Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

7 Tepeli İstanbul'un 7 Objesi Seçildi

Genç tasarımcılar, İstanbul'la özdeşleşmiş objeleri yeniden tasarladı. Tasarımlar önce Milano Domus Akademi'de ve Almanya Bauhaus Universitat Weimar'da sergilendi. İstanbul, projenin üçüncü ayağı. Milano Domus Akademi ve Weimar Bauhaus Universitesi öğrencilerinin, oluşturdukları tasarımlardan üçüne burada ödül verildi.

Zaman CumaErtesi
7 Tepeli İstanbul'un 7 Objesi Seçildi

Tesbih, rahle, kahve fincanı, beşibiryerde, lokumluk, hamam seti ve boyacı sandığı... 'Bu 7 nesnenin ortak özelliği nedir?' diye sorsak acaba cevabınız ne olurdu? Düşünmek isteyenler yazıya burada biraz ara verebilir, ama sabırsızlananlar için hemen açıklayalım: Tabii ki İstanbul. Bunların hepsi İstanbul'un belleğinde yer eden objeler. Hem geleneğimizi hatırlatan hem de zengin kültürümüzü yansıtan bu objeleri, Erdem Akan, Ayşe Birsel, Ela Cindoruk, Defne Koz, Tanju Özelgin, Meriç Kara ve Koray Özgen gibi genç tasarımcılar modern bir yorum getirerek onları yeniden tasarladılar. Sadece tasarlamakla kalmayıp sergiye de çıkarndılar. Yıldız Teknik Üniversitesi Yüksel Sabancı Sanat Merkezi'nde salı günü açılan 'İstanbul Otherwise' adlı sergi, 'Başka bir İstanbul mümkün mü? sorusu üzerinde temellendirilmiş. 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve Proje A. Ş'nin birlikte gerçekleştirdiği sergiyi 31 Mayıs'a kadar görebilirsiniz.



İnsan inandıkça tesbih tanesi gibi pürüzsüz hal alır: Tasarımcı Erdem Akan sergide, ilk taneleri küp gibi olan, sona doğru ise yuvarlak hale dönüşen bir tesbih tasarlamış. Bunun nedenini şöyle anlatıyor: Sufi felsefesinde, tüm ibadetlerin insanı şekillendirdiği düşünülür. Mecazi olarak, başlangıçta köşeli olan insan inandıkça ve ibadet ettikçe bu köşelerinden kurtulur ve ideal bir küre misali pürüzsüz hal alır.



Türk kahvesini kahve falından ayırmak imkânsız: Ayşe Birsel'in yaptığı kahve fincanı tasarımına bakınca sanki telvenin dışarı taşmış olduğu hissine kapılıyorsunuz. Birsel, tasarımına kattığı yorumu şöyle ifade ediyor: "Sana yol görünüyor, kısmetin var, kalbin kabarmış gibi kalıplar kahve falının kodlaşmış dilidir. Ne kadar çok dinlemiş olsak, yine de inanırız bu yorumlara. İşte bu çocukluğumdan beri duyduğum sözler ilham oldu. Kahve dilinin soyut, üç boyutlu ve duygu fırtınalarını fincandan porselene aktardım."



Beşibiryerde, Anadolu'nun kırsal kesimlerinde önemli bir takı: Anadolu'nun kimi yörelerinde, özellikle de kırsal kesimde ekonomik değeri de olan bir çeşit süstür beşibiryerde. Ela Cindoruk ise şöyle anlatıyor: "Bu projede çıkış noktam, ister dağınık olsun ister bütün, beşibiryerdenin her iki biçimde de kullanılmasına olanak sağlayan bir obje tasarlamak oldu. Satmak ya da hediye etmek amacıyla bir parçasını koparabileceğiniz ve kalanları taşımaya, saklamaya devam edebileceğiniz yeni bir beşibiryerde..."



Geometrik desenlerden oluşan bir rahle: Kuran'ı Kerim okumak için kullanılan rahleye Meriç Kara farklı bir yorum getirmiş. Kara, "Tasarlanmış değişik boyutlardaki kitap ayraçlarını, bir kitabın sayfası işaretlenmişçesine objenin yüzeyindeki oluklara yerleştirdim. Ancak bu yerleştirme bir kurala dayanıyor; ayraç, rahlelerde sıkça rastladığımız birbirini kesen dairelerden ve düz çizgilerden seçilerek oluşturulan İslam bezeme sanatına ait geometrik örüntülerden birini oluşturuyor." diyor.



Renkli elmaslara benzer lokumlar: Her biri adeta renkli bir elmasa benzetilen lokumların kendi tabağıyla ikram edilmesi gerektiğini düşünen Defne Koz lokumları şöyle sunuyor: "Geleneksel keyif anlayışının önemini bize 'tatlı tatlı' anımsattığı için onlara kıymet verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden her bir lokumu birer tabağa yerleştirdim, böylece hak ettikleri zamana ve alana kavuşmuş olurlar."



Türk hamam kültürü teknolojiyle buluşmuş: Hamam kültürü bu topraklarda çok eskiden beri var. İstanbul'u anlatan objelerin başında yine hamam seti geliyor. Tanju Özelgin hamam tası, takunya ve peştamalı tasarlama sürecine dair şunları söylüyor: "Takunya ve hamam tası tasarımları, geleneksele bağlı kalınarak ahşap malzemeden imal edildi. Peştamalin rengini beyaz yaparak sete dahil ettim."



Anıt nesne, boya sandığı: Serginin en ilgi çeken tasarımını Koray Özgen hazırlamış. Çünkü Özgen, minicik elleriyle sokaklarda ayakkabı boyayan çocukların kullandığı boya sandığını bir anıta dönüştürmüş. Zaten görenler de 'Bu nasıl boya sandığı?' yorumunu yapıyor. Özgen, sapsarı bir anıt tasarlamasının nedenini şöyle açıklıyor: "Çocukların insan olarak hak ettikleri saygınlıkla bağdaşır biçimde yaşam sürebileceklerini temsil eden, ayakkabı boyacılığı yapmak zorunda olmadıkları 'başka bir İstanbul' olasılığını anlatmak istedim."

http://www.yapi.com.tr/haberler/7-tepeli-istanbulun-7-objesi-secildi_79666.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!