Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

‘Ulus, Boğaziçi’ne Atılmış İlk Yumruktur’

87 yaşındaki İstanbul tarihçisi Orhan Erdenen, ‘Boğaziçi Kendini Anlatıyor’ adlı kitabında Boğaziçi’ni masaya yatırıyor.

Zaman PAZAR
‘Ulus, Boğaziçi’ne Atılmış İlk Yumruktur’

7 yaşındaki İstanbul tarihçisi Orhan Erdenen, ‘Boğaziçi Kendini Anlatıyor’ adlı kitabında Boğaziçi’ni masaya yatırıyor. Boğaziçi’nin milli park ilan edilmesini isteyen Erdenen, “Ulus semti, Boğaziçi’ne atılmış ilk yumruktur. Boğaz’ın kelebeğini, kuşunu, suyunu, makisini göz önüne almadan nâzım planı yapılamaz. Bu hızla giderse 20 sene sonra Boğaziçi kalmaz.” diyor.

1920 doğumlu, yürüyen bir tarih Orhan Erdenen. İstanbul’un tarihî çarşılarını, Adalar’ı, mezarlıkları, kuşları ve Boğaziçi sahilhanelerini kaleme döken 87 yaşındaki Erdenen, son yazdığı ‘Boğaziçi Kendini Anlatıyor’ isimli eserini Kitabistanbul Yayınları arasından çıkardı. Gravürleri, fotoğrafları, cildi ve zengin içeriğiyle göz dolduran eserde Erdenen’in elli yıldır adım adım dolaştığı Boğaziçi’nin tarihi, bugünü, arkeolojisi ve coğrafyası, imarı ve turistik özellikleri yanında silueti, kuşları, yalıları, kumsalları, seyir tepeleri, kuş ve kelebekleri, bitki örtüsü, dereleri ve suları, sebze ve meyveleri, afetleri, şarkıları, ressam ve yazarları, çeşme ve türbelerine kadar hiçbir nokta atlanmadan ele alınıyor. Tekmili birden Boğaziçi, eşsiz güzellikleriyle bu kitapta. Yazar ve İstanbul tarihçisi Orhan Erdenen ile Boğaziçi’nin dününü ve bugününü, elde kalanlarını ve kaybolanlarını konuştuk…

‘Boğaziçi Kendini Anlatıyor’ kitabınız elde kalanlara dair bir güzelleme mi, yoksa kaybettiklerimize hüzünlü bir gönderme mi?

1936 yılında Kabataş Lisesi’nde okurken İstanbul’un tarihi dikkatimi çekti. 1963’ten 1973’e kadar TRT Radyosu’nda İstanbul’u anlatan radyo programları yaptım. O dönemde bile konuştuklarımızın büyük kısmı üzüntü üzerine idi. Bu kitapta da ısrar ettiğim şey, bu şehrin monografik etüdünün yapılmasıdır. Ben Adalar’ı ve bu kitapla da Boğaziçi’ninkini yaptım. Bu şehrin kuşları, kelebekleri, çok çeşitli maki ve ağaçları vardı. Mesela İstinye’de Sokrat’ı zehirleyen bitkiler bile vardı. Tarabya’da III. Selim döneminden kalma ahşap bir kayıkhane, üç yıl önce yıkıldı. Çırağan’ın altı, olduğu gibi mezarlıktı ve orada üç dere geçiyordu, Yahya Efendi’nin yanında da Mevlevihane vardı. Anıt ağaçlar, yalılar, camiler, tekkeler, korular gitti. Dünya Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Amerikalı, “Dünyada coğrafya bakımından en önemli üç şeyden ikisi nerededir diye sorsalar Boğaziçi’ndedir derim” diyor. Bunlar kelebek ve kuşların bu suyolundan geçmesidir. Kral kelebekleri buradan geçiyor. İtalya ve Yunanistan onların geçtiği zamanlarda özel bir turizm yapıyor. İstanbul’da Kefeliköy’de konaklıyor bu kelebekler. Gece bunları orada görmek mümkün, ben gördüm. Kefeliköy’de bulunan su 1,5 derece sertlikte, eczanede bile bulmak zor. Bu su Atatürk ve İnönü’ye de gidiyordu. Yok ettiler o suyu da.

Siz İstanbul Belediyesi’nde de çalıştınız bir dönem. Neler değişti?

İstanbul Belediyesi’nde Yatırım Planlama Müdürlüğü’nde çalıştım. Dünyada manzara oranı en çok % 10 ila 20 arasında iken 1971’de İstanbul’un manzara oranı % 95 idi. Topkapı Sarayı’nın bulunduğu yer dünyanın en güzel peyzajı kabul ediliyor. Boğaziçi’nin 200 yeri manzaraya sahip. Mesela Rasathane’nin İcadiye denilen yerinde 18 m²lik bir alan var, oradan bir bakın Boğaz’a, aklınız durur. İşte bu üzüntüyle bu kitabı 15 yıldır yazıyorum. Herkes adım atmadığım yer yok der; ama benim gerçekten Boğaziçi’nde adım atmadığım yer yoktur. 1960 yılından beri geziyorum. Beş bin kadar fotoğraf çekmişimdir. İstanbul’un her yeri koruydu. Şimdi elde Yıldız, Bebek, Emirgan, Cumhurbaşkanlığı, Kocataş, Tarabya, Beykoz, Anadolu Kavağı, Fethipaşa ve Mihrabat Korusu kaldı.

Kaç yalı vardı ve bugüne kaç yalı kaldı Boğaziçi’nde?

