Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 

Mimarlar Odası: "Maslak 1453’ten daire alanlar tehlikede"

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi İkinci Başkanı Sabri Orcan ve Mücella Yapıcı, 13 Kasım Salı günü yaptıkları basın açıklamasında, Maslak 1453 projesinin hukuki süreci hakkında bilgi verdiler.

yapi.com.tr
1
  • Mimarlar Odası: "Maslak 1453’ten daire alanlar tehlikede"
  • Mimarlar Odası: "Maslak 1453’ten daire alanlar tehlikede"
  • Mimarlar Odası: "Maslak 1453’ten daire alanlar tehlikede"
  • Mimarlar Odası: "Maslak 1453’ten daire alanlar tehlikede"

TMMOB Mimarlar Odası, bugün (13 Kasım 2012) Maslak 1453 projesi hakkında basın açıklamasında bulundu. İstanbul Büyükkent Şubesi İkinci Başkanı Sabri Orcan ve Mücella Yapıcı, açıklama metnini sunmadan önce projenin hukuki süreci hakkında basın mensuplarına bilgi verdi.

Basın açıklaması kararının oda yönetim kurulunca çok tartışıldığını belirten Sabri Orcan, açıklamanın tüm oda üyelerini kapsayabilecek hale getirilmesi için çalıştıklarını söyledi. Orcan’ın ardından söz alan Mücella Yapıcı, “Kentin felaketine neden olacak bu süreç, ne yazık ki bir müteahhidin haddini aşan tavrıyla gündeme geldi” dedi. Emlak Konut GYO ve Ali Ağaoğlu’nun 14 Kasım 2012 tarihinde bir basın açıklamasında bulunacağını hatırlatan Yapıcı,  bu açıklamadan önce basın mensuplarını ve kamuoyunu bilgilendirmeyi amaçladıklarını vurguladı.

Basın açıklamasından önce projenin yapıldığı araziye ilişkin hukuki süreci ve teknik bilgileri sunan Yapıcı, projeye açılan dava sürerken inşaatın devam etmesine dikkat çekti.

2010 yılında gecekondu önleme bölgesi ilan edilmişti 

Mücella Yapıcı, projeye ilişkin hukuksal süreci, projenin yapıldığı alanı üst ölçek planlarla karşılaştırarak ve davaya ilişkin sunulan bilirkişi raporunu değerlendirerek aktardı.

Projenin yapıldığı arazinin 2010 yılında Jandarma Genel Komutanlığı’ndan devredilerek gecekondu önleme bölgesi ilan edildiğini söyleyen Yapıcı, gecekondu önleme bölgesi kararının dar gelirli kesime konut sağlamak anlamına geldiğini hatırlatarak, yüksek rant amacı güdülerek yapılan bir projeyle yasal kararın hiçbir hukuksal bağı olamayacağını vurguladı. İstanbul Çevre Düzeni Planı üzerinde alanı gösteren Yapıcı, alanın planda askeri arazi olarak göründüğüne de dikkat çekti.

Maslak 1453’ten daire alanlar tehlikede 

Sunumunu alana ilişkin planlar üzerinden sürdüren Yapıcı, projenin içinden bir enerji gerilim hattının geçtiğini gösterdi. Bu alanların yapılaşma için çok tehlikeli olduğunu belirten Yapıcı, “Yüksek enerji gerilim hatlarında yapılaşmaya kesinlikle izin verilmez. Rekreasyon alanı ya da aktif yeşil alan kararı bile alınmaz bu alanlarda” dedi. Proje alanının çok eğimli olduğunu söyleyen Yapıcı, projenin taşkın riskini de arttırdığı vurguladı. Maslak 1453 projesinin İstanbul’un su dengesine, zemin yapısına ve orman alanlarına tahribat verdiğini söyleyen Yapıcı, bu tahribatın mimarlık mesleğine saygısızlık yapılan bir reklam filmiyle sunulduğunu belirterek konuşmasını bitirdi.

Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi’nde Maslak 1453 projesi ile ilgili basın açıklaması yapılırken, Orman ve Su İşleri Bakanlığı da Fatih Ormanı Mesire Yeri’nin sözleşmesini feshetti.

 

Mimarlar Odası'nca yapılan basın açıklamasının tam metni ise şöyle:

Değerli Basın Mensupları,

Bugün tüm dünyada sermaye, yaşamakta olduğu krizi aşmak için kentleri, tarihsel, doğal ve kültürel değerleri metalaştırarak ekonomiye girdi olarak sokma peşindedir. Toplumsal muhalefetin baskılandığı toplumlarda bu süreç; tarihi, doğal ve kültürel değerlerin büyük bir tahribatı olarak karşımıza çıkmaktadır. Son dönemlerde ülkemizde “afet riski tehlikesi” adı altında gündeme gelen ve imar mevzuatları olarak karşımıza çıkan düzenlemelerin tek amacı da, metalaştırılan kent topraklarından azami rant sağlamaktır.

Bilindiği gibi, her paylaşım, doğası gereği farklı taraflar oluşturur. Bugün ülkemizde yaşanan süreçte de, bir tarafta yaşam kaynaklarını insanlığın geleceği için koruma mücadelesi, diğer tarafta ise yaşam kaynaklarını metalaştırarak mali kaynağa dönüştürme çabası yer almaktadır.

