Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Camlı Yoldan Çıkmayınız!

Efes'te, tiyatronun yaratıcısı, şarap tanrısı Dionysos'un başrahibi C.Flavius Furius Aptus'un görkemli malikânesini, bugünün teknolojisiyle gezmeye hazırlanın.

Cumhuriyet DERGİ/Özgen ACAR
Camlı Yoldan Çıkmayınız!

b>Efes'te, tiyatronun yaratıcısı, şarap tanrısı Dionysos'un başrahibi C.Flavius Furius Aptus'un görkemli malikânesini, bugünün teknolojisiyle gezmeye hazırlanın... Binlerce turistin vereceği zararı önlemek için 2. Yamaç Evi'ne paslanmaz çeliğin taşıdığı kırılmaz, kalın camdan bir yürüyüş yolu yapıldı. Yol, 21 Haziran Çarşamba günü açılıyor.

İstanbul'da Boğaz'a bakan bir yamaçta görkemli bir villada gibisiniz... Nerede mi? İS 2. yüzyılda Roma İmparatorluk Döneminde, Efes'te "Yamaç Ev-2"de... Hemen iki adım ötenizde Celsus Kitaplığı var. Altı adımda birinci, on adımda ikinci tiyatrodasınız. Efes'in iki ana caddesinin köşesinde konuşlanmakla kalmıyor, kapıdan çıkınca neredeyse (Pamucak'a çekilmeden önce) Ege Denizi'nde ayaklarınızı da ıslatıyorsunuz. O tarihlerde Efes'teki 200 bin kişinin gözünde, sanki Dolmabahçe gibi bir sarayda yaşıyorsunuz.

Pencereden baktığınızda limana birkaç balıkçı teknesinin geldiğini görüyorsunuz. Öğleden sonra teknenin yelkenlerini şişiren, Egelilerin "imbat" dedikleri rüzgâr ile serinliyor, balıkçının neler yakaladığını merak ediyorsunuz. Taze balık alması için uşağınızı limana göndereceksiniz. O akşam, konuklarınıza, Amasyalı hemşerimiz, gezgin Strabon'un Sisam şarabına yeğlediği "Efes şarabı eşliğinde, taze balık ikram etsem" diye düşünüyorsunuz. Elbette yüce Dionysos adına şarap daima başköşede olmalı...

Siz kim misiniz?

Lidya'nın (Manisa ve çevresi) bağlarında doğmuş, Frigya'nın (Ankara, Eskişehir, Afyon çevresi) davul zurnalı dağlarında büyümüş, şarap tanrısı, tiyatronun yaratıcısı, tanrı Dionysos'un Efes'teki "başrahibi" C. Flavius Furius Aptus'sunuz!

Akdeniz'in bir kentinden "Roma soylusu" olarak Efes'e gelmenizden üç yüzyıl önce, İÖ 1. yüzyılda Yunan mimarisine göre yapılmış, kırık dökük "peristil (üstü açık, iç avlulu)" bir evi gözünüze kestirdiniz. Yıkıp yerine Dionysos rahibine yakışır görkemli bir malikâne yapmayı düşlüyorsunuz. Tıpkı günümüz yalılarını yıkıp yan parselleri de kapatıp yerine gökdelen yapanlar gibi davranıyorsunuz. Yeni yapıyı tam "dört dönüm" üzerine büyütmeye karar veriyorsunuz. Mimarınız, binanın yüksekliğinin 26 metreyi bulacağını öngörüyor. "Apartman" kavramını Efes'te uygulama önerisiyle karşılaşıyorsunuz. Ancak mimarınız, günümüzdeki "Laz kalfa" mantığı ile zevksiz davranmayıp 26 metrelik yüksekliği arazideki üç terasa aşamalı yedirecek bir görünümle "Dionysos rahibinin zevkine yakışır" biçimde planlıyor.

Merkezi ısıtma ve duvar resimleri
Her gün önünden geçenler, taş ve tuğlalı inşaatı hayranlık ve merakla izlemiş olmalılar. Yapının içinde yedi daire olacak. Altyapı çok sıkı tutuluyor. Biri temiz, biri pis su için iki ayrı şebeke döşeniyor. Her daireye akar su getirilirken, birkaç kişinin yan yana oturduğu "latrina (günümüz alafranga tuvaletlerinin atası)" artıkları da kent kanalizasyonuna özenle bağlanıyor. Mimar, her türlü olasılığa karşı sarnıç ve kuyularla da evlerin, hamamların, tuvaletlerin su gereksinimlerini güvence altına alıyor. Ayrıca evlerin çeşitli yerlerinde süslü püslü çeşmeler, fıskiyeli havuzlar da cabası...

