Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Yeni Bir Paradigma

Türkiye basının da geçtiğimiz ay içinde sıkça sözünü ettiği Louvre Müzesi'nin Abu Dabi Saadiyat adasında bir "şube" kurması, aynı adada Louvre dışında yeni bir Guggenheim'ın açılması, artı iki kültür kompleksi kurulması, projede, müzecilik mimarisinde dünyaca en ünlü dört mimarın etkin olması (Tadao Ando, Franck Gehry, Jean Nouvel, Zaha Hadid)

Radikal İKİ/Nora ŞENİ
Yeni Bir Paradigma

ürkiye basının da geçtiğimiz ay içinde sıkça sözünü ettiği Louvre Müzesi'nin Abu Dabi Saadiyat adasında bir "şube" kurması, aynı adada Louvre dışında yeni bir Guggenheim'ın açılması, artı iki kültür kompleksi kurulması, projede, müzecilik mimarisinde dünyaca en ünlü dört mimarın etkin olması (Tadao Ando, Franck Gehry, Jean Nouvel, Zaha Hadid) yeni bir kültür/kent paradigmasının varlığını, bu paradigmanın küreselliğini sergiliyor. Bu paradigmayı şöyle tanımlamak mümkün: Gelişmek, görünürlük elde etmek isteyen bir şehir, yeni merkezler yaratmak isteyen, mekânsal odaklar oluşturmak, yeni kamusal alanlar kurmak isteyen bir kent, bu yolda oluşturduğu mimari/kentsel dönüşüm projesinin başarısı için o projenin merkezine ünlü bir müzeyi yerleştirmek ya da bir sanat eserleri sergi alanı oluşturmak durumunda. Kurulacak müze, kentsel dönüşüm projesinin eksenini oluşturacaktır. 80'li yıllarda yeni mahalleler, yeni uydu kentler oluşturulurken kentsel projelere eksen olarak, kamusal alan yaratacaklarına güvenilen ticaret merkezleri kurulurdu, Amerikalıların deyimiyle 'mall'lar inşa edilirdi. Ticari alışverişe mekânsal animasyonun aleti olarak bakıldığı yıllardı. Bugün mall'un yerini "müze" aldı. Burada Andy Warhol'un sözünü hatırlamamak mümkün değil: "Bir gün bütün süpermarketler müze, bütün müzeler süpermarket olacak".

Kentsel projeyi başarıya ulaştırmanın bir garantisi, kurulacak kültür mekânının halihazırda varolan ünlü bir müzenin şubesi olması. Buna en iyi örnek Londra'da Thames kıyısında, unutulmuş, periferikleşmiş eski dok mahallesinde, Bankside'da, terk edilmiş bir elektrik fabrikasında Tate Britain'in şubesi olarak Tate Modern Çağdaş Sanat Müzesi'nin kurulması. Tate Modern'in yerleşim projesi çerçevesinde Bankside eski karakterleri muhafaza da edilerek temizlendi, sinematek buraya taşındı, muhteşem bir konser salonu, işyerleri, bürolar kuruldu, Shakespeare'in tiyatrosu olarak bilinen Globe tiyatrosunu Thames'in diğer yakasına, Londra'nın merkezine bağlayan yeni bir köprü inşa edildi. Fransa'nın taşra kenti Lens'da bir Louvre şubesi, eski sanayi kenti Metz'de bir Pompidou Çağdaş Sanat Müzesi şubesi açılıyor.

Terk edilmiş sanayi komplekslerine müze yerleştirilmesine bir başka örnek de, -ama başarısız- Paris'te, şimdi içleri boş Citroen fabrikalarının bulunduğu Seguin adasını yeniden Paris'e bağlayan kentsel dönüşüm projesidir. İhaleye açılan bu proje Fransa'nın en zengin işadamı François Pinault'nun çağdaş sanat koleksiyonlarını, adada kurulacak bir müzeye bağışlamayı vaat etmesiyle canlanır. Pinault'nun müzeye mimar olarak ünlü Tadao Ando'yu seçmesi projeye ek bir görünürlük sağlar. (Kentsel yetkililerin, devletin yeterince hızlı hareket etmediklerini gerekçe gösteren Pinault 2005'te koleksiyonlarını hibe etmekten vazgeçer ve onları Venedik'de Agnelli ailesinden -Fiat- satın aldığı Palazzo Grassi'de sergiler.)

