Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Mekân Üzerine Denemeler...

Kayıtsız, mekân algısı üzerine medyatize edilmiş belleğimizi sorguluyor. Fiziksel mekânları algılarken kullandığımız parametreler üzerine düşündürüyor. İşlerin sergilendiği mekânın koridorları tamamen karanlık ve bir labirent gibi izleyiciyi her defasında yeni bir işe yönlendiriyor.

Cumhuriyet DERGİ/Deniz ÜLKÜTEKİN
Mekân Üzerine Denemeler...

ayıtsız, mekân algısı üzerine medyatize edilmiş belleğimizi sorguluyor. Fiziksel mekânları algılarken kullandığımız parametreler üzerine düşündürüyor. İşlerin sergilendiği mekânın koridorları tamamen karanlık ve bir labirent gibi izleyiciyi her defasında yeni bir işe yönlendiriyor. Mushon Zer-Aviv, Kate Armstrong, Dan Phiffer, Laila El-Haddad ve Neger Tahsini, sergi hakkında konuştuğum sanatçılar. Mushon Zer-Aviv, ülkesini temsil etmenin yanında bir sanatçı olarak kendisini temsil etmenin de önemli olduğunu söylüyor. Serginin kuratörü Başak Şenova da Zer-Aviv’e katılıyor ve “sanatçılar, ülkelerini temsil etmekten çok geldikleri coğrafyaların koşulları, yaşadıkları gerçeklikler üzerinden mekânların nasıl algılandığını sorguluyor” diyor. Yine de Laila El-Haddad için biraz farklı bir durum söz konusu.

El-Haddad, bir gazeteci. Ülkesindeki savaş nedeniyle ABD’de kocası ve çocuklarıyla yaşıyor, Gazze’ye ise sınırların kapalı olması nedeniyle geri dönemiyor. Kayıtsız’ın en ilgi çekici projeleri arasında yer alan You Are Not Here’de (Burada Değilsiniz) Mushon Zer-Aviv’in yanı sıra Kati London, Thomas Duc ve Dan Phiffer ile birlikte çalıştı. Projede, New York sokaklarında Bağdat’ın ve Tel Aviv sokaklarında Gazze’nin belli başlı mekânları sunuluyor. Nasıl mı? Birisine yaratılmak istenen kentin haritası veriliyor ve bulunduğu kentin sokaklarında haritayı takip ederek diğer kentteki mekânı sembolize eden işareti bulması amaçlanıyor. Daha sonra da ücretsiz bir telefon hattı üzerinden o noktanın özelliklerini dinleyebiliyorsunuz. Sergide bu projenin belgesel sunumu da bir yerleştirme olarak yer alıyor.

El Haddad, projeyi tamamen kişisel bir iş olarak görüyor. “Sosyal yaşamın en yoğun olduğu kent sokaklarında bile bireyin hareketi inceleniyor” diyor. Zer-Aviv de kendisiyle aynı görüşte. Projenin El Haddad’ın kişisel algısıyla ilgili olduğunu yineliyor ve “Gazze ile Tel Aviv arasında ilişki kurarken bundan faydalandık” diyor. “İsrailli ve Filistinli sanatçılar olarak birlikte çalışma fikrinden çekindiniz mi?” soruma, El Haddad, “Başlarda biraz çekindim. Ancak proje fazlasıyla gerçekti, biz de birbirimize karşı hep dürüst olduk ve her şey yolundaymış gibi davranmaya çalışmadık” diyerek cevap veriyor. Zer-Aviv de El Haddad’a ulaşmadan önce nasıl bir tepkiyle karşılaşacağını bilmediğini ifade ediyor: “Kendisiyle çalışmak istediğimi söyledim. Nasıl karşılayacağını bilmiyordum, ama sonuçta sağlıklı bir iletişim kurmayı başardık” . Negar Tahsili içinse serginin ismi sürpriz olmuş. Çünkü işi dünyada belki en çok kaydedilen “11 Eylül”ün farklı coğrafyalarda nasıl algılandığı ve tüm algı kodlarının bir arada yarattığı durumlar üzerine.

Farklı ülkelerden insanlarla çalışmanın kendisi için mükemmel bir deneyim olduğunu belirten Kate Armstrong ise Path (Yol) adlı çalışmasını, “bir şahsın Montreal’de 2005 ve 2007 yılları arasındaki gezileri” olarak tanımlıyor. “Bu on iki bölümden oluşan bir kitap projesi. Armstrong, her zaman dille ve metinlerle ilgili çalışmalar yaptığını belirtiyor. Sergiyle ilgili ise “Kayıtsız’da her şey iletişim halinde. Ancak birbiriyle örtüşse bile bütünleşmesi zor olan mekânlar var” diyor. Dan Phiffer de sergiyi tanımlarken benzer şeyler söylüyor. “Kayıtsızdaki işlerin birçoğu ana başlıkla örtüşüyor. Bu sergi mekânları gezmekle ilgili. Turizm dediğiniz zaman belli başlı yerleri gezip resim çekmek akla geliyor. Ancak Bağdat veya Gazze’yi böyle gezemezsiniz”.

Fiziksel belleğimiz için alternatif...

Kayıtsız sergisinin kuratörü Başak Şenova, birçok ülkeden farklı sanatçıların mekân konusu etrafında nasıl bir araya getirdiğini anlatıyor.

- Farklı yerlerden farklı işleri olan isimleri bir araya getirdiniz. Bütünlük sağlamak zor oldu mu?

Baştan beri mekân kavramı üzerinde çalışıyordum ve bu doğrultuda çalışan sanatçıları bir araya getirdim. Sergilenen işler, kendi arayış yolları, gözlemleri ve yaklaşımlarıyla, algı kodlarını yeniden kurguluyor.

- Yapmak istediğiniz, izleyicinin kendi belleğinden sıyrılmasını sağlayıp yeni bir bakış açısı getirmek mi?

Tam aksine bu durumun altını çizmek. Her işle mekân algısına yapılan müdahaleyi vurgulamak istedim. Mekânsal tasarımın öncelikli amacı izleyiciyi, bulunduğu fiziksel mekândan koparıp, işlerin kurduğu mekânların gerçekliğine yönlendirmekti. Galeriyi, duvarla bölerek, bazı kısımlarını kapatarak, duvarları siyaha, tavanı koyu griye boyayarak, zemini siyah halıyla kaplayarak, girişte izleyicinin yolunu kesip, galeriye girme yönlerini belirleyen duvar örerek dönüştürdük. Her izleyicinin “okuma”sına bağlı olarak birbirleriyle yeni linkler kurarak, alternatif izlekler sunuldu.

http://www.yapi.com.tr/haberler/mekan-uzerine-denemeler-_60469.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!