Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU

3. Bin Yılda Yaşayan Osmanlı Köyü: Cumalıkızık Fikir Proje Yarışması Birincisi

Bursa İli, Yıldırım İlçesi, “ 3. Bin Yılda Yaşayan Osmanlı Köyü - Cumalıkızık Fikir Proje Yarışması ” Yıldırım Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen serbest, ulusal ve tek aşamalı yarışmada birincilik ödülünü kazanan Murat Kafesçioğlu ve ekibinin yarışma raporunu yayınlıyoruz.

mimarizm.com
3. Bin Yılda Yaşayan Osmanlı Köyü: Cumalıkızık Fikir Proje Yarışması Birincisi

ursa İli, Yıldırım İlçesi, “ 3. Bin Yılda Yaşayan Osmanlı Köyü - Cumalıkızık Fikir Proje Yarışması ” Yıldırım Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen serbest, ulusal ve tek aşamalı yarışmada birincilik ödülünü kazanan Murat Kafesçioğlu ve ekibinin yarışma raporunu yayınlıyoruz:

3.BİN YILDA YAŞAYAN OSMANLI KÖYÜ – CUMALIKIZIK FİKİR PROJE YARIŞMASI

Murat KAFESCİOĞLU (Mimar- MSGSÜ)
Figen ORÇUN KAFESÇİOĞLU (Y.Mimar- MSGSÜ))
Gülşen KILIÇREİS ÖZAYDIN (Y.Mimar_Kentsel Tasarım Uzman-İTÜ)
Levent ÖZAYDIN (Ekonomist)


Modern çağın doğayı karşısına alarak ve onu tüketerek ilerleme sağlamasının dünyayı yaşanmaz hale getireceğinin artık açıkça görüldüğü günümüzde, geleneksel yapısıyla ve doğayla uyum içinde yaşamanın bir örneğini oluşturan Cumalıkızık köyünün bir model olarak korunup geliştirilmesi gereği bilinmektedir.

Sorun Saptamaları
1950’li yıllardan sonra devlet politikaları ile desteklenen sanayileşme, Bursa’da özellikle otomotiv sanayinin ağırlık kazanmasına neden olmuştur. İstanbul sanayisinin desantralizasyonu kararları da Bursa’nın otomotiv sektöründe öne çıkmasının nedenlerinden biridir. Osmanlı dönemindeki geleneksel dokumacılık, günümüzde Bursa’da tekstil sektörünün doğurucusudur. Bursa’nın sanayileşmenin merkezlerinden biri olması, kentin ülkesel ölçekte yaşanan göç olgusundan etkilenmesine neden olmuş, bu da kent nüfusunun hızla artarak kent formunun değişmesine yol açmıştır.

Türkiye genelinde ulaşım politikalarında ağırlığın demiryolu taşımacılığından karayolu taşımacılığına kaydırılmasıyla ortaya çıkan karayolları, kırsal alan üzerinde baskı oluşturan modern kent örüntüsünün omurgasıdır.

Kentsel değişimi etkileyen diğer bir çarpıcı özellik, son TÜİK verilerine göre, Bursa’da toplam çalışanların %45’den fazlası sanayide, %45’den fazlası hizmet sektöründe bulunurken, tarımda ve inşaat sektöründe çalışanların oranının %10’ların altına düşmüş olmasıdır. Bursa, hem sosyo-ekonomik hem de nüfus büyüklüğü bakımından, Türkiye’de ilk beş ilin arasında bulunmaktadır. Bu da göçü çekici kılmakta ve kent ekonomisinin büyümesinden daha fazla kentsel büyümeye yol açmaktadır. Bursa kırsalı bu büyümenin tehdidi altındadır.

Büyüyen kentin kendi kaynaklarını tüketme, üzerine kurulduğu doğayı yok etme sürecine girmesi burada temel sorunu oluşturmaktadır. Bursa’nın verimli tarım alanlarının küçük, orta, büyük ölçekli sanayi ile çevresinde yer alan konut alanlarına dönüşmesi bir taraftan doğal kapitalin hızla tüketilmesine, diğer taraftan göçle gelen nüfusun aidiyet duygusunu yitirmesine ve bulunduğu ortama ve kendisine yabancılaşarak sosyal kapitalin de çözülmesine neden olmaktadır.

Metropoliten kent - Cumalıkızık köyü ilişkisi, ülke genelinde göç olgusu ile ortaya çıkan “terk edilen köy - göç alan kent” durumunun tipik bir örneğidir.