Şöhretli mimar etkisi
İşte sözünü ettiğim paradigmanın birinci elemanı eğer kentsel projenin müze kurulmasını öngörme zorundalığı ise, ikinci elemanı da bu müzenin uluslararası şöhrete sahip bir mimara yaptırılması. Bunun mükemmel örneği Bilbao. İspanya'nın bu az bilinen şehrinin dönüşüm projesi bir türlü hayata geçirilemiyorken New York'taki Salomon Guggenheim Vakfı'nın Bilbao'da müze açmaya karar vermesiyle ve Franck Gehry'nin müzenin mimarı olacağının ilan edilmesiyle gayrimenkul fiyatları fırlar, yatrırımcılar akın eder, proje sonuna kadar götürülür, kent bir turizm patlaması yaşar.

Bu yeni kent/kültür, mekânsal-dönüşüm/müze eklemlenmeleri yeni bir aktörü sahne önüne itiyor: Mesenler, aileleri ve kurdukları kültür vakıfları. Bunlar paradigmanın üçüncü elemanıdırlar. Bu aktörler 19. yy sonunda, 20. yy başında Amerika'da (Carnegie, Rockefeller, Salomon Guggenheim vs.) Avrupa'da (Tate, Camondo, Cernuschi) kütüphane ve müze kurmakta çok aktif oldular. 20. yy'da devletin sosyal fonksiyonlarının geliştiği ülkelerde ise bu rolleri iyice azaldı, yok olmaya yüz tuttu. 1990'lardan beri ise mesen kaynaklı inisiyatiflerin rolü yeniden ve kuvvetle canlanıyor. Fransa gibi devlet kültür politikalarının hâlâ çok kuvvetli olduğu bir ülkede bile özel mesenlerin rolü arttı, François Pinault gibi, Bernard Arnault (Vuitton) gibi koleksiyoncu/bağışçı/müze kurucusu işadamları ortaya çıktı. Bu kez, bu uluslararası mesenler topluluğuna Turkiye'den de katılanlar mevcuttur. Elit burjuva olmanın gerektirdiği "davranış tarzları" (antropolojik anlamda) birer küresel norm olarak Türkiye elitlerini de belirliyor, bu "davranış standartları" bu kesimlerce benimseniyor, koleksiyocu, bağışçı, müze kurucusu aktörler sivriliyor. Yeni müzelerin kentsel dönüşüme etkisi olduğu muhakkak. Ancak bu etkileşim şimdilik herhangi bir mekânsal/kültürel düşünce çerçevesi, vizyonu ya da planı ya da projesi dahilinde ele alınmıyor. Oysa bir İstanbul Modern'in, Pera Müze'sinin, Sabancı Müzesi sergilerinin, Santral İstanbul'un, içinde olduklari mekânları yenileme, dönüştürme potansiyelleri devasa.
Yukarıda ancak temas edebildiğim paradigmanın ortaya çıkış koşulları, elemanları arasındaki ilişkiler; kompleks tarihsel, siyasi nedensellik sistemlerine dayanır. Bunların araştırılması, anlaşılması, spesifik ülke şartlarındaki eklemleniş tarzlarının açığa çıkarılması yeni potansiyellerin değerlendirilebilmesi için elzemdir. Küreselleşen kültür tüketim/üretim standartlarını, kültürün yeni toplumsal rolünü, kültür politikalarını ve yeni aktörlerini, kültürün kent dönüşümündekj yerini, kentsel/kültürel projelerde özel/kamu işbölümlerini sorgulamak acildir.

http://www.yapi.com.tr/haberler/yeni-bir-paradigma_53323.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!