Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

AKM: Yıkmalı mı Yıkmamalı mı?

AKM’deki sanat yerleştirmeleri ağırlıklı olarak buranın yıkılmasına yönelik tartışmalara işaret ediyor. İşin ilginci, ikinci yangından sonra tamamlanıp açıldıktan sonra ilk defa gündüzleri kapılarını açıyor AKM bienal sayesinde.

Akşam Gazetesi/Oray EĞİN
AKM: Yıkmalı mı Yıkmamalı mı? Fotoğraf: Mesut Tufan

aşlığa İstanbul Bienali’nin Atatürk Kültür Merkezi ayağındaki serginin adını taşıdım. Avrupa Kültür Başkenti olmaya aday İstanbul’un en önemli kültür sarayını da kullanan bienal, ister istemez içinde bulunduğu binaya yönelik tavrını da belli ediyor. AKM’deki sanat yerleştirmeleri ağırlıklı olarak buranın yıkılmasına yönelik tartışmalara işaret ediyor. İşin ilginci, ikinci yangından sonra tamamlanıp açıldıktan sonra ilk defa gündüzleri kapılarını açıyor AKM bienal sayesinde.

Küratör Hou Hanru, binealin AKM ayağını festival kataloğunda şöyle açıklıyor:

“Bazı işler sanatçıların binanın tarihi ve gerçekliği üzerine yaptıkları derinlemesine araştırmaya dayalı olarak, özellikle mekan için yaratıldı. Bu işlere diğer sanatçıların işlerinde ifade edilen daha ‘küresel’ tecrübeler arasında bağlantı kuruldu. (...) Farklı diller ve araçlar kullanan bu çalışmalar, krizdeki bu binaya yeni bir enerji ve hayat şırınga ediyor.”

İki ay açık kalacak bienalin AKM için yeni bir kamuoyu oluşturması gerekiyor; başta İstanbullular’ın da vakit ayırıp AKM’yi bu çerçeveden izlemeleri şart. Zira içerideki işler hem ufuk açıyor, hem de geleceği üzerine herkesin fikir yürüttüğü bu bina hakkında yeniden düşünmemizi, ona başka bir gözle bakmamızı sağlıyor. Hanru “Bu bienal için ‘doğal’ bir seçim” diyor.

AKM’de yer alan işlerden biri Avusturyalı sanatçı Markuz Krottendorfer’in fotoğraf çalışması. Moskova’nın simgelerinden, Sovyet rejiminin en önemli binalarından artık yer almayan Rossija Oteli’ni çekmiş sanatçı.

Buranın aldığı seyir önemli. Zira adeta bir dönemin izlerini silmek için yıkılan binalardan biri olmuş Rossija Oteli; yenilemek, günümüze uyarlamak yerine yok etmeyi tercih etmişler.

İlginç kaderli binalardan biri de Gümrü’deki “Hayalet Şehir.” Vahram Aghasyan’ın bu isimli çalışması Gümrü’de 1988’deki depremde evsiz kalanlara Sovyet hükümetinin yaptığı ama hiç tamamlanmamış binaları belgeliyor. Aghasyan’ın fotoğraflarında kaba inşaatı çıkmış ama sadece beton gövdeleri tamamlanmış binalar görüyoruz. “İşlevini yerine getirememiş” ve “amaçlananan parlak geleceği” yaşayamamış binalar.

Atatürk Kültür Merkezi işte tam da bu iki örneğin arasında bir yerde. Ya Hansu’nun dediği gibi “(...) Çeşitli ülkelerde sosyalist ve sosyal demokrat modernleşmeyi temsil eden sayısız bina aynı silinme ve nezihleştirme kaderiyle karşı karşıya” ve sonu Rossija Oteli gibi olacak; yerle bir edilecek ve Moskova’daki gibi ortaya “Disneyland benzeri bir ticaret merkezi” yapılacak. Ya da şehrimizin ortasında terk edilmiş, hayalet bir bina olarak kalacak.

Halbuki AKM’nin kaderi hepimizin elinde, bu şehirde yaşayan insanların sahip çıkmasıyla pek çok adım atılabilir.

Yine bienaldeki işlerden biri “saydamlık” açısından AKM’yi Berlin’in efsanevi parlamento binası Reichstag’la karşılaştırıyor. Almanya’nın birleşip başkentin Berlin’e taşınmasından sonra Reichtag aktif olarak kullanılmaya başlandı ve üzerine cam bir kubbe inşa edildi. Nitekim AKM’deki video yerleştirmesi de Reichstag’ın camlar aracılığıyla sokakla, halka temasına işaret ediyor.

AKM de cam cephesi sayesinde meydanla daimi temas halinde, şeffaf ve karşılıklı işletişim içinde olan bir bina. Reichstag, parlamento bile çalışırken insanların dışarıdan gelip ziyaret edebildikleri bir yer. AKM’yi buna dönüştüremez miyiz?

Bu aşamada, AKM’nin mimarı Hayati Tabanlıoğlu’nun yine mimar oğlu Murat Tabanlıoğlu’nun söylediklerine kulak kesilmek yerinde olacaktır. Unutmayalım, bu yılki bienalin ana teması “iyimserlik”:

“Her gün 10-12 saat kullanılan, insanların rahatça girdiği, sergilerin olduğu bir mekan olmalı. (...) Bilet almak bile dışarda. Ama içinde bizim İstanbul Modern’de yaptığımız gibi oraya özgün bir lokantası, kütüphanesi, sinemateki ve çocuklar için bir bölümü olsa, böylece opera binasına girmemiş milyonlarca insanı da çekmenin yeni yolları bulunabilir.(...) AKM önünde çoğumuzun ilk sevgilileriyle buluştuğu yerdir. Demek ki bunu yaşatmak lazım! Bu buluşma noktası neden içeride de olmasın? (...) Binanın önünde bırakılan ve genellikle buluşma noktası olarak kullanılan meydan da geçici sergilerin yapılabileceği, içerdeki sergilerin dışa akacağı bir alan olarak kullanılmalıdır.”

http://www.yapi.com.tr/haberler/akm-yikmali-mi-yikmamali-mi_56490.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!