Bursa metropoliten kent merkezine çok yakın olmakla birlikte, kırsal karakterini ve fiziksel dokusunu koruyabilmiş olması köyü, metropolün modernleşme dinamiklerine yenik düşen diğer Kızık köylerinden farklı kılmaktadır.

Bu süreçte Cumalıkızık, köyden Bursa kent merkezine göç edenlerle nüfus kaybederek küçülmüş olmasına rağmen, sosyal-ekonomik ve fiziksel boyutlarıyla “DİRENEN KÖY” özelliği göstermektedir.

Amaç

“Gelenekselin direncini” olumlu bir öge olarak kullanıp, ekosistem bütününde geleceğe aktarılabilir kılmaktır.

Çözüm

Gelenekseli önce bir doğal dil olarak kabul edip, bu dilin “kendiliğindenlik” özelliğini Cumalıkızık’ta anlamaya çalışmak, proje yaklaşımının temelini oluşturmaktadır :

Doğal dilin belirledikleri, doğa ile ne bir karşıtlık ne de bir bütünsellik kaygısı taşır. Ekosistem modelinin özünde; modern çağın etkisiyle insanın geçmişle kopan ilişkisinin kazanımı için, doğal dilin hatırlanarak yeniden yorumlanması yer alır.

Cumalıkızık Ölçeğinde Sürdürülebilir Bir Ekosistem Modeli

Cumalıkızık için önerilen ekosistem modeli, kendi içinde ve diğer kırsal yerleşmelerle etkileşim içinde olan, dinamik bir yapı belirler.

Ekosistem ilişkiler bütününün anahtar ögesi insandır. Bu nedenle modelin gerçekleşmesi ve sürdürülebilirliği için gerekli olan sürükleyici gücü, geçmişten gelen kültürel, ekonomik ve fiziksel birikimin mirasçıları olan Cumalıkızık köylüleri oluşturmaktadır.

Bu modelin bileşenleri; eylemler, kaynaklar ve ilişkilerdir. Eylemler; (işgücü, aktiviteler ve yaşam faaliyetleri), Kaynaklar, (doğa, insan yapısı çevre, ekonomik altyapı ve algısal süreçler), İlişkiler; (sistemi oluşturan ögeler arasındaki bağlantılar)dir.


MODELİN AŞAMALARI

1. Ekosistemin Sınırları: Ekosistem yaklaşımının sınırları , kısa ve uzun vadede Cumalıkızık’tan başlayarak kırsal ve metropol ölçekte tüm Bursa’ya yayılmaktadır. Kent bütününde önerilen yeşil koridorlar, karayollarına alternatif demiryolu ulaşımının etkin hale getirilmesi, kırsal yerleşimlerin yaşam döngüsüne önem verilmesi, karayolunun ağaçlandırılarak yeşil bir tampon oluşturulması, ekolojik tarımın yaygınlaştırılması gibi örnekler çoğaltılabilir.

2. Ekosistemin Kurumsal Yapısı: Toplumsal mu tabakata dayalıdır. Köyün özerk bir statüde ve yönetim planı çerçevesinde yönetilmesi önerilmektedir. Bunun için yasal çerçevenin oluşturulması ve yönetim kadrolarının belirlenmesinde öncelik Cumalıkızık’lılarda olmak üzere, uzmanlardan oluşan program yürütücüleri köyün toplumsal, ekonomik ve fiziksel yapısının geliştirilmesine dönük programlar geliştirir .

3. Modelin Çerçevesi: Yerli nüfusun bilgisine ulaşmak ve kayıt altına almak; kullanıcı, mülk sahibi inisiyatifini ön plana çıkararak katılımcı bir süreç oluşturmak; ekonomik, sosyal, fiziksel rehabilitasyon kararları almaktır.

4. Eylemler/Hedef Kitle: Ekonomik ve sosyal canlanmanın başlaması ve gelişmesi için ekoturizm, ekotarım ve hayvancılık programlarının oluşturulması, eğitim programlarının saptanması, konuyla ilgili kooperatiflerin kurulması ve bunların aşamalarının belirlenerek devreye sokulması ve eş zamanlı olarak yapı kullanım kararlarının konut sahiplerinin katılımıyla belirlenmesi ve mülkiyet sorunlarının giderilmesi gereklidir. Olası risklerin yönetimi (yangın, deprem, vb.) bu tür hassas bölgeler için oluşturulmalıdır. Hedef kitleye yönelik bilgilendirmeler ile finans programı ve uluslar ve uluslararası finansör kuruluşlara yönelik duyuru, bilgilendirme çalışmalarının yapılması zorunludur .

