Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

‘Belediyesiz’ Demokrasi!

Nüfusu 2 binden aşağıya düşen belediyelerle “Büyükşehir beldeleri”ni kapatan 6 Mart 2008 tarih ve 5747 sayılı yasa Anayasa Mahkemesi’nde yarın görüşülecek... CHP’nin açtığı davada, çağdaş demokrasilerdeki “yerinden yönetim” kurumlarını “sakinleri azaldı” diye yok etmek sorgulanacak...

Cumhuriyet Gazetesi



Nüfusu 2 binden aşağıya düşen belediyelerle “Büyükşehir beldeleri”ni kapatan 6 Mart 2008 tarih ve 5747 sayılı yasa Anayasa Mahkemesi’nde yarın görüşülecek... CHP’nin açtığı davada, çağdaş demokrasilerdeki “yerinden yönetim” kurumlarını “sakinleri azaldı” diye yok etmek sorgulanacak...

Türkiye’deki 3225 belediyenin 16’sı büyükşehir, 101’i büyükşehir ilçeleri, 283’ü büyükşehir beldeleri, 65’i il, 749’u ilçe ve 2011’i de belde belediyesi... Yargılanacak kanun ise 863 beldeyi “köy”leştirirken 249 büyükşehir beldesini de “mahalle”ye dönüştürüyor. Yani, 1000’den fazla yerleşmemizde artık ne belediye başkanı seçilecek ne de meclis... Üstelik Osmanlı’dan bu yana belediye olanlar bile var; çoğunun da dünyadan “kardeş belediye”leri bulunuyor...

Bahaneleri ‘imar’!

Ülkedeki yönetim düzeniyle birlikte demokrasi ve toplumsal yaşam kültüründe de “dönüşüm”e neden olacak böylesi “kökten”ci bir yasaya kamuoyu gereken duyarlılığı göstermedi... Dahası, nice “demokrasi militanı” yazarımız bile “kentli hakları”nın evrensel kurumuna yönelik bu “darbe”yi umursamadılar. İktidar kadroları ise ancak İran, Arabistan gibi ülkelerde görülebilen “belediyesiz” yönetim anlayışını özellikle “imar”ı bahane ederek savundular...

Örneğin TOKİ Başkanı, yasanın “tasarı”sını överken “imar planlarının sağlıklı uygulanması, mimari rejim bütünlüğünün korunması” gibi gerekçeler sıralayarak diyordu ki; “Bir yerde imar yoğunluğu bir iken diğerinde beş olmaz. Belde belediyelerinin bir an önce kapatılması yararlı olacaktır.” (Bizim Kocaeli /18 Şubat 2008)

Oysa imar planlarını yok sayan; 3 katlı yere 30 katlı bloklar diken; tarlaları, yeşil alanları betonlaştıran; ülke düzeyindeki “mimari rejimi” kimliksiz tünel kalıp silolarına dönüştüren “kendileri” değil miydi?

Belediyelerin ‘sabıka’sı

Ne var ki belediyelerin “imar aymazlıkları” ileri sürülerek kapatılmalarına kamuoyunda sessiz kalınmasının bir nedeni de yine “belediye yönetimleri”dir. Çünkü, az sayıdaki bazı olumlu örnekler dışında, 1980’lerden sonra üstlendikleri imar ve planlama yetkilerini genelde kötüye kullandılar. Deyim yerindeyse, şehircilikte sınıfta kaldılar; hatta “sabıkalı”lar... Peki, acaba bunun sorumlusu, demokratik ve çağdaş bir yerel yönetim “kurum”u olarak “belediye” midir? Yoksa yerel yöneticileri, özellikle imardaki “keyfi”liğe özendiren ve “kente karşı suç”lara yıllardır önlem almayan “yağmacı siyaset” midir?

Avrupa belediyelerinde bizdeki gibi bir imar rezaleti yoksa; meclis gündemlerinde ranta dönük binlerce “plan değişikliği” değil kenti gözeten “plan disiplini” varsa; bunun nedeni de yapılaşmada “bilimsel ve kamu yararına denetim”in “kurumsallaşmış” olmasıdır...

Bu nedenle, örneğin ülkeyi berbat binalarla donattı diye “TOKİ’yi kapatmak” ya da kıyıları, ormanları yapılaşmaya açarak pazarlıyorlar diye “bakanlıkları yok etmek” nasıl saçmaysa, imarda akıllarına eseni yapıyorlar diye bunu önleyici düzenlemeler yerine tutup demokrasinin beşiği kurumları ortadan kaldırmak da o kadar ilkel bir yaklaşımdır.

Kaldı ki yasanın “kapatmadığı” büyükşehir, il ve ilçe belediyelerinde doruğa çıkan “imar yolsuzlukları” da manşetlerdeyken sadece “belde”leri idamla cezalandırmak nasıl bir “adalet”tir?

Bilim ve demokrasi

Bizce çözüm, “bilimi dışlamayan demokrasi”dedir... Yani, bir yandan “daha fazla belediye” kurarak ülkedeki demokratik yerel yönetim sayısını arttırmak; bir yandan da şehirciliğin ve toplumsal çıkarların öngördüğü bir imar düzenini sağlamak... Bunun için de belediyelerin imar yetkilerini kullanmalarına kenti, çevreyi ve toplum yararını gözeten “koşul”lar getirerek planlamada bilimsel ve kamusal denetimi yaşama geçirecek yasalar geliştirmek...

İşte bunları yapmadan, “küçük belediyelerdeki imar talanını da büyük belediyeler yönetsin” anlamına gelen böyle bir yasayı kim nasıl akıl edebildi; TBMM’den nasıl geçebildi; Çankaya’dan nasıl onay alabildi, hayret doğrusu!..

http://www.yapi.com.tr/haberler/belediyesiz-demokrasi_63915.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!