Yerel seçimlere yaklaştığımız şu günlerde genellikle
belediye başkanlarının hizmet performansı sorgulanırken aynı seçimle beş
yıllığına göreve gelmiş olan ve kent halkının pek de tanımadığı belediye meclis
üyelerinin, seçildikleri kent için neler yaptığı hemen hiç gündeme gelmez.
Oysa belediye meclis üyeleri, yerel demokrasi açısından son derece önemli bir
işleve sahiptir. Seçmenler, seçtikleri belediye meclis üyeleri ile o kentin
sorunlarının çözülmesini, daha yaşanabilir bir kente ulaşmayı istemektedir.
Peki, belediye meclis üyeleri seçildikten sonra o kent adına ne yapmaktadır? O
kentin sağlıklı ve yaşanabilir olması yönünde nasıl bir faaliyette
bulunmaktadır? Sadece meclis toplantılarına katılıp el indirip kaldırarak apar
topar geçen kararları oylayıp, ardından her toplantı için “huzur hakkı” ücretini
alarak görevlerini yaptıklarına mı inanmaktadır? Belediye meclis üyeliğinin
anlamı ve işlevi bu mudur?
Maalesef ülkemizdeki belediye meclis üyelerinin büyük bölümü bu önemli
görevin içini boşaltarak algılamakta, yerel demokrasinin önemli bir parçası
oldukları bilinci ile hareket etmemektedir. Hatta, zaman zaman yargıya da
yansıyan biçimiyle, belediye meclis üyelerinin bir bölümünün imar
yolsuzluklarına karıştıkları, özellikle imar komisyonlarında bulunmak için gayri
ahlaki biçimde çok ciddi çıkar çatışmalarına girdikleri, belediyedeki
nüfuzlarını yandaşlara çıkar sağlamak için kullandıklarına tanık
olunmaktadır.
Ankara için ne yapıldı?
Basına yansıyan haberlerden zaman zaman muhalefet partilerine mensup belediye
meclis üyelerinden bazılarının Ankara kent gündemi ve belediye faaliyetleri ile
ilgili soru önergeleri verdikleri, bazı olumsuz uygulamaların engellenmesi için
mücadele ettikleri görülmektedir. Özellikle Büyükşehir için iktidar partisinden
olan belediye meclis üyelerinin Ankara kentinin sorunlarının çözülmesine dair
şimdiye dek ne yaptıkları konusunda Ankaralıların hiçbir bilgisi
bulunmamaktadır. 5 yıl boyunca Melih Gökçek’in verdiği kararları onaylamak
dışında ne yapmışlardır? Bu kararlara hiç itiraz eden ya da tartışan bir meclis
üyesi çıkmış mıdır? Kentin kronikleşmiş ya da ciddi akut sorunlarına yönelik
hangi öneri ve çalışmayı gerçekleştirmişlerdir?
Örneğin yaya ölümleri konusunda ülkede ilk sırada yer alan Ankara’da bunun
önüne geçilmesi için nasıl bir öneride bulunmuşlardır? Ankara Anakent
Belediyesi’nin ödemediği doğalgaz borçlarını bir sorun haline getirmişler midir?
Halkın canını yakan ulaşım ücretlerinin ucuzlatılması için herhangi bir çabaları
olmuş mudur? Belediye kaynaklarının gösteriş projeleri, plansız yatırımlar,
havai fişek ve konserlerle çarçur edilmesi konusunda ne düşünmektedirler? Parsel
bazında yoğunluk artışı getirerek birilerine milyonlarca YTL’lik haksız rant
sağlayan plan değişikliklerini onaylamak için el kaldırırken, hep sözünü
ettikleri “yetim hakkı” ya da toplum yararı ilkesinin ahlaki kaygısını hiç
taşımışlar mıdır? Ankaralılar bunların yanıtını merak etmektedir. Aynı sorun
ilçe belediyelerindeki meclis üyelerinin pek çoğu için de geçerlidir.
Ankara Anakent ve ilçe belediyelerinde görev yapan meclis üyelerinin Mart
2009 seçimlerinden önce çıkıp, bu beş yılda kentleri için neler yaptıklarını
Ankaralılar’a anlatmaları gerekmektedir. Bunu yapmaları, hem kendi onurlarına,
hem de belediye meclis üyeliğinin kurumsal kimliğine saygı duyulması için
kaçınılmaz bir görevdir. Böylece yerel demokrasinin gerçek anlamı ve işlevine
yaklaşması yönünde de önemli bir başlangıç yapılacaktır.