Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Bir Mardin Gözlemi...

Anadolu'nun öteki kentlerine oranla Mardin, tarihe yaptığı tanıklığın onurunu hep üzerinde taşıyagelmiş beldeler arasında ilk sıraya yerleşenlerdendir.

Cumhuriyet Gazetesi/Kaya ÖZSEZGİN
Bir Mardin Gözlemi...

ski kentlerin, insanı tarihin derinliklerine taşıyan mimari doku özellikleri, var olanla olmayan arasındaki büyülü ilişkilerin de somut göstergeleridir. Eskilik, burada bizden uzaklaştıkça büyüyen bir efsaneyi canlandırırken bir yandan da çevredeki güncel yaşamı tanıklığa zorlar. Geçmişle şimdi arasında gidip gelirken, mimari, kalıcı ve tanıklığı kışkırtıcı yapısıyla sizi sürekli olarak tarihle yüz yüze getirir.

Anadolu'nun öteki kentlerine oranla Mardin, tarihe yaptığı tanıklığın onurunu hep üzerinde taşıyagelmiş beldeler arasında ilk sıraya yerleşenlerdendir. Ben bu kenti, otuz yılı aşkın bir aradan sonra şu yakınlarda ikinci kez gördüğümde, beni etkileyen eski yapılarının ve her nasılsa korunabilmiş mimari anıtlarının zenginliği karşısında, bir "müze-kent" mitosunun hangi nedenlerden kaynaklanabileceği olgusu üzerinde yeniden düşünme olanağı buldum. Göz alabildiğine uzanan Mezopotamya ovasından kente baktığınızda, bin küsur metre yüksekliğindeki dağın yamacına kurulmuş olan Mardin, eski efsanelerden kalma bir hayal şehir gibi görünür.

Unutulmuş bir kent görüntüsü...
İçine girip sokaklarını dolaştıkça, bu hayal şehir yavaş yavaş cisimleşir, ete kemiğe bürünür, beş bin yıl geriye uzanan tarihini size anlatmaya başlar. Ona iyi kulak vermeniz gerekir; aksi halde bağlantıları kronolojik tarihle somutlaştırmanız güçleşir, bir önce gördüğünüz yapıyla bir sonraki yapıyı birbiriyle ilişkilendiren ayrıntıları gözden kaçırırsınız. Ama kent, sizi yöreye özgü fiziki coğrafyanın gerçekleriyle birlikte düşünmeye yönlendirdikçe, Mardin, büyüleyici sessizliğinden kopar, eski çağların diliyle konuşmaya başlar bu kez.

Ben Mardin'i İspanya'nın ortaçağ kenti Toledo'ya benzetirim. Toledo da dar sokakları ve tarihin kucağında yıllanmış gri giysileriyle, tıpkı Mardin gibi unutulmuş bir kent görüntüsü çizer. Orası da yüksek sesle konuşmayı sevmeyen kentler sınıfına girer. Fısıltıyla konuşur yalnızca, eski masalları anlatır dinleyenlere, Mardin gibi.
Ancak Mardin'in yer yer örtme altlarıyla ( "abbara") bölünmüş, yüksek duvarlarla çevrilmiş yapılarına girdiğinizde, uzaktan uzağa grileşme etkisi uyandıran kent dokusunun aslında yörenin kendine özgü mimarlık malzemesi sarı taşla biçimlendiğini görürsünüz.

Başta en eski Süryani manastırları Deyr-ül Zaferan ve Mor Gabriel olmak üzere, 14 ve 15. yüzyıl Akkoyunlu yapıları Zinciriye ve Kasımiye medreseleri, tepelerine "taht" kurulmuş eski evleri, kapılarını çevreleyen alımlı taş işlemeleriyle hep sarı rengin egemen görüntüsüne tanıklık ederler. Mardin'in hemen yanı başındaki Diyarbakır'ın sert bazalt taşının yanında dekore edilmeye uygun yumuşaklığıyla bu sarı taş, yöre mimarlığına damgasını vurmuştur. (Yöre sanatçısı İsmet Yedikardeş 'in resimlerine yansıyan da bu taş dekorasyonudur.)

Uluslararası kurumlar destekliyor
Arami kültüründen manastır yaşamının yoğunlaştığı erken Hıristiyan dönemine, oradan erken Osmanlı dönemine uzanan tarihsel akış, bütün bu kültürlerin kardeşçe bir arada yaşamalarına fırsat veren hoşgörü ortamını ayakta tuttuğundan, bugün Mardin, UNESCO başta olmak üzere uluslararası kurumların desteğini kazanıyor haklı olarak. Savaş ve yıkım görmemiş olmasının da bugünkü korunaklı dokunun oluşumunda etkisi var elbet. Yörede tanınan gümüş ve telkâri işçiliğinin mimariye yansıyan payını, kenti gezdikçe sizi karşılayan güzelim yapılarda adım adım izleyebiliyorsunuz.

Ancak birer habis ur gibi bu yapıların aralarına sızmış kötü mimari örnekleri de yok değil. Son yıllarda bu türden yapılar, dışarıdan fazla göç almamış olsa da Mardin'in kent dokusunu çirkinleştiriyor. Oysa ilk planda uygulanması gereken şey, Süryani manastırlarında yapıldığı gibi, tarihsel binaların çevrelerini bu çirkin yapılardan ayıklamak, yeni çevre düzenlemeleri yaparak görünmelerini sağlamak ve bu arada, yerli-yabancı turistlerin haklı tepkilerine yol açan kirliliği önleyecek köklü tedbirler almak.

Mardin'in korunmasına yönelik dış destek, Mardin Vakfı'nın (MAREV) ve yerel yönetimin etkili katkısıyla ileri düzeylere taşınmalı. Mardin kentinin beklentisi de budur.

http://www.yapi.com.tr/haberler/bir-mardin-gozlemi-_55090.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!