Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

'Bizim Evler' AİHM Yolunda

Zekeriyaköy'de yıllardır Hazine ile mahkemelik olan Bizim Evler Yapı Kooperatifi üyeleri de Hamit Ağa Ormanı vârisleri gibi AİHM'ye başvurmaya hazırlanıyor.

Cumhuriyet Gazetesi/Miyase İLKNUR
'Bizim Evler' AİHM Yolunda

b>Zekeriyaköy'de yıllardır Hazine ile mahkemelik olan Bizim Evler Yapı Kooperatifi üyeleri de Hamit Ağa Ormanı vârisleri gibi AİHM'ye başvurmaya hazırlanıyor. Hazine ile 1997 yılından beri mahkemelik olan kooperatif, Yargıtay'da iadei mahkeme aşamasında olan davayı da kaybettiği haberini alınca AİHM'ye başvuru kararı aldı.

Zekeriyaköy'de neredeyse Hazine ve Orman Bakanlığı ile mahkemelik olmayan yok gibi. Ancak Cumhuriyet 'teki "orman talanı" nı konu alan yazı dizisinde de yer verilen "Bizim Evler Yapı Kooperatifi" nin ilginç öyküsü, Orman Bakanlığı ve Hazine ile davalık olan diğer örneklere pek benzemiyor. Zira "Bizim Evler Yapı Kooperatifi" belli bir orman arazisini gözüne kestirerek bu alanı yapılaşmaya açmak için canını dişine takan müteahhit şirketlerinden farklı bir yol izlemiş. Kooperatifin, Hazine ile 10 yıldır süren davasının başlangıcı 1996 yılında Zekeriyaköy Kebapçı Mevkii'ndeki 1 pafta 13 parsel sayılı 20375 metrekarelik arsayı 550 milyon bedelle Turgut Alev 'den satın almasıyla başlıyor. 15 Kişilik Yapı Kooperatifi arsayı aldığında tapuda herhangi bir şerh yoktur. Ancak 1997 yılında Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde, arsanın "ormandan çıkarılmış alan" olduğu ve söz konusu arazinin Hazine adına tescili gerekçesiyle dava açılır.

Hazine adına davayı açan İstanbul Muhakemat Müdürlüğü, kooperatif üyelerinin tapu sicilinde şerh olmasına karşın araziyi bilerek satın aldığını, tapu sicilinde orman dışında 6831 sayılı kanunun 2/B maddesi uyarınca çıkartılmış olduğuna dair şerh bulunan nizalı taşınmazın tapu kaydının hukuken değerini yitirdiği öne sürer.

Bilirkişi-mahkeme çelişkisi
Davalı kooperatifin talebi üzerine bilirkişi heyeti araziyi inceler. Prof. Dr. Ünal Aslan , Prof. Dr. Sedat Ayanoğlu ve Doç. Dr. Ayhan Koç tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, davalı arazinin 31.12.1981 tarihinden önce orman vasfını kaybettiği gerekçesiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına dair rapor verildiğini anımsatır. Ancak yerel mahkeme arazi üzerine bir keşif daha yapar ve arazide bitki örtüsü olarak böğürtlen, çalılık, yabani erik, alıç, meşe gibi ağaçların bulunduğunu belirler. Mahkeme 13.03.2001 tarihinde, arazinin etrafının ormanla çevrili olması ve arazinin üzerinde böğürtlen, çalı, alıç ve meşe gibi ağaççıkların bulunduğu bu alanın da orman sayılması gerektiğini ve bu bilirkişi raporlarına itibar edilmediğini belirterek arazinin Hazine'ye devredilmesi yönünde karar verir. Karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesi tarafından da onanır.

Davalı kooperatif, tasih-i karar için Yargıtay'a yeniden başvuruda bulundu. Tasih-i karar duruşmasında davalı kooperatif üyeleri, bu arazinin ne zamandan beri orman azarisi olduğunu sordu. Dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, Bahçeköy Orman Müdürlüğü'nden 1984 yılında yapılan sınırlandırma çalışması ile ilgili belge istedi. 1984 tarihli sınırlandırma çalışması mahkemeye gönderildi. Bu belgede orman arazisinden çıkarılan bölgeler içinde söz konusu arazi bulunmuyordu. Yani daha önce bu arazi orman alanı içinde hiçbir şekilde gösterilmemişti. Bunun üzerinde Yargıtay, 15.10.1984 tarihli Orman Kadastro Komisyonu kararı ile 45 No'lu kadastro komisyonunun 5.10.1984 tarihli kararlarının çeliştiğini, bu nedenle her iki karar örneğini de dosyaya ekleyerek Orman İşletmesi Bölge Müdürlüğü'nden her iki tutanağın aynı yerlere ait olup olmadığını ve aynı yerlere ait ise neden iki farklı tutanak düzenlendiğini sorulmasını isteyerek dosyayı yerel mahkemeye gönderir.

Orman İdaresi, 08.03.2002 tarihinde İşletme Müdürü Cemal Afacan imzasıyla gönderdiği resmi yazıda, 2896 sayılı kanuna göre yapılan 2/B çalışmalarında 13 No'lu parselle ilgili bir çalışma yapılmadığını, bu tutanaklardan 05.10.1984 olanının aynı yere ait dış sınır tutanağı olduğunu, 15.10.1984 tarihli aynı yere 2/B ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin tanımını yapan tutanak olduğunu belirterek söz konusu arazi ile ilgili bir çalışma yapılmadığını yineler.

Orman İdaresi'nin yazısı sonrasında Yargıtay, yerel mahkeme kararını kooperatif lehine bozar, ancak yeniden bir bilirkişi raporu hazırlanmasını ister.

