Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Bir Sanat Yöneticisinin Gözünden AKM

AKM üzerine süregelen tartışmalar 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun kararı sonrasında duruldu. Bundan sonra ne yapmak gerekir, gerçekte eksikliklerimiz nelerdir? sorularını bir de Borusan Kültür Sanat Genel Müdürü Ahmet Erenli'ye yönelttik.

Borusan Kültür ve Sanat Genel Müdürü Ahmet Erenli





İstanbul değerlerini yitiriyor mu? Varolan değerleri daha nitelikli hale getirebilmenin yolu nedir? Bu sorular birer tema olarak günlerce süren AKM’nin yıkılması tartışmalarına eşlik etti. Geçtiğimiz günlerde 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan gelen açıklama, AKM'nin yıkılmaması gerektiği yönündeydi. Kurul, binanın deprem dayanıklılık raporu ile AKM'nin yerine yapılması düşünülen konsept projenin getirilmesini talep etti.
Kent plancıları, mimarlar, tarihçiler, sanatçılar bir araya gelip tartışsa da çıksak şu işin içinden derken, sorular uçtu gitti. Biz de toplumsal bellek sorunundan muzdarip, tüm soruları kafamızdan attık. Yine de zihnimizi kurcalayan kurtlar rahat bırakmadı, bir sanat yöneticisine İstanbul’daki salonların durumunu soralım dedik. Çünkü söz konusu yapı, bir opera binası ya da konser salonu olduğundan yıllardır bu alanda çalışan bir sanat yöneticisi de, en az bir mimar, kent plancı ya da koruma kurulu üyesi kadar aydınlatıcı olabilirdi.

Aslında müzik festivalini ve Borusan’ın klasik müziğe katkılarını konuşmak için oradaydık. Ama ister istemez konu teknik konulara ve yetersiz salonlara geldi. Biz de Borusan’ı ana sponsor olarak desteklediği 35. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’ne katkılarından dolayı kutladık ve Borusan Kültür Sanat Genel Müdürü Ahmet Erenli’yle ‘salon’ sorununu konuştuk. Çerçevemiz oldukça basitti; İstanbul’da bir filarmoninin çalabileceği donanıma sahip salon var mıdır? Bir opera evini filarmoni orkestrası kullanmalı mıdır? Bir sanat yöneticisinin gözüyle AKM’nin akıbeti ne olmalıdır?

Borusan Kültür ve Sanat Genel Müdürü
Ahmet Erenli

Borusan gibi müzik sektörünün içinde olmayan bir firmanın klasik müziğe yatırım yapmasını nasıl açıklıyorsunuz?
Borusan zaten büyük reklam ve tanıtım kampanyaları düzenleyen bir firma değil. Bu işi de reklam amaçlı yapmıyoruz. Bu daha çok bir ilgi işi ve Türkiye’nin çağdaş yüzünü aydınlatma çabası. Yabancı orkestralar buraya geldiğinde Türk eseri çalmaya hiç hevesli olmuyorlar ama biz dışarıya gittiğimizde mutlaka çalıyoruz. Biz ne kadar çok konser verirsek insanlar o kadar daha fazla Türk eserini tanıyacak. Konserlere yabancı sanatçılar da geliyor ve çağdaş Türk müziği hakkında hiç bir şey bilmiyorlar, öğrenmeye de pek istekli değiller. Biz de onları biraz zorlamaya çalışıyoruz. Yunanistan’da Belçika’da konserlerimiz oldu ve tepkiler inanılmazdı. Burada teknik aksaklıkları çok eleştiriyoruz ama yurtdışındaki salonlarda çalınca anladık ki, haklıyız. Konser salonun akustiği o kadar iyiydi ki, orkestra üyeleri, “İlk defa kendi sesimizi duyduk” dediler.

İstanbul’un yeterli teknik donanıma sahip bir salonu yokken AKM’nin yıkılması konuşuldu. Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz?
Bu hepimizin kafasında bir soru işareti. AKM’nin sahnesi çok iyidir ama teknik problemi var. Işığı ve sesi yeterli değil. Teknik donanımı zayıf. İçerisi kedi dolu, şimdi bir de köpek alınmış diye duydum. Tuvaletleri akar. Koltuklar facia durumda. Önce bunları halletmek lazım. AKM çirkindir yıkılsın, demek çözüm değil. Yerine ne yapacaksın? Bunun bir planı programı var mı?

Bu durumda yine yanlış şeyi konuştuk günlerce AKM’yi yıkalım mı yıkmayalım mı diye?
Orası bir opera evi, zaten senfoninin oradan çıkması gerekir. Konuşacaksak bu konuları konuşalım. AKM’yi yıkmaya katiyen gerek yok. Aynı konuyu 15 dakika önce Leyla Gencer’le konuşuyorduk. Onun da aynı soru kafasını kurcalamış: “Neler oldu, AKM’yi yıkıyorlar mı? Burada doğru dürüst bir bina yok, o daha yepyeni bina niye yıkıyorlar da içini yapmayı düşünmüyorlar?” dedi. Elbette dışı da yenilensin ama toptan yıkınca yerine ne koyacaksın?

