Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU

Mimarlık Okumaları Atölyesi Kolokyum ve Ödül Töreni Gerçekleştirildi

Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi ve Mimarlık Vakfı tarafından düzenlenen ‘Mimarlık Okuma Atölyesi Okuma Değerlendirme Yazıları Seçkisi’ kolokyumu, Yapı-Endüstri Merkezi’nde gerçekleştirildi.

E. Seda Kayım
1


img src="http://www.yapi.com.tr/Uploads/HaberMedya/2008\etkinlikler\60076-1.JPG"align="left" hspace=5 vspace=5> Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi ve Mimarlık Vakfı tarafından organize edilen ‘Mimarlık Okuma Atölyesi Okuma Değerlendirme Yazıları Seçkisi’ kolokyumu, Yapı-Endüstri Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kazananların ilan edilmesi ve ödüllerin dağıtılmasından önce hazırlanan kolokyumun asıl amacı, her hangi bir rekabet ortamına mahal vermeden, ancak kimin neden birinciliği aldığı sorusuna cevap aranan klasik kolokyum mantığından uzaklaşarak, yarışmanın düşünsel sürecini hem katılımcılar, hem değerlendirenler, hem de jüri üyelerinin ortak paylaşımına sunmaktı.

İki oturum halinde düzenlenen kolokyumun ilk yarısında değerlendirilen öğrenci katılımları, bu kategorinin jüri üyeleri Gürhan Tümer, Ali Cengizkan, Bilge Arıkan ve Hakkı Yırtıcı tarafından tartışmaya açıldı. 15 kişilik bir katılımın olduğu öğrenci kategorisine olan ilgi çok fazla olmamakla beraber, tartışma ortamının verimliliği katılan hemen herkesi memnun etti. İlk olarak söz alan Ali Cengizkan, böyle bir yarışmanın oratay çıkış motiflerine değindiği konuşmasında, temel meselelerden birinin ülkemizdeki okuma oranının düşüklüğü olduğuna dikkat çekerek, mimarlık gibi zengin bir bilgi formasyonu bulunan bir alanda bu azlığın daha da vahim olduğunu ifade etti. Kolokyumun mantığından yola çıkarak sözlerine devam eden Cengizkan, her yarışmanın kamusal bir yatırım olduğunu, jürinin de her kolokyumda bir hesap alıp verme ilişkisi içinde bulunduğunu belirterek, böylesi bir modeli gerçekleştirmek adına katılımın arttırılmasının ve atölye anlayışı içinde okumaya teşvik edilmesinin yöntemlerinin araştırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Sonrasında söz alan Gürhan Tümer ise, öğrenciler kategorisinde verilen Alain de Botton’un ‘Mutluluğun Mimarisi’ isimli okumasının nasıl bir kitap olduğunun, hatta bir mimarlık kitabı olup olmadığının sorgulanması gerekliliğini vurguladı. Mimarlıktan söz eden, fakat ‘mimarca’ bahsetmeyen bu metin için gönderilen katılımların ikiye ayrıldığını ifade eden Tümer, kitaba az referans vererek kendi fikirlerini açmaya çalışan veya yarışma konusunu klasik bir edebiyat eleştirisi gibi ele alan metinlerle karşılaştıklarını anlattı.Gönderilen metinlerin niteliği ve içeriği üzerinde durulan kolokyumun en can alıcı noktalarından birini de, işte bu soru oluşturdu. Katılımcıların da söz alarak tercih ettikleri metin kurgusunu açıkladıkları tartışmada söz alan Bilge Arıkan, belki de kitabı okumuş, anlamış ve üzerine eleştirel yeni fikirler geliştirmiş olan metinlerin de üçüncü bir kategori olarak anılabileceğini ekledi. Beklentisi içinde oldukları metnin kurgusu üzerine bir açıklama yapan edebiyatçı-mimar Ali Cengizkan, 15 katılımdan 8-9’unun kitabın açtığı sorunsallar üzerinden mimarlığa dair kendi sorunlarından bahsedişlerinin kendisini rahatsız ettiğini, kitapta verilen verileri bir yol izleme aracı olarak kullanarak mutluluk ile mimarlık arasındaki ilişkiyi kendi fikirleriyle anlatan yazılar dilediklerini söyledi. Fakat her katılımın son derece değerli ve önemli olduğu, nazım ve hatta öykü formatında gönderilen metinlerin bile, kitabın sevkettiği düşünme güzergahında bir üretime yol açtığı için son derece memnuniyet verici bulunduğu, tüm jüri üyelerinin ortak fikriydi.

