Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Estel - Midyat Arası

Doğal ve kültürel varlıklarımızın hoyratça harcandığı ve yok edildiği çağımızda, yüzyıllardır ayakta kalmış, günümüze kadar yaşamış / yaşatılmış yapıları gördükçe insan bir yandan keyifleniyor, diğer yandan hüzünleniyor.

Evrensel Gazetesi/Necati UYAR
1 Estel - Midyat Arası

br/> Doğal ve kültürel varlıklarımızın hoyratça harcandığı ve yok edildiği çağımızda, yüzyıllardır ayakta kalmış, günümüze kadar yaşamış / yaşatılmış yapıları gördükçe insan bir yandan keyifleniyor, diğer yandan hüzünleniyor. Yapılarda var olan emeği, yaşamla şekillenmiş, işlev kazanmış detayları gördükçe keyiflenen insan, yüzyılların birikiminin bir tek karar ile kolaylıkla gözden çıkarılabiliyor olmasına şaşıyor ve hüzünleniyor.


Bir yandan koruma bilinci yükselir ve koruma yanlısı politik söylem prim yaparken, tüm insanların ortak mirası olan kültürel değerlerimizi, suyun metrelerce altında bırakacak baraj projeleri ısrarla sürdürülebiliyor. Tekrar geriye kazanılması olanaksız doğal varlıklar, kimi zaman sanayi, kimi zaman enerji devlerine kurban edilirken, tekrar geri gelmemek üzere yok ediliyor.

Son aylarda her gün yeni bir talan, yok oluş ve yıkım haberiyle alt üst oluyoruz. Bir sabah bakıyoruz, çalınarak kaçırıldığı yurtdışından büyük çabalarla geri getirilen, törenlerle sergilenen Karun Hazinesi, el çabukluğuyla sahtesiyle değiştiriliyor, müzelerde var olan eserlerin gerçek olup olmadığı tartışılıyor. Yıllardır kendi kendimize oynadığımız bir oyun, birdenbire uluslararası bir komediye dönüşüyor.

Yıllarca Cumhuriyet’in ilk havagazı fabrikası diyerek, okullardan getirilen çocuklara öğretilen, gösterilen, Koruma Kurulu kararlarıyla koruma altına alıp, gelecek nesillere aktarmayı hayal ettiğimiz Ankara’nın orta yerindeki Havagazı Fabrikası, bir gece ansızın dev bir hurdaya dönüştürülebiliyor. Hem de, aynı tarihlerde Atatürk’ün bir başka mirası olan Atatürk Orman Çiftliği’ni yasa dayatmasıyla ve sözde talandan “korumak üzere” elde etmeye çalışanlarca…

Bunca yıkım ve talan arasında, kültürel değerlerini korumaya, yaşatmaya inanmış, bu yola baş koymuş insanları ve bu insanların elinde yükselen çabayı ve inanmış yerel yönetimleri görebilmekse ciddi keyif veriyor, umutları yeşertiyor. Ülkenin batısında Şirince’de, Birgi’de, Kula’da bir arada görerek keyiflendiğimiz geleneksel kent dokusunu ve evleri, İç Anadolu’da Beypazarı’nda, Marmara’da Cumalıkızık’ta, kuzeye çıkıldığında Safranbolu’da, Bartın’da görüp mutlu oluyoruz. Son yıllarda giderek azalmalarından ötürü, yoğunlaşan ilginin turizme dönüşmesiyle isimleri daha çok duyulmaya başlanan bu yerleşmelerin yanında, henüz hak ettiği ilgiyi göremeyen çok sayıda yerleşme aynı ilgiyi bekliyor.

Midyat, kuşkusuz bu ilgiyi hak eden yerleşmelerin başında geliyor. Geçmişin komşu iki yerleşmesi olan Midyat ve Estel’in birleşmesiyle oluşmuş olan Midyat kenti; Arap, Süryani, Kürt ve Türk kültürünün çeşitliliğini ve zenginliğini günümüze kadar taşımış, taştan oyma mağaralarda başlayan yaşam, taş işçiliğinin sanata dönüştüğü bir yerleşmeyi, Süryani ve İslam kültürünün iç içe geçtiği bugüne ulaşan muhteşem dokuyu yaratmış. Son yıllarda belediye başkanı Şehmus Nasıroğlu’nun bireysel çabalarıyla dokunun korunması ve yaşanabilir kılınmasınana yönelik çabalar yoğunlaşmış.

Gerek Estel kesiminin, gerekse Midyat kesiminin çok önemli bir bozulmaya uğramadan bugüne ulaşmasının nedenleri arasında, kentsel gelişmenin taş yapıların bulunduğu eski yerleşmelerin içinde ve çevresinde değil, iki yerleşme arasını bağlayan yol boyunca gerçekleşmiş olmasının büyük bir payı var. Giderek gelişen ve büyüyen Midyat ilçe merkezinde yeni yapılaşmaların tümüyle iki kesim arasında gerçekleşmiş olması, kamu kurumlarının iki kesimin ortak kullanımı düşünülerek arada yer seçmiş olması, geleneksel dokuda bozulmayı azaltmış.

Midyat, koruma alanında başarının sağlanmasında, planlama kararlarının ne derece önemli olduğunun çok açık bir göstergesi. Başlangıçta farklı bazı endişelerden, ortak hizmet alanlarının üretilmesinden, erişilebilirliğin sağlanmasından kaynaklanmış olsa bile, planlama kararlarıyla desteklenen gelişme (planlama açısından yeni gelişen bölgelerin düzenlenmesi ve seçilen yapılaşma tercihleri tartışılır olmakla birlikte) korumayı kolaylaştırmış.

Midyat ve Estel’deki geleneksel taş yapıların günümüze kadar korunabilmesini sağlayan, yıkılarak daha yüksek katlı yapılaşmaların bu alana gelmesini engelleyen yeni gelişme alanlarının açılması, her iki kesimde de var olan geleneksel çarşıların da tümüyle terk edilmesine yol açmış. Yapısal açıdan bakıldığında tümüyle ayakta olan her iki çarşının da zaman içinde yeniden kullanılması olanaklı.

Günümüzde Midyat’ın her iki kesiminde, geleneksel konutlarda var olan en önemli sorun, taş yapıların güncel konfor gereksinimlerini karşılayamıyor olması. Bu durum, bir yandan eski yerleşmenin terk edilmesine ve boşalmasına yol açarken, diğer yandan bu yerleşmelerin konfor düzeyi düşük, yoksul konut bölgeleri haline gelmesine yol açıyor.

Yaşanan gelişmeler sonucunda, taş yapılarını terk ederek kaloriferli betonarme konutlara taşınanlar, yaz aylarında betonarme yapılarda yandıklarını, taş yapılardaki serinliği özlediklerini söylerken, taş yapılarda yaşamlarını sürdürenler, yapı dışında bulunan mutfak, banyo ve helanın kış aylarında kullanım zorluğundan ve yapılardaki nemden yakınıyor. Midyat’ta korumanın sürdürülebilir olması, yaz ve kış aylarında aynı konfor düzeyinin geleneksel konutlarda da yakalanabilmesinden geçiyor.

http://www.yapi.com.tr/haberler/estel---midyat-arasi_46546.html

Read Comment Section
1 Yorum Yorum Yaz
  • estel sevdası YANITLA
1 yorumdan 1 tanesi gösteriliyor. 
Yorumunuzu ekleyin
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!