Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

80'lerden Kalma Otobüsler Tehlike Yaratıyor

Halk arasında "kırmızı otobüsler" olarak da bilinen araçlar, her yanı dökülür halde yolcu taşıyor, sık sık arıza yaparak yurttaşları zor durumda bırakıyor. Anakent Belediyesi ise aldığı yüzlerce yeni otobüse karşın bu eski araçları trafikten çekmeye niyetli görünmüyor.

Cumhuriyet ANKARA/Zeynep ŞAHİN



b>Ankara trafiğinde özellikle çok kullanılan güzergâhlarda 1980'li yıllardan kalma eski otobüsler kullanılıyor. Halk arasında "kırmızı otobüsler" olarak da bilinen araçlar, her yanı dökülür halde yolcu taşıyor, sık sık arıza yaparak yurttaşları zor durumda bırakıyor. Anakent Belediyesi ise aldığı yüzlerce yeni otobüse karşın bu eski araçları trafikten çekmeye niyetli görünmüyor. Halen başkentlilerin kullandığı bin 669 otobüsün bin 169'u 2000 modelin altında.

Ankara trafiğinin en önemli sorunlarından biri arasında yer alan "eski otobüsler" , yaşam güvenliğini tehdit eder halde çalışıyor. Bu otobüsler hem havayı kirletmesi hem de gürültü kirliliğine neden olmasıyla çevreye verdiği zararların ötesinde, taşıdığı yolcular için yaşamsal tehlike oluşturuyor. En eskisinin yaşı 26 olan 1980'lerden kalma bu otobüsler, sık sık arıza yapıyor. Bu arızalar nedeniyle, yurttaşlar kimi zaman yarı yolda kalarak, otobüsten iniyor ve bir başka araçla yola devam ediyor kimi zaman da dakikalarca araç içinde arızanın giderilmesini bekliyor. Daha da tehlikeli olanı ise araçların hareket halindeyken arızalanmasıyla kapıların otomatik olarak kilitlenmesi ve kısa süre sonra otobüsün içinin gazla dolması... Kapılar açılmadığı için araçtan inmesi söz konusu olmayan yurttaşlar ya kapıların açılması için fiziksel güç kullanarak bireysel çaba gösteriyor ya da camları kırarak araçtan çıkıyor. Yakın süre önce bu tür bir arıza Kızılay - Peyami Safa hattında çalışan bir otobüste meydana gelirken, Kızılay - Tuzluçayır güzergâhında da benzer arızaların sık sık yinelendiği belirtiliyor.

'Yolculuk değil eziyet'
Eski otobüslerin; Dikmen, Ayrancı, Dikimevi, Abidinpaşa, Tuzluçayır, Eryaman, Batıkent, Çayyolu gibi başkentin çalışan ve okuyan nüfusu fazla olan, dolasıyla otobüsleri kullanan kişi sayısının yoğun olduğu semtlerde işletilmesi ayrıca, Ulus ve Kızılay gibi başkentlilerin sık gittikleri merkezi semtlerin hatlarına konması da dikkat çekiyor. Yurttaşlar, eski otobüslerin çalışırken çok gürültü çıkardığını ve yolculuk süresince ciddi rahatsızlık verdiğini, otobüsün özellikle yokuşlu yolları çıkarken zorlanması nedeniyle ayakta durmakta güçlük çektiklerini; hatta otururken bile oldukça rahatsız yolculuk yaptıklarını ifade ediyor. Söz konusu otobüsleri kullanan yurttaşlar, tüm bunların üzerine bir de otobüsler sıkış tıkış doldurulduğunda yolculuğun tek kelimeyle "eziyet" haline geldiğini vurguluyor.

Her yanı dökülüyor
Hergün yüzbinlerce başkentliyi taşıyan bu eski otobüslerin içinin konforsuzluğu ise bir başka sorun. Zemin döşemesinden koltuklara, tutunma askılarından demirlere kadar neredeyse her yanı "dökülen" bu otobüslerde yolculuk yapmak, kış aylarının gelmesiyle daha da zorlaşıyor. Isıtma sistemi "yok denebilecek" durumdaki otobüslerin içi, dışardaki soğuk ortamdan farksız hale gelirken; yolcular "buz gibi" olan demirlere tutunmakta zorlanıyor. Öte yandan otobüs içinde denge sağlamak için tutunulan demirlerin eskiliği ve yer yer paslanmışlığı da bir süre temasta bulunulduktan sonra ellerde istenmeyen bir koku bırakıyor. Otobüslerin tavanındaki çatlaklar ve küçük de olsa kırıklar ise Ankara'nın göbeğinde "ilkel" görüntüler sergiliyor. Yağmur ya da kar yağdında buralardan sızan sular, otobüsün zeminini, koltuklarını ıslatıyor. Aracın içi birkaç saat içinde "yer yer sırılsıklam" oluyor. Yurttaşlar da damlayan sulardan nasibini almadan yolculuk yapmak için ayrı bir uğraş veriyor. Yaz aylarında ise apayrı bir sorun baş gösteriyor. Havalandırma sistemi olmayan 80'lerden kalma bu otobüslerin, camlarının da küçük olması nedeniyle içeriye yeteri kadar temiz hava giremiyor. Bu da özellikle iş giriş - çıkış saatlerinde yoğun olan otobüslerin, nefes almayı zorlaştıracak ölçüde havasız kalmasına yol açıyor. Oysa yeni alınan otobüslerde otomatik havalandırma sistemi bulunuyor. Sıcak havalarda çalıştırılan bu sistem, yurttaşların rahat bir yolculuk yapmasını sağlıyor.

1169'u 2000 modelin altında

- EGO'nun elinde bin 669 otobüs bulunuyor.

- Otobüs filosunun 360'ı "körüklü" diye bilinen uzun araçlardan, bin 309'u ise normal otobüslerden oluşuyor.

- Otobüslerin sadece 500'ü 2000 modelin üzerinde; kalan bin 169'u ise 2000 modelin altında.

- EGO otobüslerinin ortalama bin 200'ü hergün trafiğe çıkıyor. Diğer otobüsler ise ya bozuk olduğundan ya da bakım gerektiğinden hizmete sunulmuyor.

- EGO otobüsleri kent içindeki 324 hatta hizmet veriyor.

- Anakent Belediyesi'nin otobüs filosundaki araçların markaları, modelleri ve kaçar tane kullanımda olduğuna ilişkin dağılım şöyle:

- Mercedes: 1981 - 1, 1987 - 63, 1988 - 97, 1999 - 197, 1999 (Körüklü) - 70. Toplam 428 tane.

- İkarus: 1991 (Körüklü) - 240, 1992 - 252, 1993 - 75. Toplam 567 tane.

- BMC: 1994 - 48, 1994 (Körüklü) - 50, 1987 - 48, 1988 - 28, 2006 - 70, 2007 - 400, 2008 - 30. Toplam 626 tane.

http://www.yapi.com.tr/haberler/80lerden-kalma-otobusler-tehlike-yaratiyor_57471.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!