Ayazağa Kültür ve Kongre
Merkezi Maketi
Alternatif salon var mı?
Alternatif salon şu anda yok. İKSV’nin yapmaya çalıştığı Ayazağa’daki bina vardı. Yarım kalmıştı ama şimdi tamamlanacak diye duydum. Orası olursa en azından İstanbul Senfoni Orkestrası oraya gider. Bizim de bir salona ihtiyacımız var, oraya gidebiliriz belki ama o salon da operaya değil konser amaçlı kullanıma uygun.
1000 kişilik bir tiyatro ve 2500 kişilik bir konser salonu var. Bu rakam bana seyirci anlamında her zaman abartılı gelmiştir. Çünkü 2500 kişilik salonu doldurabilecek bir lokal orkestra yok. Ancak, Berlin Filarmoni Orkestrası’nı getirirsen salon dolar ama her dakika da büyük bir filarmoni getiremezsin ki! Elbette çok amaçlı bir salon olarak düşünüldü; kongre gibi. Burada, Tepebaşı’nda bir konser salonu çalışması var, İnanç Vakfı’nın bir projesi ve Frank Gehry’yle çalışılıyor. Biz de sabırsızlıkla bitmesini bekliyoruz. Çünkü böyle yerlere çok ihtiyaç var.

Şehirdeki diğer salonların durumu nedir?
İstanbul’da küçük çaplı salonlar var. Bu salonlar, ne yurtdışından ne de Türkiye’den bir uzmana danışmadan yapılıyor. Hiçbir şey belli değil. 800 kişilik salon yaptık demiş olmak için, salon yapılır mı? Sonra otur, düzeltmeye ya da yıkmaya çalış. Kaldı ki, 800 güzel bir rakam ama sahne ufak, akustiği berbat... Yani İstanbul’da tutulacak bir tane bile doğru dürüst salon yok. Yine de teknik yeterlilik anlamında en iyi salon Cemal Reşit Rey.

Bir de CKM’nin salonu var değil mi?
CKM’nin sahnesi küçük, biraz büyük bir konser yapmak istesek yetersiz kalıyor. Yine de yapıyoruz ama bir koro olması gerektiğinde orkestranın son sırasından üçer kişi atmak zorunda kalabiliyoruz. Çözüm bu olmamalı. Çok uğraştıracak bir iş değil ki doğru salonu yapmak... Yeni bir keşiften bahsetmiyoruz. Onlarca örnek var dünya üzerinde. Sadece biraz incelemeye bakıyor. Ben yaptım oldu, havası burada da var, ama olmuyor işte! Sonra yıkmak için uğraşıyorsun. Kaldı ki AKM varolanlar arasında en iyi binadır. Dıştan çok güzel görünmeyebilir ama içeri girdiğinizde tüm aksaklıklara rağmen atmosferi o kadar iyidir ki!

AKM Büyük Salondan Bir Görünüş
Karşılaştırmak gerekirse?
Örneğin Berlin Filarmoni’nin salonuna girdiğimde müthiş hayal kırıklığına uğradım. Bambaşka bir şey bekliyordum ama sonradan Almanlar'ı anladım. Her şey yerli yerinde, gerektiği kadar ve gerektiği gibi. Hiçbir aşırılık yok.

Filarmoninin yanı sıra Borusan etkinliklerinde opera da olabilir mi?
Benim hep gönlümdedir. Sadece aryalar ya da bölümler olarak değil de, tüm bir operayı yapmak istiyorum. ‘Saraydan Kız Kaçırma’ örneğinde olduğu gibi. Bununla ilgili uzun vadeli çalışmalarımız sürüyor. Avrupa’daki festivallere girebilmek gibi bir amacımız var. Yurtdışındaki bir festivalin sürekli orkestrası olabilir, orada bir opera prodüksiyonunda yer alabilir ve aynı projeyi İstanbul’da da sahneleyebiliriz. Festivaldeki projeyle yurtdışına çıkabiliriz. Bunlar 2009-2010 gibi gerçekleşmesi planlanan projeler.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesi için Borusan olarak planlarınız var mı?
Çağdaş Akdeniz Festivali’ni daha kapsamlı bir hale getirmeyi planlıyoruz. İKSV ile tekrar işbirliğine gireceğiz. Bu projeler zaten o döneme denk geliyor. Tabii ki normal sezon konserlerimiz olacak ama, konserler dışında da bir prodüksiyon fikri oluşmaya başladı. Ses getirecek, ilk defa yapılan, dünya starlarının da yer aldığı bir proje planlıyoruz. Büyük ihtimalle proje bize ait olacak ve İKSV ile işbirliği yapacağız, ama henüz İKSV’nin bile haberi yok.

http://www.yapi.com.tr/haberler/bir-sanat-yoneticisinin-gozunden-akm_61129.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!