Eylemlerin tanımlanmasında hedef kitlenin kim olacağı çok önemlidir. Yaşamını köyde sürdürmekte olan, geçmişten gelen doğal dilin sahipleri ve taşıyıcıları olan köylüler; köyde kökenleri olup şehre göç etmiş olan Cumalıkızık’lılar, proje kapsamında köyle ilgilenen kişi ve kurumlardır.

5. Kaynakların Belirlenmesi:

· Fiziksel (doğal enerji kaynakları, vernaküler mimari, vb. ),

· Altyapısal,

· Ekonomik,

· Ortama ait bilişsel, psikolojik ve kültürel birikimler.

6. Mekânsal Kullanım Kararları ve Yer Seçim Ölçütleri


6.1-Köy içi fiziksel dokuda mevcut ve öneri yapılar


Projede görülen (4. pafta) köy içi yerleşim dokusu, köyün azami taşıma kapasitesini belirlemektedir. Konuya katılımcı ve çoğulcu bir yaklaşımın gereği olarak, öncelikle yapı stoğunun kullanım kararları, konuyla ilgili farklı disiplinlerden bilim insanlarının da katkılarıyla, saha çalışmaları ve köy sakinlerinin katıldığı toplantı ve görüşmelerle oluşturulmalı ve daha sonra yapılaşma yoluna gidilmelidir.

Sonraki aşamada, korunması gerekli yapılar için koruma yaklaşımlarının belirlenmesi, öneri konutlar için yerel yapım sistemleri, malzeme, yerleşme dokusu ve tasarım öğelerinin sürdürülebilirliği bağlamında çağdaş yorumlarla tasarım anlayışlarının geliştirilmesi gereklidir.


6.2- Köy çeperi destek donatı önerileri

Ekonomik sosyal ve fiziksel rehabilitasyon çalışmalarını desteklemek amacıyla, araçla ulaşım kolaylığı olan ve kısmen belediye arazileri üzerinde yapısal destek donatıları önerilmiş ve programları oluşturulmuştur.

Doğa Parkı ve Doğal ve Sosyal Tarih Müzesi: Köyün güneyinde dağa doğru açılan alanda, eko turizmle ilişkili kullanımlar önerilmiştir. Bu kullanımlardan seyir rampası, ağaç dokusu içindeki konumuyla kendini ön plana çıkarmadan, köye ve doğal ortama yukardan yeni bir bakış noktası sağlar. Doğa Sporları kulüp binası, günübirlik spor faaliyetlerinin toplanma ve dağılma noktasıdır. Doğa parkı olarak düzenlenen alanda, doğanın kendisine en az müdahale ile bir tasarımın yapılması amaçlanmıştır. Bu ilkeden yola çıkarak toprak altında önerilen Doğa Müzesi, bu bölgenin doğal ve kültürel varlıklarını bugünün teknolojisi ile birleştirerek geleceğe aktarır, bölgeye ait doğal ve sosyal yapının örnekleri ile geleneksel yapım teknikleri ve malzemelerinin bugünün yöntemleri ile yeniden yorumlanmasına ait örnekler içerir. Kaynak noktası yakın çevrede bulunan ve köyün yaşamsal bir ögesi olan “su”, müzenin tasarımına katkıda bulunmuştur. Müzeye giriş duvarının malzemesi, geliştirilmiş kerpiç uygulamasının bir örneğini oluşturur.

Sürdürülebilir Kalkınma Projesi Destekleme Merkezi:

Bu alan; köy merkezine yakın, ayrıca köyün yaşam ritmini bozmayacak kadar izole ve taşıtla kolay erişilebilir bir yerde olması nedeniyle seçilmiştir. Köy için önerilen özerk statülü yönetim anlayışına göre, köydeki her çeşit aktivitenin düşünsel altyapısı, organizasyonu, uygulamayı yönlendirecek adımları bu merkezde tanımlanır. Burası kısa vadede köy kalkınma projelerine destek verirken, uzun vadede döneminin gereksinimleri doğrultusunda kullanım biçimi değişebileceğinden hafif strüktür kullanım birimleri önerilmiştir. Özel mülkiyette kalan bu alanın köy yönetimine geçmesi önerilmektedir. Koordinasyon birimleri, destek büroları, alt ve üst yapı proje koordinasyon ve uygulama birimleri, dokümantasyon merkezi gibi uygulanacak projeye göre fonksiyonlar çeşitlilik gösterebilir.