Yamacın üstünden akıtılan sular, alt kattaki işliklerde değirmenleri döndürüyor. Özel ve genel hamamlarda kullanılan sıcak su, yapının tüm alanlarını dolaşarak günümüz merkezi ısıtma sistemi işlevini yerine getiriyor. Daha önce yıkılan, Yunan mimari özelliğini taşıyan, çevresi sütunlu "peristil" ev geleneğini sürdürmek de ihmal edilmiyor. Avlunun ortasında yağmur sularını toplayan havuz da unutulmuyor. Daireler üç terasa yerleştiriliyor.

Duvarlar resimli, yerler ise mozaik kaplı. Yaz sıcağında renkli mozaiklerin üzerine atılan bir kova su, yaşayanları serinletiyor. Mimar, tüm yapıda 3800 m2 duvar resmi, 1800 m2 mozaik, 1600 m2 mermer kaplama kullanıyor. Ne lüks değil mi? Süslemede duvar resimleri öne çıkıyor. Duvarlarda gerçek mermerler ya da mermer izlenimi veren boyalı sıvalar kullanılıyor. Zamanla, nasıl günümüzde duvarlar kirlenince yeniden boya badana yapılırsa, daha sonraki yıllarda Yamaç Ev'de de aynı uygulamaya en az yedi kez başvurulacak.

Alt katlarında yaşam, üst katlarda ise günümüzde "dubleks (içten iki katlı)" dairelerde olduğu gibi yatak odaları var. Görkemli binanın, önce İÖ 262'de, yüzyıl sonra 369'da iki büyük depremden zarar göreceğini o günlerde kestirmek olanaksız. Efes'te ekonomik gerileme ve depremler sonrasında görkem yerini alçakgönüllü yaşama bırakacak. Bina 7. yüzyılda değin kullanılacak, ancak ekonomik yaşamı sürdürebilmek için alt katlar işliklere, dükkânlara dönüşecek, dairelerin yeni sahipleri de bazı ekler ya da bölmeler yapacaklar. "Çatı aktarımı", "su şebekesinin onarımı", "kanalizasyon borularının tıkanması" gibi sorunlar günümüz "kat mülkiyeti" ilkelerine göre çözümlenecek...

Dünya bu çatıyı örnek alıyor
Efes'te kazılar günümüzden tam 111 yıl önce, 9 Ekim'de başladı. Kazının sorumlusu Avusturya Arkeoloji Enstitüsü'ydü. Liman kenti olmanın yarattığı zenginliği dünyanın yedi harikasından biri olan "Artemis Tapınağı"nın ünü pekiştirdi. Bilimsel kazılar kentin gizemini adım adım aydınlatırken, 1969'da Prof. Dr. Hermann Vetters, Efes'in toplumsal, ekonomik yaşamını aydınlatmak amacıyla "1. Yamaç Ev"de kazıya koyuldu. Bu ev depremlerden, yangından oldukça zarar görmüştü. "2. Yamaç Ev" ise oldukça korunmuştu ve 1983'e değin her kazma vuruşta olağanüstü buluntular gün ışığına çıkacaktı.

1995'te Türk ve Avusturyalı bilimciler "2. Yamaç Evin gelecek kuşaklara bırakılması için bir çatı ile örtülmesine" karar verdiler. Enstitü Başkanı Prof. Dr. Fritz Krinzinger'in gözetiminde 1998'de yapımına başlanan çatı, 2000'de tamamlandı. Aşırı ışık, yağmur, nem ve rüzgârın duvarlardaki renkli resimleri, mozaikleri bozmaması hedeflendi. İçerisi yazın serin, kışın sıcak olmalıydı. Fotoğraf çekecekler için güzel ışık sağlanmalıydı. Yürüyüş yolları turistlerin yapıya zarar veremeyeceği şekilde düzenlenmeliydi...

