Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
SONRAKİ HABER: İnşaatta Güven Azaldı
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

"Caddebostan Plajında Denize Mayoyla Girilecek"

AKP, CHP’nin İstanbul’daki kalesi Kadıköy’ü fethetmek için 3 dönem üst üste belediye başkanlığı yapan Selami Öztürk’ün karşısına sosyal demokrat bir adayı; Yüksek Mimar Sinan Genim’i çıkardı. Doğma büyüme Kuzguncuklu olan Genim, mimarlık kariyerinde konut, müze, fabrika gibi birçok yapıya imza atarken İstanbul’u İstanbul yapan pek çok tarihi

Vatan Gazetesi
"Caddebostan Plajında Denize Mayoyla Girilecek"

AKP, CHP’nin İstanbul’daki kalesi Kadıköy’ü fethetmek için 3 dönem üst üste belediye başkanlığı yapan Selami Öztürk’ün karşısına sosyal demokrat bir adayı; Yüksek Mimar Sinan Genim’i çıkardı. Doğma büyüme Kuzguncuklu olan Genim, mimarlık kariyerinde konut, müze, fabrika gibi birçok yapıya imza atarken İstanbul’u İstanbul yapan pek çok tarihi binanın da restorasyonunu gerçekleştirdi. Belediye meclis üyeliğinin yanı sıra sivil toplum örgütlerinde de rol alan Sinan Genim halen Türkiye Anıt Çevre ve Turizm Değerlerini Koruma Vakfı, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ve 2010 Avrupa Kültür Başkenti Danışma Kurulu üyesi. Eserleriyle sayısız ödüle layık görülen Genim’in "Konstantiniye’den İstanbul’a, 19. Yüzyıl’dan 20.yüzyıla Boğaziçi’nin Rumeli Yakası Fotoğrafları" adlı çalışması ise bir baş yapıt olarak kabul ediliyor. Okul arkadaşı meslektaşı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın talebiyle aday olmayı kabul eden Sinan Genim ile Kadıköy’ü konuştuk.

Sizce Kadıköy’deki en büyük sorun ne?

Kadıköy’de inanılmaz bir ikiye bölünmüşlük var. Kendine benzemeyeni, farklı bir yaşam biçimi olan öteki olarak niteleniyor. Korku ve öfke dolu bir toplumun beklentilerini gerçekleştirmesi giderek güçleşiyor, ancak yine de üzerinde uzlaşı sağlayacağımız bir yaşam biçiminin gerekli olduğunu hissediyoruz.

Ötekiler kim?

Bir-iki kuşak önce kasabadan gelmiş, belli bir ekonomik seviyeye çıkmış insanlar ötekileri reddediyor. Bir yanda 40 senedir kırsaldan gelip Kadıköy’e adapte olamamış insanlar var. İstenmemiş, itilmişler. Bir dönem solcu diye itilmiş, bugün sağcı diye iteleniyorlar. Ekonomik olarak ikiye ayrılmış durumdalar ama başka türlü kamufle etmeye çalışıyorlar. Kentli, öteki dediğini köylü görüyor, onunla oturup kalkmak istemiyor. Orasının nüfusu artıyor nüfusumuz azalıyor. Bir şeyler yapılmazsa hepimiz yeniden köylü olacağız.

Neden ötekileştiriyoruz?

Yaşam alanıma müdahale eder diye korkuyorlar. Bir kuşak önce Anadolu’dan gelmiş, belli bir ekonomik seviyeye çıkınca kente adapte olmuş insanlar köyden gelenleri istemiyorlar. Hacı Bektaş’ın şöyle bir dizesi var; "Ansızın bir şehre vardım. Ol şehrin taşı toprağı arasında ben de yapılı oldum". Şehir insanı medeni yapar. Belli sınırlar içinde kendi yaşam alanını yaratır ve başkasınınkine saygı duyar.

En tipik örneği herhalde Caddebostan Plajı’nda yaşananlar...

Evet, Caddebostan’a plaj yapıldı. Caddebostanlılar plajdan nefret etti. Çünkü ötekiler gelip denize giriyordu. Yani o da Kadıköylü. Bir görevli plajda 'Denize mayo ile girilir' diye uyaracak. Kente adapte olamayanlara kent kültürü öğretilecek. Bakın bir gün türbanlı bir kadın Vakko mağazasına girdi. Diğeri 'Senin ne işin var burada, çık dışarı' dedi. Yönetici 'Size ne hanımefendi o da müşteri' deyince 'O zaman ben gelmem' dedi ve çıktı. Ayrım bu noktaya geldi. Sevgiyle, sosyal birliğin sağlanması gerekir. O birlikteliği yaratma görevi de herkesten önce şehir kültürüyle yoğrulmuş insanlardadır.

Nasıl çözeceksiniz?

Sosyal kulüpler kuracağız, her iki taraf beraber yaşamayı öğrenecek. Bakın ben mimarlık yaşantımda fabrikalar da yaptım. Bir otomobil fabrikasında dediler ki 'Montaj iyi olmuyor'. 'Derhal beyaz masa örtüleri serin, yemeklerini porselen tabakta koyun' dedim. Ondan sonra montaj harika oldu. Neden? Çünkü beyaz masa örtüsüne damlatmamak için uğraşan insan hem ağzını hem elini terbiye eder.

Peki öteki kesim ne hissediyor?

Diğer kesim utanıyor, sıkılıyor. İtilip kakıldığını hissediyor. O zaman kendine bin mensubiyet bulması gerektiğini düşünüyor. Belli ekonomik seviyedekiler kendilerini çeşitli sosyal kulüplerde ifade ediyor. Ama diğerlerinin övünecek, kendini ifade edecek bir şeyi yok. Şehirli olmak, kimsenin yaşam alanına müdahale etmediği bir yaşamdır.

Şehirli olmak kültürü nedir?

Şehir insanı medeni yapar, insan yapar. Birbiriyle olan münasebetlerini sınırlarını belirtir, o sınırları içinde kendi yaşam alanını yaratır, başkasınınkine saygı duyar.

http://www.yapi.com.tr/haberler/caddebostan-plajinda-denize-mayoyla-girilecek_67513.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!