14.00 sularında başlayan ve mimarlar kategorisi için seçilmiş kitap ve katılımların genel ve açık bir değerlendirmeye tabi tutulduğu kolokyumun ikinci oturumunda ise, jüri üyelerinden Ayşen Ciravoğlu, Esra Fidanoğlu, Ayşe Şentürer, Gül Köksal ve Metis Yayınları’ndan Semih Sökmen hazır bulundular. Kolokyuma katılamayan Atilla Yücel’in gönderdiği mesajla açılan bu ikinci oturumun genel konusu, mimarlar kategorisinin okuması olarak belirlenen Richard Sennet’ın ‘Ten ve Taş’ isimli kitabında değinilen ‘temas’ başlığıydı.

İlk olarak söz alan Semih Sökmen, gönderilen metinlerde kitabın esinleyiciliği konusunda yapılan tespitlerin kendisini çok memnun ettiğini söylerek başladığı konuşmasında, böylesi bir faaliyeti çok anlamlı bulduğunu ve yazının paylaşıma açıldığı anda yarattığı yeniden üretilme fırsatıyla, tek kavrayışa oturmaktan kurtularak yeni yeni anlamlar kazandığını vurguladı. Metinde üslubun da öneminin altını çizen Sökmen, kitaplar üzerine yazılmış kimi yazıların, kitap kadar önemli bir fikirsel açılıma neden olabileceğini ve onun kadar yankı uyandırabileceğini ekledi.

Jüri üyelerinden Ayşe Şentürer söz alarak, böyle bir talep ve girişimin yarattığı motivasyon ve tartışma platformuyla taşıdığı önemin altını çizerek, seçilen kitabın düşünce ve felsefe tarihi, mimarlık tarihi, sosyoloji ve psikoloji gibi çok çeşitli disiplinlerden faydalanıyor olmasının da yeni açılımlara olanak tanıdığını belirtti. Şentürer’in bu fikrine katılan diğer jüri üyeleri ise, Esra Fidanoğlu ve Gül Köksal oldular. Buradan yola çıkan Fidanoğlu, metinlerin daha kapsamlı bir spektrumda ele alınmasına olanak tanınsaydı, çok daha geniş bir katılımın olacağına dair duyduğu inancı belirtti. Gürhan Tümer’in kitabın genel konusu ve ele aldığı sorun üzerinden tartışılmasını önermesi üzerine söz alan dinleyici, katılımcı ve jüri üyeleri, mimarlığın ortak sorunsalları üzerine fikir paylaşmaya devam ettiler.

Kolokyumun en ilgi çeken yanlarından biri, tüm jüri üyelerinin gönderilen metinlerin yazınsal nitelikleri üzerine yaptığı eleştirilerdi. Böylesi bir yarışmaya gönderilen yazılardan beklenen azami dikkat ve özenin dil kullanımında görülememesinden yakınan jüri üyeleri, bunun nedenlerinin eğitim ve öğretimimizde gizli olduğunda fikir birliği içindeydiler. Bu konuda çok daha titiz olmasının anlayışla karşılanması gerektiğini vurgulayan Metis Yayınları editörü Semih Sökmen, “Aynı hukukta olduğu gibi ‘ben yaptım, oldu’ dememiz dilde normların oluşmasına engel oluyor; anlaşmak mümkün olmuyor. Yalnızca günü kurtarmış oluyoruz” dedi. Türkçe’nin kullanımının da en az içerik kadar önemle değerlendirildiği yarışmanın sonuçlar ise, kolokyum sonunda düzenlenen ödül töreninde açıklandı.

Kazanan listesi şöyle:

Mimarlık Öğrencileri Kategorisi:
Esra Erişti, Uludağ Üniversitesi - MO-0060 / Rumuz: 60025
Volkan Durak, Mimar Sinan Üniversitesi - MO-0061 / Rumuz: 02527
Fatma Kılıç, Erciyes Üniversitesi - MO-0062 / Rumuz: 32862
Merve Akdağ, İTÜ - MO-0063 / Rumuz: 80008
Caner Öktem, ODTÜ - MO-0064 / Rumuz: 16584

Mimarlar Kategorisi:
Kıvanç Kılınç, Çukurova Üniversitesi Mimarlık Mezunu - M-0043 / Rumuz: 10198
Mukadder Özgeç, ADMMA Mimarlık Mezunu - M-0044 / Rumuz: 12520
Cihat Uysal, İTÜ Mimarlık Mezunu - M-0045 / Rumuz: 20411

Yarışmaya gönderilen tüm çalışmaların *pdf dosyalarına bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

http://www.yapi.com.tr/yarismalar/mimarlik-okumalari-atolyesi-kolokyum-ve-odul-toreni-gerceklestirildi_60076.html

Read Comment Section
1 Yorum Yorum Yaz
  • başarılar dilıyorum YANITLA
1 yorumdan 1 tanesi gösteriliyor. 
Yorumunuzu ekleyin
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!