Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Bizi Projenin Dışında Tuttular

Bizi projenin dışında tuttular

Sabah Gazetesi/Balçiçek PAMİR
Bizi Projenin Dışında Tuttular

ukünkü Pazartesi Sohbeti Konuğum Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan. Konu kuşkusuz geçen ekim ayından beri kazılı olan İstiklal Caddesi. Ama aslında beni bugün Demircan'ın karşısına oturtan, projeyi kimsenin sahiplenmemesi oldu. İhaleyi kim yaptı? Kim beğenmedi, niye durdu? 12 trilyonluk bir ihale yanlış ellere mi teslim edildi? Çamur içindeki Beyoğlu görüntüsünden kurtulacak mıyız? Demircan söz konusu projenin hiçbir bölümünde kendisine yetki verilmediğinden şikâyetçi. "Bize verilseydi başka olurdu, ama Kadir Topbaş eski bir Beyoğlulu olduğu için kendisi bizzat ilgileniyor" dedi ve ekledi: "Bürokratları bence Başkan Kadir Topbaş'ı yanlış yönlendiriyor. 'Yaparız başkanım, araya kimsenin girmesine gerek yok, halledebiliriz başkanım' diyorlar. Kadir Topbaş da bunları onaylıyor. O da ne yapsın, dinliyor tabii çalışma arkadaşlarını. Ama sonuç iyi olmadı. Proje bir türlü bitirilemedi."

Durup dururken İstiklal Caddesi'ni niye kazdınız?
-Ben önce Beyoğlu'nda neler hedeflendi, niye böyle bir çalışmaya gerek görüldü onu anlatayım. Beyoğlu İstanbul için son derece önemli bir bölge. Bölgedeki çoğu bina güzel ama sokak araları için aynı şeyi söyleyemeyiz. Karanlık, güven vermeyen, tavrı ve tarzı bakımından son derece itici gözüküyordu. Biz insanların buraya daha rahat ve güvenle gelebileceği sokaklar yaratmayı hedefledik.

Projeyi siz mi yaptınız?
-Şimdi, önce Talimhane'yi ele aldık. Orada çok güzel bir çalışma yaptık. Sokak ıslahları, aydınlatma, bina ıslahları... Meşrutiyet Caddesi de bizim için çok önemliydi. Aynı çalışmaları orada da yaptık. Kaldırım çalışmaları çok güzel oldu. Dikat edin oralarda son bir yılda trend de değişmiştir. Yani çok olumlu değişimler oldu. Gündemimizde üçüncü adım olarak İstiklal Caddesi'nin ara sokaklarıyla birlikte rehabilite olması vardı. Biz de bunu talep eden taraf olduk.

Kimden talep ettiniz?
-Büyükşehir Belediyesi'nden. Çünkü bizim gücümüz böyle çalışmaya yetmez. Biz ne yaptık, simit arabalarını değiştirdik, temizlik projeleri başlattık. Turizmde otelin güzel olması yetmez çevre de önemlidir. Hepsi bir bütündür.

İstiklal Caddesi'nde neler eksikti?
-Öncelikle aydınlanma. Çünkü güvenliğin baş unsurudur aydınlık. Ayrıca esnaf ağzıyla söylüyorum, topuklu ayakkabının bu caddeye gelebilmesi lazımdı. Bayanlar gelmeden alışveriş olmaz, burası bir kalite kazanmaz. Kim ne derse desin biz bunu hedefledik. İşte o yüzden "Satıh önemli" dedik. Doğru yürüyüş mekânı haline gelmeden orayı kalkındıramazsınız. Orası betondu. Ne zaman bir aktivite düzenlesek, lağım akardı ve kötü kokudan ben bir başkan olarak utanırdım.

Projeyi sundunuz. Sonra?
-Kadir Bey, kendisi de eski Beyoğlu Belediye Başkanı olduğu için buradaki ihtiyaçları zaten biliyordu. Kendi sistematiği içinde kendi teknik adamlarına projeyi tarif etti. İhalesini yaptı.

Yani Beyoğlu biraz torpilli diğer ilçelere göre.
-Biraz torpilimiz var galiba. Proje onaylandı, tamamlandıktan hemen sonra da ihaleye açıldı. Kadir Topbaş İstiklal Caddesi'yle bire bir ilgilenmiştir. Çünkü biliyorsunuz Başkan'ın çocukluğu da burada geçtiği için. Hatta çok yakından ilgilendi diyebilirim. Defalarca geldi gitti, ne yapılacağını gösterdi.

Kusura bakmayın ama iyi ki bizzat ilgilenmiş. Korkunç durumda cadde. Bir de ilgilenmese ne olacaktı diye düşünüyorum.
-İsterseniz devam edeyim, proje ihaleye açıldı. Sanıyorum iki ay sürdü. Nisanda bu projeyi yapacak firma belirlendi.

