Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen
İLİŞKİLİ HABERLER

Sulukule Kazılmalı

Sulukule için Mimarlar Ne Öngörüyor?

Burada yaşayan halkla hiç bir ilişki kurmadan, proje fikirlerini, amaçlarını tartışmaya açmadan böylesine bir iş gerçekleştirmek ve bunu "Kentsel Yenileme Avan Projesi" olarak adlandırmak herkesin harcı olmasa gerek.

BirGün Gazetesi/Korhan GÜMÜŞ
Sulukule için Mimarlar Ne Öngörüyor?

andaki çizim Fatih Belediyesi'nin dağıttığı bir broşürün arka kapağında yer alıyor. Bu çizimin Sulukule'de projelendirilen evlerden birinin kat planı olduğunu "Hatice Sultan ve Neslişah Mahalleleri Yenileme Avan Projesi" başlığından anlıyoruz.

Burada yaşayan halkla hiç bir ilişki kurmadan, proje fikirlerini, amaçlarını tartışmaya açmadan böylesine bir iş gerçekleştirmek ve bunu "Kentsel Yenileme Avan Projesi" olarak adlandırmak herkesin harcı olmasa gerek. Hiç kuşkusuz bu işin nasıl bir marifet gösterisi olduğunu, bu çizimi yapanlar da biliyor olmalılar ki, eserlerinin altına imzalarını dahi koymamışlar. Bakınız bu projenin sahipleri daha neleri başarmışlar:

Semte hiç uğramadıkları ve basit bir araştırma dahi yapmadıkları halde Sulukule'nin altında hiçbir arkeolojik kalıntı olmadığını keşfetmişler. Sulukule halkının otomobillerini rahatça park etmeleri için bütün binaların altı garajla kaplamışlar ve yapı dizilerinin içine de iniş rampalarını yerleştirmişler. "Yalnızca bu garajların maliyeti ile bütün mahalle restore edilir" diye görüş bildirenleri de "siz Sulukule'de yaşayan insanların otomobil sahibi olmalarını istemiyor musunuz" diyerek susturmuşlar.

Ancak bu mimarlar projelerini geliştirirken çok ama çok önemli bir iş daha yapmışlar: Sulukule'de "surlara uyumlu" binalar tasarlamışlar. Broşürdeki ve basında projeyi tanıtan açıklamalardan öğrendiğimiz tasarım konseptine göre "surlara uyumlu" olsun diye binalara çizimde de gördüğümüz bir takım çıkıntılar yapılmış. Binaların cepheleri işverenin isteklerine ve son günlerin modasına uygun olarak "Osmanlı" tarzında cum-balandırılmış... Böylece bu projenin sahipleri öznelliği, sorgulamayı hatta rekabeti ortadan kaldıran bir meslek sırrı keşfetmiş gibi, bu çiziktirmelerinin altına isimlerini bile koymadan buluşlarını İstanbul'a armağan etmişler.

Ayrıca, bu "kentsel yenileme projesi"ni yapanlar ve bu iş için iki senedir bizim ödediğimiz vergilerden maaş alıp bu müstesna becerilerini sergileyen tasarımcılar ve plancılar kiracıların, kamulaştırma tehdidi karşısındaki mal sahiplerinin yer değiştirebilir yaratıklar olduğunu da keşfetmişler. Dolayısı ile kiracıların her türlü ortamda, hatta kentin dışında, kervan geçmez, kuş uçmaz Taşoluk beldesinde yaşayabileceklerini, günde en az beş saat ulaşıma ayırarak ve kazandıkları bütün parayı tüketerek çalışabileceklerini hem de dönüşte gece yarısı geçtikleri yolları müzikle şenlendirerek ulaşabileceklerini varsaymışlar.

Doğrusu plancıların ve araştırmacıların bu uzak görüşlülüğüne ve halkın yaşam biçimi konusundaki yaratıcı fikirlerine de ayrıca bir defa daha şapka çıkarmak lazım. Bu projeyi hazırlayan mimarlar Sulukule'de yaşayan insanların evlerini beğenmiyorlarmış.

Onların yaşama biçimini değiştirmek istiyorlarmış. Bunun için mahallede bir Semt Proje Bürosu oluşturmak, halkla iletişim kurmak yerine çok ilginç ve yenilikçi bir katılım yöntemi geliştirmişler. Bu mahallede yaşamayan ama surların hemen bitişiğindeki bu tarihi yeri ihya etmek için kalbi pır pır eden yatırımcılarla duygusal ilişkiler kurmuşlar.

Daha da ilginci bu projeye güya yön veren 5366 Sayılı Kanun, 2863 Sayılı Kanun'un, "Koruma Kanunu"nun bir uzantısı, tamamlayıcısı. Bu nedenle kanun SİT alanı ilan edilmiş bölgelerde herhangi bir yere yapılacak cinsten konut sitesi inşaatını öngörmemesine rağmen bu mimarlar yeni bir yorum getirmişler. UNESCO Konvansiyonu gibi uluslararası yükümlülükleri de, hatta anayasal hakları da askıya alacak bir biçimde bölgenin yaşam ekonomisini toptan yok edecek kararlar geliştirmişler. Dolayısı ile bu projenin ortaya koyduğu özellikler aynı zamanda yasanın dışına çıkılarak, emlak spekülatörleri için bir fırsat yaratılması anlamını taşıyor.

Nitekim son olarak AKP Fatih İlçesi'nde yaşanan "istifa" skandali ve bir AKP'li yönetim kurulu üyesinin Sulukule'de yatırım amacıyla bina satın aldığını ve diğerlerinin de satın aldığını ifşa etmesi olan biteni bütün çıplaklığı ile ortaya koyuyor. Bakalım bu mimarlar hala "bizden müşterimiz böyle bir proje istedi, onun için bunu yaptık" diyebilecekler mi?

http://www.yapi.com.tr/haberler/sulukule-icin-mimarlar-ne-ongoruyor_59322.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!