Eğitim Merkezi: Okul öncesi eğitim, kütüphane, eko turizm gibi eğitim faaliyetlerini kapsayan merkezdir. Yeri, mevcut durumda yer alan İlköğretim Alanının hemen arkasındaki Belediye ve özel mülkiyete ait alanlardır. Böylelikle eğitim fonksiyonu ile bütünleşebilecektir.


Tarım Hayvancılık – Pazarlama Kooperatifi: Hem ekolojik eğitimin verildiği, hem de elde edilen ürünün pazarlandığı, ayrıca bitki türlerinin araştırılıp geliştirildiği bir yerdir. Köyün çeperinde ekili alanlara yakın olması nedeniyle bu alan uygun bulunmuştur .


Pazar Yeri: Köyün kuzeyindeki giriş meydanı ile kolay erişilebilir olması ve belediye mülkiyetinde kalması nedeniyle seçilen bu alanda bir Pazar Yeri teması geliştirilmiştir. Ekolojik ürünlerin satıldığı Pazar yeri ticari kullanımla birlikte, köyler arası karşılaşmaya olanak tanıyan kamusal bir mekandır.


Ticari Donatım Alanları:
Köyün gereksinimi olan gündelik yaşama ilişkin banka şubesi, bakkal, lokanta, kahvehane gibi ticari birimlerdir.


Diğer Donatılar: Köy kütüphanesi, sergi binası, sağlık binası, danışma gibi sosyal donatılardır .


Köye ulaşım/Köy içi dolaşım ağları: Cumalıkızık köyüne çevreden taşıtla yaklaşımda temel ilke; köy yaşamının gerektirdiği ölçüde kontrollü bir dolaşımı öngörmekle birlikte daha fazla kullanımlar için motorlu taşıtları köy dışında önerilen zemin altı otopark alanlarında tutmaktır .


7. Sürdürülebilir Tasarım Ölçütleri ve Cumalıkızık

Yerleşimde yapay ve doğal çevrenin dikkate alınması
Alan kullanımında kolay ulaşılabilirlik
Esnek tasarım; yakın ve uzun vadede değişebilen ihtiyaçlara kolay uyum sağlayabilme
Minimum enerji tüketimi, alternatif enerji kaynaklarının kullanımı (güneş, rüzgar, biogaz )
Sağlıklı iç klimatik ortamın sağlanması
Yapı malzemeleri; minimum enerjiyle üretim, temin, uygulama ve kullanılabilirlik olanakları, fiziksel konfor şartlarının sağlanması, yeniden kullanılabilirlik, dönüşebilirlik.
Sağlıklı kurulmuş kapalı ve açık mekân ilişkileri
Doğal çevre şartlarını dikkate alan yerleşim

Bu ölçütler ışığında Cumalıkızık örneğine baktığımızda, yerleşimin büyük bir çoğunlukla bu ölçütleri karşılamakta olduğunu görmekteyiz. Cumalıkızık, fiziksel dokusunu oluşturan yerleşim şekline ve kırsal yapı ustalarının kuşaktan kuşağa aktararak geliştirdiği yapı kültürü sayesinde günümüze ulaşmış ve bugün, kırsal alan üzerinde baskı oluşturan metropol kent karşısında, DİRENEN KÖY olma özelliğini kazanmıştır.

Ahşap, taş ve kerpiç, doğanın içinden çıkan yapı malzemeleri olarak günümüzde sürdürülebilir yapılaşmanın ölçütleri çerçevesinde değerlendirilmeli, fiziksel nitelikleri ve uygulama biçimleri geliştirilerek (örnek: geliştirilmiş kerpiç, nitelikleri günümüz malzeme ölçütlerine göre yeterli düzeye getirilmiş, sakıncaları giderilmiş) bugün ve gelecekte de kullanılmak üzere ele alınmalıdır.











http://www.yapi.com.tr/yarismalar/3-bin-yilda-yasayan-osmanli-koyu-cumalikizik-fikir-proje-yarismasi-birincisi_58170.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!