Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

2/B Dayatmasında Yeni Senaryo -III-

2/B Dayatmasında Yeni Senaryo -III-

Cumhuriyet Gazetesi



içbir kurum ya da siyasi iktidar, böyle bir felaketin sorumluluğunu taşıyamaz. 2/B alanlarının satışında değer ölçüsü tasarınını yine (d) fıkrasının devamında satış için hem hakkâniyet ölçüsü, hem de rayiç bedel ifadeleri kullanılmıştır.

Hakkaniyet ölçüsü karşısında rayiç bedel ne ifade edecektir? Rayiç bedel deniliyorsa -artık bu kesinlik ifade eder. Yani satış tarihindeki gerçek emsal değer ne ise onu baz almak gerekir. Hakkaniyet ölçüsü rayiç fiyatı geriletecek, takdir ve yine kayırma ön plana çıkacaktır ki bu tür muğlak ve şüpheli ifadeler, satışlarda gerçek fiyatın bir tarafa itileceğini şimdiden göstermektedir. (e) fıkrasında, 'Bu yerlerden fiilen orman alan, orman bütünlüğünü bozan veya orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerler orman idaresince yeniden orman rejimi içine alınır' şeklinde bir hüküm yer almıştır. Yukarıda sözünü ettiğim ormanlara yayılmış (villa-gecekondu- otel-lokanta-fabrika-futbol halı sahaları-otopark-yüzme havuzu ve kooperatif konutları) birer müstakil birimler olarak bunların tamamı orman bütünlüğünü bozacak nitelikte ve ormanlara tecavüz edilerek ele geçirilmiş kesimlerdir, dolayısıyla bunların tamamının bu maddeye göre orman sayılması ve mütecavizleri hakkında işlem yapılması gerekir.

Tasarıya göre hem belediyelerin mücavir alanlarındaki binalar, bahçeler 'ayrılmaz parça ve mücavir alan' kavramı içine sokulacak, hem de orman bütünlüğünü bozduğu için orman sayılacak. Bu kadar çelişik ve uygulaması olanaksız maddeler içeren bir tasarının kanunlaşması ve uygulamaya konulması, insan mantığını zorlayan bir proje olduğu gibi ileride yaratacağı kaos, ormanların ve orman hukukunun içine düşeceği çarpıklığı gösteren ibret verici bir tablo olacaktır.

Başlangıçta da sözünü ettiğim gibi tüm detayların anayasa içinde yer alması, yine yasa yapma tekniğine aykırı olduğu gibi, ormanların aleyhine sonuç sağlayacak maddelerin anayasaya yerleştirilmesi ileride anayasaya aykırılık savı ile dava açılmasını şimdiden önlemek amacını gütmektedir. Hiçbir anayasaya bu kadar detay yerleştirilemez. Bunlar anayasada yer alacak hükümler değildir. Temel maddeler dışındakiler, yasa ve yönetmeliklerle belirlenir.

Bu tasarı yasalaşırsa bütün bu çelişik ve ormanların aleyhine sonuç sağlayacak maddelerin iptali yolunda açılacak davaların önü şimdiden kesilecektir. Bu düşünce ve sistem hukukun temel ilkelerine aykırıdır.

Bütün bu nedenlerle:

Kabulüne, asla yer olmayan bu tasarının benimsenmesi ve yasalaşması halinde, yeni ve çok daha büyük 2/B alanları oluşacak, ülkemizin kalan mahdut ormanlarının büyük bölümü yine tecavüzlere uğrayacak, sonu gelmez yeni yasalar tasarlanacak, ülke çölleşmeye doğru hızla yol alacaktır. Bu acı gerçeklerin ışığı altında siyasi düşünce ve emellere dayalı olmayan, Türkiyemizin coğrafi sosyal- ekonomik, kültürel değerlerine uygun, ormanların geleceğini güvenceye alan, hiçbir kişi, zümre veya toplum kesimine ödün vermeyen, mütecavizleri, rant hesapçılarını ödüllendirmeyen, toplum vicdanının evet diyebileceği yol ve yöntemlerin var olduğu gözetilerek daha geniş, adil, kesin, cesarete, kararlılığa dayalı, yurdun geleceğini, ülke çıkarlarını kişi ve zümre çıkarlarının önüne alan, radikal çözüm içeren anayasa ve yasa değişikliği yapılarak '2/B' adındaki bu tarihi yanlışa dayalı felakete son verilmelidir.

2/B maddesini ayakta tutan, süre uzatan ve çözüm gibi gösterilen, aslında tam bir çözümsüzlük getiren yeni yasa tasarıları ile bu sorun çözülemez.

