Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Ev Rahatlığında Bir Proje

Elif Özdemir genç bir mimar. 2002 yılında "Ulusal Mimarlık Ödüllen ve Yapı Dalı 'Yaşam Çevresi' Başarı Ödülü"nü kazandı. Tasarlayıp uyguladığı İstanbul Bilgi Üniuersitesi'ne ait kampus binalarıyla başarısını kanıtlayan Elif Özdemir, mimarlık mesleğinin yanında, tiyatro oyunları ve kısa /timlerin sahne düzenlemeleri çalışmalarında da bulunuyor

Birgün Pazar/Gülşen İŞERİ



lif Özdemir genç bir mimar. 2002 yılında "Ulusal Mimarlık Ödüllen ve Yapı Dalı 'Yaşam Çevresi' Başarı Ödülü"nü kazandı. Tasarlayıp uyguladığı İstanbul Bilgi Üniuersitesi'ne ait kampus binalarıyla başarısını kanıtlayan Elif Özdemir, mimarlık mesleğinin yanında, tiyatro oyunları ve kısa /timlerin sahne düzenlemeleri çalışmalarında da bulunuyor. Son olarak Sıraselınler'de 105 yıllık binanın tasarımı ve mimarlığını yaparak birbirinden Jarklı mimari stil ve çizgileri taşıyan 22 odalı bir otel inşa etti. İstanbul'un tarihsel geçmişini gelecekle birleşti rirerek yorumdığı odalarda; Klasik, Osmanlı, art nouueau, modern, post- modern, popart, brütal gibi çizgi ve kültürlerin izleri, o kültürel hayatın izlerini taşıyan eşyalarla yansıtılmış. Klasik otel odalarından farklı olarak yaşam alanları olarak tasarlanmış bu otel projesi tasarımı ve uygulamasını yapan Elif Özdemir'le konuştuk.

Lush Hip Otel projesinden başlarsak, nasıl gelişti? Sıradışı tasarım ve yaratıcılık gerektiren bir proje olmuş...
Bundan yaklaşık bir yıl kadar önce bana getirildiğinde ve konu olarak da otel düşünüldüğü söylendiğinde, çalışmaya başladım nasıl olabilir diye. Restorasyon yapılmış binalarda hemen hemen bütün çalışmalarımda geçicilikten uzak daha kalıcı, insanlarını kullanımını kolaylaştırması anlamında daha sağlıklı, kalıcı projeler üretmek, hedefim buydu. Bunu yaparken de mümkün olduğu sürece yapılmamış şeyleri yapmaya çalışmaktı. Herkesin yaptığından daha farklı detaylar üretmeye önem gösteriyorum. Burada da biraz böyle gelişti konu. O farklılığı güncel olan mimari çizgilerinin dışında düşündüğümde proje biraz daha şekillendi.

Şekillenme oluşurken neleri dikkate aldınız?
Binanın kendi verileri var. Bunlardan birincisi konumu. Beyoğlu'nda ve Sıra-selviler Cadde'sinde olması. Bu bina son 25-30 yılını boşa geçirmekten ötürü hem cephe karakteri anlamında, hem de kullanım geçmişi anlamında çok kirletilmemiş bir binaydı. Ama bütünüyle yıpratılmış, çökmeye terk edilmişti. Konumunun bize söylediği bir şeyler var. İkincisi, binanın kendi yüzü, mimari nitelikleri, bunlarda da bir iç yıpranmışlığı olmasına rağmen hatta yıkılmasına rağmen cephesi korunabilir durumdaydı. Dolayısıyla cephenin korunması gerekiyordu. Bir diğeri bina iki cepheli ön tarafı Sıraselvi-ler Caddesi arka tarafı da kendi küçük bahçesi olan bir yer. Bahçesinde kocaman ağacı var.

Tüm bunlar bir şey söylüyor zaten. Sonuçta mimari bir projeyi eser fikri üzerinden geliştirdiğimizde bu anlatıklarımdan ötürü de İstanbul'un çok kimlikli, çok farklı mimari üslubun, sosyal kimliğini düşünerek bu binanın içine nasıl yedirebiliriz diye düşündüm. Proje ortaya çıktığında 22 odası olan her bir odasında sözüne ettiğimiz farklı kimliklerin ve üslupların bulunduğu bir proje gelişti. Ve bu kimlikler de rastgele değil binanın konumuna ve olması gereken yere göre şekillendi.

