Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

İstanbul Hangi Kültürün Başkenti?

Geçen hafta AKM'de "2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul'a Nasıl Bakmalı" başlıklı bir oturum yapıldı. Toplantıyı muhtemelen Akif Emre'nin Yeni Şafak'ta Nisan'da yazdığı "Kültür Başkenti olan hangi istanbul" makalesi tetikledi.

Vatan Gazetesi/Cengiz AKTAR



eçen hafta AKM'de "2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul'a Nasıl Bakmalı" başlıklı bir oturum yapıldı. Toplantıyı muhtemelen Akif Emre'nin Yeni Şafak'ta Nisan'da yazdığı "Kültür Başkenti olan hangi istanbul" makalesi tetikledi. Emre "AB, Kültür Başkenti olarak İslam şehri İstanbul'u değil, Helenik İstanbul'u görmek istemiştir" diye bitirdiği makalesinden sonra konuyla ilgili iki makale daha yazdı. Sorusu şu:

"AB, farklı kültürel kodlara sahip, kültürel zenginliğin temsilcisi bir şehir olarak İstanbul'u mu kültür başkenti seçmektedir? Yoksa Avrupa kültürüyle ilişkisi oranında bir değer yüklenen İstanbul mu seçilmektedir?"

Sabit tarifler
Türkiye'nin AB ilişkisi ağırlıklı olarak "kültür" teması üzerinden yürüyor. Avrupa'da üyeliğimizin olanaksız olduğunu düşünenler, arada bağdaşmalan mümkün olmayan kültürel farklılıklar olduğunu savunuyor. Burada da kültür farkından dolayı bu ülkenin Avrupalı olamayacağı, olmaması gerektiğini savunan az değil. Kültürel farkların değişmez ve özünde anlaşamaz olduğunu savunan bu dışlayıcı yaklaşım Huntington'un çatışmacı kuramının temeli.

Bugün istanbul'un fetih dönemindeki dinî özelliğine atifla Müslüman kimliğini öne çıkaran zihniyet ile kentin tarihini 1453'te durdurarak Helen uygarlığına dahil eden zihniyet arasında dışlayıcılık açısından fark yok. Kabaca Ayasofya camii ile Ayasofya kilisesi özlemi çekenlerin kısır çekişmesi bu.

Zira nasıl İstanbul'un tarihi 1453'te durmadıysa, 1453 sonrasında kenti yeniden yaratan Müslüman ivme ile bugün kente atfedilen Müslüman kimlik arasında bir benzerlik yok. Keşke olsaydı.

Modern bir kozmopolitizm için
Emre şu hatırlatmayı yapıyor: "Bir Osmanlı şehri olarak yeni bir medeniyetin merkezi haline getirdiğimiz İstanbul'la, çökmüş Doğu Roma'nın arkaik kalıntılarının kültürel değer olarak aynı kategori olarak birbirine karıştırılması ile karşı karşıyayız. Eğer İstanbul bir Osmanlı şehri olarak kurucu rol oynamasa (...) Bizans ve onun devamı pek çok unsur varlığını koruyamayacak, şehir kültürel zenginliğe sahip olamayacaktı."

Doğru, ancak bugünkü İslâm bu değil. Türkiye'deki Müslüman aydınların kafa karışıklığı da bu olsa gerek. Zira 1453 sonrasında Rum Ortodoks Hıristiyanlığın hâmisi durumuna gelen, Ortodoksluğu yayılmacı Katoliklik karşısında korumayı bir devlet politikası haline getiren, ilim ve tecrübe devşirmekte beis görmeyen, ehl-i sünnet olduğu kadar ehl-i Rum olan Osmanlı'nın himayeti ile 1923 sonrasında ulusun oluşumuna dayanak oluşturan dinin, kendinden olmayanı dışlayan tezahürleri pek aynı şey değil.

Artık her anlamda devletleştirilmiş bir Sünnî İslamın 15. yüzyılın medeniyet bina eden cihanşümul İslamıyla isim benzerliğinden başka bir ilişkisi var mı? Birkaç bilinen örnek vermek gerekirse, 6/7 Eylül 1955 olaylarını ağzına almayan, İsrail-Filistin çekişmesi bahanesiyle genelde Musevî düşmanı, misyonerlik konusunda mücahid, Alevîliği hor gören bugünkü İslam yorumları ile kucaklayıcı, kozmopolit bir imparatorluğun banisi Osmanlı'nın İslamı'nın bir ilgisi var mı?

Emre, AKM toplantısı sonrasında kaleme aldığı son makalesinde şöyle bir gözlem yapmak durumunda kalmış: "Zaten özelde Osmanlı, genelde de İslam şehirleri kozmopolit denilecek oranda farklı kültür ve dinlere mekan olma özelliğini Avrupa'nın hayal edemeyeceği dönemlerde bile sürdürmüş olması, bizzat bu şehirlerin Müslüman kimliğinden kaynaklanmaktadır. Bağdat, İstanbul, Saraybosna gibi Osmanlı şehirleri gibi Endülüs şehirleri, Abbasî ve Babür dönemi İslam şehirlerinin çok kültürlü yapıları tesadüfen oluşmuş medeniyet merkezleri değildi."

Ne âlâ. Ama bu zenginlik bugün için eskide kalmış hoş bir nida. Kalıntıları elbet bir yerlerde duruyor ama yeniden keşfedilmeyi bekliyorlar. Kentin 2010'da Avrupa Kültür Başkentliği süreci işte bu kozmopolit zenginliğin yeniden keşfi için bulunmaz bir fırsat olarak bizi bekliyor.

http://www.yapi.com.tr/haberler/istanbul-hangi-kulturun-baskenti_46370.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!