dünyasında geçerli olan yetenekler çoğunlukla New York ve Londra gibi yerlerde yoğunlaştı. Küresel şirketler için artık marka değeri çok önemli. Çünkü bu şirketler hizmetlerine kalite standardı getirmek için network ağını kullanıyorlar. Londra’daki bir şirket, elindeki işi Buenos Aires’teki başka bir firmaya veremez. Çünkü ne kadar iyi yapabileceğini bilemez. Bu yüzden görünmez hizmet adı verilen bir sistem kullanıyorlar. Uluslararası alanda bu sistemin işlemesi için sınırların olmadığı bir dünya olması lazım. Bu yüzden her ülkede belli başlı kentlere yatırım yapılıyor. Bunun dışında kalan insanlar da kentler arası bir hiyerarşi olduğunu düşünüyor. Ancak Londra’dakiler geri kalanlara ne yapmaları gerektiğini söylemiyor.

- Küresel kentler ve ülkedeki diğer yerleşim yerleri arasında sosyal ve ekonomik anlamda büyük bir ayrışma var mı?

On sene öncesine kadar herkes böyle düşünüyordu. Ancak burada önemli olan nokta, teknoloji sayesinde artık sınır kapılarına kimsenin ihtiyacı olmaması. Türkiye ile iş yapmak için İstanbul’a gelmeye gerek kalmadı. Network ağları ilk kurulduğunda şirketler her ülkede bir ofis açıyordu, ama artık buna gerek yok. Brezilya ekonomisi için giriş kapısı olan Sao Paulo bunun en güzel örneği. Aslında en büyük problem, bu alandaki önemli kişilerden Saskia Sassen’in yazdığı “Küresel Kent” isimli kitap. Kitap yüzünden insanlar sanki küresel olmayan kent diye bir şey var sandılar. Böyle bir şey yok. Küreselleşmeden kaçamazsınız.

Göçmenler kazanıyor!

- Büyük kentlerde diğerlerinden farklı bir yapılanma var. Kent dışındaki yerleşim alanları, gecekondular, birbirinden çok uzak semtler... Bunlara dayanarak yeni sosyalleşmenin nasıl bir gelişim içinde olduğunu söyleyebilirsiniz?

Küresel kentler aslında çok başarılı dizayn edilmişler. Bir sürü göçmen çekiyorlar, çünkü yeni iş imkânları sunuyorlar. Bir küresel kenti farklı yapan ve insanların üzerinde tartıştığı şey, göçmenlerin izlediği yolların birbirinden farklı olması olabilir. Çok para kazanan elit göçmenlerin sayısı bir hayli fazla, küresel avukatlar veya muhasebeciler gibi. Ancak bir sürü göçmen de fakir. Dünya ekonomisinin New York, Los Angeles ve Londra gibi kentler üzerinde kutuplaştığı yönünde bir tartışma var. Gidiş bu yönde gibi gözüküyor.

- Küresel kentlerdeki insanların gelişimi ne yönde, peki? Dünyanın geri kalanındakilerle belirgin farkları var mı?

Şu anda iki büyük gelişim süreci devam ediyor. Biri, demin bahsettiğim network ağı. Aynı zamanda kırsal nüfusun yok edilmesi sürecinin de sonlarına geliyoruz. Bu insanların gidebilecekleri tek yer artık bağlı oldukları yerel kentler. Üçüncü dünya ülkelerinde ise büyük kentler göçmen çekiyor. Ancak bu süreç küresel kentlerinkinden biraz farklı. Küresel kentler iş imkânı sunduğu için göçmen çekiyor. Çünkü bu kentlere göçün sebebi kırsal alandaki hayatın artık bir şey vaad etmemesi. Ancak göç eden insanlar, büyük kentlerde de kendilerine göre işler bulamıyor. Böylece dezavantaj haline geliyor. Mexico City Havaalanı’ndan uçakla havalandığınızda uzun süre gecekondu mahallelerini görmeye devam edersiniz. Orası kentin diğer yüzü.

- Küresel kentlerin ekonomisi, birçok ülkeninkinden büyük. Gelecekte kent yönetimlerinin ülke yönetimlerinin yerini alması gibi bir ihtimal var mı?

Birçok argümana göre ulus devlet anlamını yitirdi. Bence devlet, yönetim görevlerini yerine getiriyor. Mesela küresel ısınma tehlikesini ciddiye alıyorsak bunun için bir güvenlik oluşturmak gerekli. Eğer ulus devletler var olmayı sürdürmek istiyorsa, bu gibi şeyler üzerine kafa yormaya başlamalılar. Öte yandan, yönetim iki yüz parçaya bölünürse, küresel problemlerle baş etmek çok daha zorlaşır. Ancak eğer devletler, ABD gibi kendilerinden daha güçlü olanların dediğini yapacaksa bu şekilde gelişme sağlamak çok zor. Bu durumda kent yönetimleri çok daha işlevsel olabilir.

http://www.yapi.com.tr/haberler/dunyaya-uzanan-kentler_60461.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!