Avusturyalı Prof. Dr. Yük. Müh. Wolfdirtric Dietrich Ziesel ve Mimar Yük. Müh. Otto Hauselmayer'in tasarladığı hafif malzemeden çatıyı taşıması için içteki kalıntıların konumları da dikkate alınarak paslanmaz çelikten direk ve sütunlar kullanıldı. Çatı örtüsü, ışığı yüzde 90 oranında geçiren cam lifinden, hava dolaşımı için jaluzi biçiminde özel yaptırıldı. Ancak başlangıçta öngörülen maliyet aşıldı, çatı 8 milyon Avro'ya mal oldu. Bu rakam TC Kültür Bakanlığı'nın 2005'te tüm kazı ve onarımlara harcadığı paranın yaklaşık iki katıydı.

Çatı 2000 yılında, yürüyüş yolu tamamlanmadan ziyarete açıldı. O günden sonra, duvar resimlerinin, mozaiklerin onarım ve korunması, temizliği için 32 bin işgünü karşılığında, restoratörler, arkeologlar, uzmanlar, ustalar ve işçiler çalıştı. Beş yıl boyunca Avusturya Arkeoloji Heyeti her yıl ortalama 300-350 bin Avro harcadı. Avusturya Efes Dostları Derneği ile 14 firma maddi kaynak ve destek sağladı. Çatı, Napoli'de bir yapı için kopyalanan, Çatalhöyük, Troia, Zeugma kazılarına da esin kaynağı oldu. Bu arada Yamaç evlerini her açıdan irdeleyen dört kitap yayımlandı, bir kitap da yakında basılacak.

Yürüyüş yolunun yapılması ise dört yıl gecikti. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sağladığı 400 bin YTL ile paslanmaz çeliğin taşıdığı, kırılmaz kalın camdan yapılan yürüyüş yolu 21 Haziran Çarşamba günü törenle açılacak.

Bir malikâne, yedi daire

Birinci ev: Yamaç Evin birinci bölümünü törensel bölüm oluşturuyor. Burada Yunan tiyatro yazarları Menandros'un komedi ve Euripides'in "Oresstes" oyununun başkahramanı ile kız kardeşi Elektra ayakta gösteriliyor. Tiyatro maskesi ile 18 değişik panoda çeşitli tiyatro sahneleri de bu bölümde. Çok renkli resimler arasında Herakles ile ırmak tanrısı Akheloos'un mücadelesi betimleniyor. Tabanda bezemeli mozaikler yer alıyor. Burada bulunan bronzdan bir Afrikalı baş, İmparator Trayan'ın Doğu Savaşını anlatan, bir mobilya parçası olan eşsiz fildişi kabartma bugün Selçuklu Müzesi'nde sergileniyor.

İkinci ev: Dokuz sütunlu avlunun tabanında Dionysos ile eşi Ariadne'yi cennette anlatan cam mozaik ile mitolojik deniz yaratıkları ve Nereid, ev sahibinin ağırladığı konuklarını büyüleme isteğini yansıtıyor.

Üçüncü ve Beşinci ev: Tiyatro, müzik, yazın gibi çeşitli sanat dallarının esin perileri olan dokuz "Musa" resmi, ayrıca antik dünyanın ünlü kadın ozanı Safo, sanatın koruyucusu tanrı Apollon ile çeşitli filozof portreleri bu bölümlerin önemli duvar resimlerini oluşturuyor.

Dördüncü ev: Ünlü filozof Sokrates'in eşsiz duvar resmi buradan sökülerek müzeye taşınmadan önce onarılmış ve sağlamlaştırılmıştı. Roma resim sanatının günümüze ulaşan bu eşsiz kalıntısı ziyaretçileri Selçuk Müzesi'nde büyülüyor.

Altıncı ev: Yamaç evi kimin yaptırdığının şifresi bu odada çözülmüştü. Zeminin taban alanı 900m 2 olup Dionysos rahibi C. Flavius Furius Aptus'a ait bir yazıt şifreyi günümüze ulaştırdı.

Yedinci ev: Roma İmparatoru Augustus'ın eşi Lavia ve oğullarının, İmparator Tiberius'un mermer büstlerini, bir bronz yılan heykelini, Zeus kartalını Selçuk Müzesi'ne kazandırdı.

http://www.yapi.com.tr/haberler/camli-yoldan-cikmayiniz_46547.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!