Toplumun büyük kesimi, anayasaya yasalara ve kurallara uygun yaşarken, kimilerinin yasa ve kural tanımaksızın, rant amacı ile, hiçbir kurala uymadan yasaları çiğneyerek ormanları ele geçirmesi ve yöneticilerin de bu kesimin lehine sonuç sağlayacak yollar araması hukuk devleti ile, hukukun temel ilkeleri olan adalet ve eşitlik kavramları ile, en önemlisi ülke çıkarları ile asla bağdaşmaz. Güzel ülkemizin, toprağına, coğrafyasına ve geleceğine çok büyük zarar verecek olan yanlış yollardan dönülmeli ve kesin çözüm için aşağıdaki yol izlenmelidir.

Kesin çözümün ana ilkeleri:

1- Bilimsel ve hukuki dayanağı olmayan ormanların felaketine neden olan anayasanın 169. maddesinin 4. fıkrası ve buna dayalı 6831 sy. Orman Yasası'nın değişik 2/B maddesi iptal edilip ortadan kaldırılmalı, artık 'nitelik kaybı ve orman dışına çıkarma' şeklindeki yapay kavram yok edilip bu yol kesin olarak kapatılmalıdır.

2- Her geçen gün ülke, ormanlarını yitirmektedir. Nitelik kaybı kavramı ve sonunda dışarı çıkarılacak orman arazilerine sahip olabilme fikri toplumun büyük kesiminin kafasına yerleşmiş olduğu için, açma ve tecavüz devam etmektedir.

Bu yanlış inancı yok etmek ve ormanları güvenceye alabilmek için orman kadastrosunun bitirilmesi gerekir. Bu nedenle devlet bütün gücünü kullanarak, orman tahdit komisyonlarının sayısını arttırıp tahdidi yapılmamış tüm ormanların tahdidini en kısa sürede tamamlamalı, kesinleştirip tapuya işlenmeli, sınırları belirlenen ormanlar ciddi ve kesin yöntemlerle korumaya alınmalıdır.

3- Mevcut anayasada yer alan 31.12.1981 tarihinden önce 'niteliği kaybettirilmiş ormanlarda' sadece yerleşim merkezine dönüşmüş toplu yaşam yeri olan -köy, belde ve ilçe bazındaki yerler dışında, müstakil tecavüzlerle oluşmuş, (cinsi ne olursa olsun) (bina olarak otel- villa-gecekondu-lokanta- gazino-yüzme havuzu-otopark-kooperatif konutu- fabrika-işyeri) gibi binalarla bağ-bahçe-şeklindeki tekil oluşumların tamamı 2/B kavramı içinde yer almayacağı için- bu yerlere devletin derhal el koyup bunların tekrar ormana dönüştürülmesi ve mütecavizlerle ilgili işlem yapması gerekir.

4- Köy-belde-ilçe bazındaki yerleşim alanlarının (gerçek anlamda toplu yerleşim merkezlerinin) envanteri yapılarak bu tür yerlerin mülkiyeti devredilmemek kaydı ile buralarda yaşayan kesim için ayrı bir hukuki yol araştırılmalıdır.

Aksi halde mülkiyet devredildiği (yani satış yoluna gidildiği takdirde) ormana tecavüz edenler ödüllendirilmiş olacağı gibi -yasalara saygı gösterip- ormana el atmamış kişiler, dürüst davranış ve iyi niyetlerine karşılık adeta cezalandırılmış olacaktır.

5- 31.12.1981 tarihi hem anayasa hem de yasalarda yer almış temel bir tarih olduğu için, bunun aşılması olanaksızdır. Bu nedenle bu tarihten sonrası için ya da bu işlemlerin tamamlanması için geçecek zaman içindeki hiçbir tecavüz ve oluşuma asla müsamaha edilmemelidir.

6- Yapılacak yeni yasalarla Orman Bakanlığı ve orman Genel Müdürlüğü yeniden teşkilatlandırılıp geniş ve kesin yetkilerle güçlendirilerek her tecavüzü anında durduracak yapıya kavuşturulmalı, bakanlık ve genel müdürlük bünyesinde çalışan tüm personel, maddi ve manevi açıdan insanca yaşam olanakları sağlayan haklarla donatılmalıdır.

Yukarıda açıkladığım kesin ve etkin çözüm yoluna gidilmedikçe, Türkiye ormanları biter, fakat orman sorunu bitmez. Yüreğimin sesi olarak şunu haykırmak istiyorum: Türkiyemiz çölleşmeye, ulusumuz acı çekmeye mecbur değildir.

Ferruh ATBAŞOĞLU Yargıtay 20. Hukuk Dairesi Onursa

http://www.yapi.com.tr/haberler/2-b-dayatmasinda-yeni-senaryo--iii-_40467.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!