Klasik üsluplar, modernlik ve doğu üslubu... 22 oda da farklı farklı karşımıza çıkıyor... Aslında bir otel odasının çok dışında dışında odalar...
Bana otelde kalmak hep sıkıcı geliyordu. Odalar ne yaparsanız yapın, hep birbirine benzer. Standarttır. Belli standartları vardır. Burada yaratılan değeri o standardın dışına çıkarmak biraz da otel odası gibi olmayan, otelin dışında bir yaşam alanı olarak nasıl kullanılabilir gibi bir düşüncem de vardı. Doğudaki klasik üslupta İstanbul'daki konağın veya Anadolu'daki konağın burada resmedilmiş hali var. Onun dışında bazı mekanlar vardır, girdiğiniz zaman sizi ajite eder, bazıları biraz daha dinginlik verir. Onların nedeni oluşturulan şekiller, renkler, kumaşlar vs.

Her bir odaya girişimde farklı kodları olmalıydı. İnsanlar kendilerine ait mekanı nasıl tasarlarlar diye düşünerek oluşturdum. Farklı beğenileri oluşturmaya çalıştım. Bu çalışmaya tasarım demek benim hoşuma gidiyor. Açıkçası ben her yerin aynı olduğu bir yer istemezdim. Sadece yatılmaya gelinen bir yer olsun da istemezdim. Benim yaptığım şey eksik, birileri de tamamlamalı. Heykellerle, oyunlarla, resimlerle, müziklerle tamamlanmalı. Başka insanlarında dokunuşu başka hayatları da ortaya çıkartacaktır.

Bu tasarımı yaparken etkileşim oldu mu? Mesela doğu izleri bazı odalarda...
Hafıza yoklaması yaptım. Her yeri dolaştım. Mesela Safranbolu evinin boş odası benim hafızamda, onu düşünerek yaptım, tasarladım.

Bu otel Türkiye'de ilk. Bu ilk yaratıcılığın önünü açacak gibi geliyor...
Açıldığından bu yana epey gezildi. Sonuçta burada 22 oda var. Çokluk hissi yaratıyor. Bu hissi vermiş olması elbette keyifli. Türkiye'de de bazı şeyler kendine göre tükendi. Özünü toparlayıp belki de kendine özel ve özgü şeyler yaratma çabası ile pek çok şey de olduğu gibi mimari tasarımda da gelişiyor.

Şimdi baktığınızda eseriniz nasıl bir izlenim veriyor size?
Bu kadarını beklemiyordum. Kafamda netleştirmiştim iş bittiğinde de her şey ortaya çıkmıştı. Kafanızda yarattığınızı somut olarak görmek başka bir şey.

Daha önceki projelerinizi düşündüğümüzde, hepsi birbirinden farklı... Örneğin Bilgi Üniversitesi'nin Dolapdere Kampüsü'nün dış cephesi... Ve burası... Bu farklılığı nasıl yaratıyorsunuz, görmek ve bakmakla mı ilgili?
Dolapdere'de boş araziye baktım. Çelik bina azdı. Kafamda oluşmuştu. Bu binaya girdim nasıl olur da başka olur fikri üzerinden yola çıktım ve böyle bir şey çıktı. Mimar olarak olaya nasıl yaklaştığım mı yoksa nasıl ilişki kurduğum muydu? Bilmiyorum. Tam olarak ifade edemiyorum. Evet, hepsi birbirinden farklı ama bunlarda aynı olan şey var sanırım. Nasıl baktığımla ilgili bir durum.

Çevre faktörü etkili oluyor sanırım...
Tamamen duvarla çevrili bir bina, dışarıya kapalı, içerde ise koca bir hayat var. Bölgedeki karmaşıklıktan uzak bir yapı. Lush Hip'de de bütün bu kültürel geçmişi burada nasıl toparlarız fikri vardı... Çünkü Beyoğlu'ndasımz. Canlandırma yeniden yaşama katma... Tüm bunlar bakmakla mı ilgili bilemiyorum.

http://www.yapi.com.tr/haberler/ev-rahatliginda-bir-proje_50297.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!