Hangi firma bu?
-Talimhane'yi yapan firma. Güçlü İnşaat'ın içinde olduğu Gürsoy firması. Bizim ihalede hiç müdahalemiz olmamıştır. Zaten kimsenin olmamıştır.

Madem ihale nisanda bitti. Niye ekim ayına uzadı?
-Başlayamadılar. Çünkü esnaf Büyükşehir'in ilgili birimleriyle toplantı yaptı ve "Yaz aylarında bizim işimiz iyi olur, başlanmasın" dedi. Onlar da kabul ettiler. Ekim gibi başlasın diye düşünüldü. Firmanın o dönemde yönlendirmesi yanlış oldu. "Biz Talimhane'yi 37 günde yaptık, burayı da 2.5 ayda yaparız" dediler. "En geç Aralık 15 gibi biter" diye bir hesap yapıldı.

Ne kadarlık bir bütçeden bahsediyoruz?
-Çevresiyle birlikte 12 trilyon. Ekim ayının 15'nde başlandı. Projenin başında biz dedik di biz işe müdahil olalım, projeyi yönetelim. Çünkü bizden daha iyi bilen biri daha olamaz o bölgeyi. Fakat gerek firma gerek Büyükşehir'in bürokratları bizi projede istemediler. "Siz karışmayın, yönetmenize gerek yok, biz yaparız" dediler. Biz de işe karışmadık.

İstiklal Caddesi işi aceleye geldi. Firma öngörülerinde yanıldı. Büyükşehir denetlemeye sizi karıştırmadı. Yine aynı Büyükşehir "Kırmızı Sokak" tartışmalarında sinirlerine hâkim olamadı ve işin çabuk bitirilmesini isteyince sizin de deyiminizle film koptu.
-Evet ama kimse bunu sürekli bir endişe haline dönüştürmesin. Havalar düzelmeye başladığında, hemen 2 ay içinde toparlanacak bu durum. 15 mayıs civarı ortada ciddi bir problem kalmaz.

Kadir Topbaş bir de döşenen taşları beğenmedi.
-Evet. Yapılan işçiliği beğenmedi. Kendi müteahhidiyle konuşan o. Herhalde 'Ben şunu istiyorum" dedi ama olmadı. Bilmiyorum ki ne istedi. İşi verdiği adam kötü iş yaptı. Haklı aslında çünkü ben de beğenmedim, kimse de beğenmedi. Taşları dizerken doğru hesap yapılmadı. 100 metre 100 metre yapılacaktı. Ama sonra birden hepsini yapmaya kalkınca alt katı kurumadan ikinci bölüme geçildi. İstiklal Caddesi'nde son derece yoğun bir yaya trafiği yaşanıyor. Söyle bir şey oldu. Biz bu alanı çevirdiğimizde, "Birileri de bu inşaat alanına girer ve yürür"ü düşünmediler.

Hiç müdahale etmediniz mi?
-Yok ettim. Benim gibi başkaları da oldu. O yüzden Galatasaray ve Tünel meydanlarına hiç girilmedi. Oralar donduruldu. Bozukluk yüzde 30 nispetinde.

Tekrar mı yapılacak?
-Sökülüp yapılma şeklinde olacağını zannetmiyorum. Bozuk bölgeler hava güzelleşince, ıslah edilme çalışmasına girilecek.

Baştan iyi yapılması gereken 12 trilyonluk bir bütçesi olan bir projede bu bana biraz garip geliyor. Yani kötü olanı onarmaya çalışmak...
-Doğru tabii. İş biraz çabuk yapıldı, aceleye geldi. Kaba saba bir iş yapıldı yani. Büyükşehir Belediye Başkanı'nın çok fazla iş var. Bazen İstiklal Caddesi'ndeki bir sorun bir hafta sonra önüne gelebiliyor. Onun bir de nostaljik bağlantısı var. Orada çocukluğu geçmiş. Kendi karar vermek istiyor.

Yani niyet iyiydi ama sonuç kötü oldu.
-Niyet tabii ki iyi. Keşke bize bırakılsaydı diyebiliriz. Ben eminim ki Kadir Bey de öyle diyordur. "Artık sen de ilgilen" dedi bana. İşin komiği vatandaş bu olaydan sadece beni sorumlu tutuyor. "Siz yaptınız siz bu hale getirdiniz" diyor.

www.yapi.com.tr: Haberin tamamını okumak için lütfen kaynağa tıklayınız.

http://www.yapi.com.tr/haberler/bizi-projenin-disinda-tuttular_41767.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!