Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
SONRAKİ HABER: İnşaatta Güven Azaldı
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Küçük Ölçekte Yaratıcılık: "Small City Homes"

Küçük Ölçekte Yaratıcılık: "Small City Homes"

yapi.com.tr/Efe Duyan
Küçük Ölçekte Yaratıcılık: "Small City Homes"

er şey hep büyük olmak zorunda değil ya. Hatta belki tam tersidir.
Belki güzel olan, Antik Yunanlıların düşündüğü gibi tam kıvamında olandır. Ne eksik, ne fazla.

Mimarlık için ise ölçek sorunu daha başka boyutlara sahiptir.
Öncelikle, küçük ölçekli işlerde, daha cesur davranmanın, daha "haddini bilmez" olmanın koşulları saklıdır. Daha az bağımlı, daha az kibirli, daha kendi içindir küçük işler.

Mimarlık tarihi, küçük ölçeklerde üretilmiş bir çok başyapıtla doludur neredeyse ve daha büyük ölçekli çalışmalara hemen her zaman öncülük etmişlerdir.

Küçüklük, mimarın gönlünden geçenin ötesinde zaman zaman bir zorunluluk olmuştur. Özellikle de kent içinde, geniş mekanlar bulmak çoğunlukla mümkün olmaz. Yine de, Mies'in sözleriyle "Less is more", bir dönemin mimari estetiğini ifade ediyor. Mesele sadece mekanın boyutuyla ilgili değil elbette. Ancak, fazlalıktan kurtularak sanatsal yaratının içeriğine yönelme eğilimini temsil ediyor. Arınmışlık, işlevsellikle güzelliğin buluştuğu bir boyut. Zorunluluk, neden güzelliğe dönüşmesin?

Bu damarın, eski coşkusu ile olmasa da, hala güçlü bir şekilde sürdüğü söylenebilir.
Diğer açıdan, toplumsal yaşantının insanları birbirine benzetici etkileri ve içinde yaşadığımız sistemin özgünlük üzerinde kurduğu baskı göz önüne alındığında, buna bir tepki olarak belki de gündelik yaşantının nesneleri ve mekanları üzerinden bir kimlik dışavumunun on yıllar geçtikçe artmış olduğu görülüyor. Zaten, her insanın kendi yaşantısı içinde mutlaka ve mutlaka farklılıklar taşıdığı, daha doğrusu benzerliklerden çok farklılıklar taşıdığı hatta ortak paydalardan çok farklılıklar üzerinden tanımlandığı düşünüldüğünde... Küçük de olsa, ya da küçük olması sayesinde belki yaşanılan mekanın özelleşmesi bir zorunluluk halini alıyor. Küçüklük, bunun için bir koşul olmanın yanı sıra, yaratıcı çözümlerin de önünü açıyor.

Ortaya çıkan mütevazi ama kimlikli bir mimarlık olabiliyor. Kullanıcısını, kullanıcılıktan yaşayana terfi ettiren mekanlar olası. İç dünyalar, dış dünyalar haline gelebiliyor. Bu küçük ölçekli, özgün yapılar, boyutlar arası bir geçiş olarak da okunabilir. Eğer ölçek doğru yorumlanmış, sınırlara yaratıcılıkla yanıt üretilebilmiş ve dış dünya ile iç dünya arasında geçişler doğru yapılabilmişse, kent içinde belki görüp de fark etmediğimiz bir çok mimarlık başyapıtından söz etmek mümkündür.

"Small City Homes"da Antonio Corcuera Aranguiz, bu çeşit bir güncel arkeolojik çalışma yapıyor.

Kitapta dar alanda ama hayal gücü zorlanarak oluşturulmuş bir dizi kentsel konut projesi bir araya getiriliyor. Her detayın ve köşenin özenle tasarlandığı, bu sayede öngörülen kimliğin her noktaya sindirildiği yapıtlar. İncelikle işlenmiş parçalar kendi başlarına birer değere sahip. Sokakla ve doğayla ilişki bağlamında, her mekanda senaryolar ayrı ayrı kuruluyor.

Bu yaklaşımın kendisinin, başka ölçeklerde ne ölçüde uygulanabilir olduğu bilinmez ancak kimi tekil örneklerde, kentsel karmaşanın ve sıradanlığın içinde nefes alınacak iç dünyalar yarattıkları açık.




Bu kitapla ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek ve satın almak için tıklayınız.

http://www.yapi.com.tr/haberler/kucuk-olcekte-yaraticilik-small-city-homes_41965.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!