II. Mahmud, Yeniçeri Ocağı’nı kaldırdıktan sonra hem kendi dinlensin hem de halka huzur getirsin diye bir hamle olarak muazzam çeşme, eser ve yalı yaptırdı. Bostancıbaşı’nın tuttuğu deftere göre Haliç’ten Fenerbahçe’ye kadar tam 2500 tane yalı tespiti yapılmış. Bugüne ise 1. sınıf yalı olarak 67, toplamda ise 365 tane yalı kaldı. Birçoğu da Yılanlı ve Hasippaşa yalıları gibi bilerek yakıldı ve yıkıldı.

Bu yüzden mi Boğaziçi’ni ‘can çekişen suyolu’ diye adlandırıyorsunuz kitapta?

Evet. Ulus Mahallesi ilk yumruktur Boğaziçi’ne. Ulus; Roma, Bizans ve Osmanlı’da seyir teraslarından birisidir. Hem mehtabı hem güneşin batışını seyredersin orada. Ama şimdi bir avuç yer kaldı. Beykoz’dan bir bakın Yapı Kredi binası, Sabancı kuleleri gibi binaları görünce korkar, gözünüzü indirirsiniz.

Bu tahribat ne zaman başladı?

1935’te Atatürk’e, ‘Ne olacak bu Haliç’in durumu? Biz hamle yaptık...’ filan denilince Atatürk, Fransız şehir uzmanı getirdi. O da Galata ve Haliç’i sanayiye açtı. Bu yıkım süreci Menderes döneminde de devam etti. Bugüne kadar 28 nazım planı yapıldı bu şehre. Hepsi de yanlış bu planların. Boğaz’ın kelebeğini, kuşunu, suyunu, makisini göz önüne almadan plan yapılmaz. Cumhuriyet, maalesef İstanbul’u yeteri kadar kavrayamamıştır. Bu hızla giderse 20 sene sonra Boğaziçi kalmaz.

Ne yapılmalı peki?

Mimar Sinan’dan Prof. Mehmet Çubuk’un doktorası Boğaziçi’nin mili park ilan edilmesi üzerineydi. Burası milli park ilan edilmelidir. Üçüncü bir köprü filan kesinlikle olmamalı, bu nüfusu çoğaltıyor. Bir süre müddet verip birtakım işyerleri ve binaları da yıkmak lazım.

Bu yok oluşun sorumlusu olarak hep Anadolu’dan gelen insanlar gösterilir. Yalısını, konağını apartman olsun diye satan İstanbulluların hiç mi suçu yok?

Hepimiz sorumluyuz. Müteahhide veren de sorumlu devlet de. 1971 yılında bakanlığın tesciline kadar Boğaziçi’ndeki yalıların birçoğu vergi borcu var diye yıkıldı. Onları kamulaştırabilirdi ve vergi alınmayabilirdi oysa.

Boğaziçi’nin Thames, Amazon, Venedik, Tuna, Süveyş, Nil, Amsterdam, Leningrad, Singapur gibi suyollarından en büyük farkı nedir size göre?

Bir defa çok temiz bir su. Üstten tatlı, alttan tuzlu su geliyor. Balıkların senede iki defa göç ettiği bir yol. Ayrıca kendine göre birtakım anaforlar yapan ve yukarı çıkışı da kolaylaştıran bir özelliği var. Bu su, mevsim farkları oluşturuyor. Kendine özgü çok güzel bir sisi var. Ekim ayında nefis bulutları oluyor, bunu dünya fotoğrafçıları iyi bilir. Aynı zamanda dünyanın en güzel sularını oluşturuyor. Bu da tabiatı etkiliyor. Sadece Çengelköy’de 14 çeşit dut oluyor bu sayede. Boğaziçi muazzam yaşayan bir organizma.

‘Boğaziçi Kendini Anlatıyor’ kitabı bir vefa borcuydu

Kitabistanbul Yayınevi sahibi Ömer Faruk Dertsiz, büyük boy ve 504 sayfalık “Boğaziçi Kendini Anlatıyor” kitabını bize emanet bırakılan İstanbul’u gelecek kuşaklara aktarma adına bir vefa borcu olarak gördüğünü ifade ediyor. Kitabİstanbul’un bu şehre ve bu şehirde yaşayanlara tarih bilincimizi ve kaybolan geçmiş güzelliklerimizi hatırlatmayı bir yayın prensibi olarak ortaya koyduklarını belirten Dertsiz, “Bu eseri hazırlarken en zorlandığımız durum bahsedilen eserli fotoğraflamak oldu. Birçok yer günümüze eski şekliyle ulaşmadığından fotoğraflarla metin bütünlüğünü sağlama noktasında sıkıntı çektik. Ama hakkını verdik. Bundan sonra, 1,5 yıldır hazırlığı süren İstanbul’un 1800’lü yıllarda yapılan gravürlerle bugünkü halini fotoğrafla veren bir çalışmayı çıkaracağız.” diyor. Bilgi için 0212 520 13 76

Yürüyen tarih Orhan Erdenen
1960’tan beri İstanbul’u gezen Orhan Erdenen, “Boğaziçi’nde 2500 yalı vardı, şimdi 365 yalı kaldı. Boğaziçi’ne atılan ilk yumruk Ulus semtidir. Cumhuriyet, İstanbul’u yeteri kadar kavrayamamıştır. Bu güne kadar İstanbul için yapılan 28 nazım planı da yanlıştır.” diyor.

http://www.yapi.com.tr/haberler/ulus-bogazicine-atilmis-ilk-yumruktur_55724.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!