Bakanlıktan görüş istendi
Davayı 2002'de görüşen yerel mahkeme, "Taşınmazın etrafının ormanlarla çevrili olması, toprak muhafaza karakteri ve üzerindeki ağaçlara göre ormandan sayılan yerlerden olduğu yönünde mahkememizde kanaat meydana gelmiştir" gerekçesiyle ilk kararında direnir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu davayı yeniden görüşür. Kurulda 10 yargıçın direnmesine karşın 33 yargıç, arazinin orman alanı içinde olup olmadığının net olarak belirlenmesi ve yeni bir bilirkişi raporu ister. Karşı oy kullanan iki yargıç, Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğü'nün 08.03.2002 günlü yazısında bu alanda 2/B çalışması yapılmadığının söylenmesine karşın 3302 sayılı yasa döneminde 2/B çalışması yapılarak arazinin orman sınırı dışına çıkarıldığını, tutanaklardan birinden bu yorum çıktığını belirterek arazinin Hazine'ye tescilini ister.

Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan görüş ister. Bakanlık, aynı yerde başka parsellerle ilgili bir kararı göndererek 24 Temmuz 2003 tarihli duruşmada, 1984 yılında orman kadastrosu yapılarak alanın orman arazisi dışına çıkartıldığını bildirir.

2/B açmazı
Prof. Dr. Kadir Erdin, Prof. Dr. Necdet Özyuvacı ve Prof. Dr. Nusret Nas'tan oluşan yeni bilirkişi heyeti hazırladığı raporda, "Taşınmazın ormanla olan sınırları, sürgünden gelen ve çoğunluğunu yaşları 10 ile 40 arasında değişen meşe ağaçlarının oluşturduğu tam kapalılıkta ağaçlarla örtülüdür. 1984 yılında 2896 sayılı yasa uyarınca 45 No.lu Orman Kadastro Komisyonu'nca dava konusu taşınmaz çevresindeki tapulama harici bırakılan ormanlar dikkate alınarak yapılan orman kadastro çalışmalarında 13 No.lu parsel ile ilgili herhangi bir çalışma yapılmadığı, orman olmadığı halde 3302 sayılı yasa uyarınca yapılan kadastro çalışmasında sehven orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşılmakta ve bu durum Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğü'nün 08.03.2002 tarihli yazılarında da açıkça ifade edilmektedir" şeklinde görüş belirtilir.

Sarıyer 1. Hukuk Mahkemesi, 04.11.2003 tarihli kararında bilirkişi raporunda arazinin orman alanına girmediğini belirtirken öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitkisinin yok edilmiş olsa dahi salt orman toprağının tartışmasız orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek eski kararında direnerek tapunun Hazine'ye devrini ister.

Dava altı yıl boyunca Yargıtay'da hep 1. Hukuk'ta görüşülürken bu kez 20. Hukuk Dairesi'ne havale edilir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi kararında bilirkişi ve orman idaresinin rapor ve yazıları dikkate alınmaz. Karada davanın seyri anlatılırken söz konusu bölgedeki parsellerin tümünde 13.08.1993 tarihinde şerh konduğunu anımsatarak 3302 sayılı yasanın 2/B uygulamasının kesinleştiği ve arazide yapılan keşiflerde orman ağaçları ve bitkilerinin halen varlığını koruduğu ve eylemli orman olduğu gerekçesiyle yerel mahkemenin Hazine lehine olan kararı onanır. Davalı kooperatif ise arazinin, şerhin konduğu 1993 yılından 3 yıl önce alındığı ve 2/B uygulamasının 10 yılda kesinleştiği görüşünde ısrar eder.

Kooperatif üyelerinden Ahmet Nuri Tan , 08.04.2005 tarihinde Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğü'ne bir dilekçe ile başvurarak 1 pafta eski 13, yeni 1471 ila 1487 parsellerle ilgili 2/B çalışması ile yapılan, 15.10.1984 tarihli uygulama tutanağı ile ilişkisinin olup olmadığını ve bu tutanakla bu taşınmaz üzerinde çalışma yapılıp yapılmadığını sorar.

Bahçeköy Orman İşletme Müdürü Cemal Afacan , 29 Ağustos 2005'teki cevabi yazısında söz konusu parselde, 13 No.lu parselde, herhangi bir çalışma ve dışarı çıkarma işlemi yapılmadığını belirtir.

İç yargı yolu tükendi
Bu yazının da dosyaya eklenmesiyle Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 18.04.2006 tarihinde verdiği son kararında hâkimin soruşturmayı hızlı bir şekilde yürütmekle görevli olduğunu anımsatarak Bahçeköy Orman İşletme Müdürü'nün arazi üzerinde 2/B ile ilgili hiçbir çalışma yapılmadığını belirten yazısının ve gönderilen haritaların hükme etki eden belgelerden olmadığını belirtir ve arazinin yine Hazine'ye devri yönünde karar verir.

Bizim Evler Yapı Kooperatifi 18.04-2006'da İade-i Mahkeme başvurusunda bulunur. Yargıtay'da dava yine kaybedilir.

Türkiye'de iç yargı yollarının tümünü tüketen Bizim Evler Yapı Kooperatifi, son çare olarak Hamit Ağa Ormanı davasındaki Hamit Ağa vârisleri gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yolunu tutmaya hazırlanıyor. Bu konuda numara da alan Kooperatif üyelerinden Ahmet Nuri Tan, "Bu gidişle AİHM yargıçları bizim orman kanunlarının tümünü ezberleyecekler" diyor.

http://www.yapi.com.tr/haberler/bizim-evler-aihm-yolunda_50451.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!