Yargının siyasallaştırıldığı, toplumsal muhalefetin susturulmaya, meslek odaları gibi kamu kurumlarının da yasal düzenlemelerle hizaya getirilmeye çalışıldığı bir süreçte; sınır tanımayan bir gücü elinde bulunduran iktidarın yarattığı hukuksuzluk ortamından yararlanmaya çalışan kimselerin ortaya çıkması da kaçınılmazdır. Son günlerde bu duruma dair en önemli örnek, “Maslak1453”isimli projedir. İlgili projenin reklamları, görsel ve yazılı basında yer almaya başladığı ilk günden itibaren, gerek yeri ve yaptığı tahribatın boyutları ile gerekse reklamda kullanılan dil itibarı ile kamuoyunda tartışmalara konu olmaktadır.

Projenin yer aldığı alan, kentin en önemli ekolojik koridor alanlarından biri olan ve herhangi bir yapılaşmanın olmadığı, bu anlamda da kuzeye doğru meydana gelebilecek yapılaşma baskısını durduran tampon bölge niteliğindedir. Riskli jeolojik yapısı, dere koruma ve taşkın alanları ile Cendere Vadisi’ni de kapsamakta olan bu önemli bölge, Büyükkent bütünlüğü açısından ekolojik rezerv ve kentsel rekreasyon alanı olarak değerlendirilmesi gerekirken; ilgili imar planları T.C. Başbakanlık Toplu Konut Dairesi Başkanlığı tarafından yerel yetkilerin gaspı ile hazırlanarak onaylanmıştır. Söz konusu plan alanı Şişli İlçesi, Ayacağa Gecekondu Önleme Bölgesi’ni içermekte olup, TOKİ Başkanlığı’nca hazırlanarak onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı iptali için 12.11.2010 tarihinde açmış olduğumuz bir dava söz konusudur.

Elimize ulaşan ve dava konusu 11.08.2010 onanlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı’nın planlama ilke ve teknikleri ile kamu yararına uygun olmadığını belirten bilirkişi raporunda ise, bilirkişi heyetinin şu tespitleri oldukça önemlidir:

Dava konusu 11.08.2010 onanlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı, üst ölçekli plan olan 13.02.2009 onanlı, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni İmar Planı ile uyumsuzluk göstermekte; 

Kentin yaşamsal varlığı için vazgeçilmez önem teşkil eden orman alanları üzerinde yapılaşma katsayılı (E: 2.20) değerlerle yapılaşmaya açılması, üst ölçekli planın amaç ve planlama ilkeleri ile tamamen aykırı bir içerik ortaya koymakta;

İçerdiği veri tabanları, yüksek eğim derecesi ve toprak yapısı sebebiyle jeolojik açıdan önemli eşiklere sahip olan arazide, tüm bu eşikler aynı yapılaşma koşullarında konut alanı olarak ön görülerek özellikle İstanbul gibi deprem kuşağında bulunan bir kent için hayati bir risk ortaya koymakta;

16.09.2011 onaylı 1/5000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planı ile de; yeşil alan oranının azaltıldığı, konut alanının arttırıldığı, alanın sınırlarının büyütüldüğü ve dolayısı ile 2010 onanlı plana göre donatı standartlarının da daha da azaltıldığı görülmektedir.

Söz konusu davada, kamu yararı lehine belli bir aşamaya gelinmesinden hemen sonra, "Maslak 1453" isimli projenin reklamlarının ortaya çıktığı ve satışlarının da yapıldığı görülmektedir; bu anlamda bahsi geçen projenin reklamlarının zamanlaması da dikkat çekicidir.

Sınır tanımayan bir iktidardan alınan güç nedeniyle; geçmişte ilkel yöntemlerle ve sadece rant amaçlı binalar yapan bir inşaat şirketi, bugün aynı düşünce yapısı ile planlama kriterleri ve kamu yararı açısından problemli bir alanda bu projeyi gerçekleştirmektedir. Projenin yaratacağı çevre tahribatının yanında, başka bir vahim mesele de ilgili projenin reklam filminde kullanılan dil ve üsluptur. Çekilen reklam filminden, mimarın emeğini temsil eden proje paftaları bir müteahhit tarafından elinin tersi ile yere atılmakta ve mimarlık mesleği itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır.

Mimar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi olarak; hem yapılan proje ile bölgede ciddi bir çevre tahribatının önünün açılmış olmasını, hem de projenin reklam filminde mimarlık mesleğinin itibarsızlaştırılmaya çalışmasını kınadığımızı, siz değerli basın mensupları ve kamuoyu ile paylaşmayı gerekli görüyoruz.

TMMOB
Mimar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

Yönetim Kurulu 

http://www.yapi.com.tr/haberler/mimarlar-odasi-maslak-1453ten-daire-alanlar-tehlikede_102866.html

Read Comment Section
1 Yorum Yorum Yaz
  • Mimarın emeğini temsil eden proje paftalarının müteahhit Ali AĞAOĞLU tarafından elinin tersi ile yere atılarak mimarlık mesleğinin itibarsızlaştırılmaya çalışmasını şiddetle kınıyorum. Söz konusu reklam filminin durdurlması için dava açılmasını öneriyorum. Ali Ağaooğlu'na hizmet üreten mimar ve mühendis arkadaşlarıma saygılarımı sunuyorum. YANITLA
1 yorumdan 1 tanesi gösteriliyor. 
Yorumunuzu ekleyin
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!