Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Düzce'yi Önce Deprem Sonra Vahşi Kapitalizm Vurdu

Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Ersoy, "Bugün İstanbul'da bir deprem olsa, karşı karşıya kalınacak durumdan sorumlu bir kuruluş yok. Çünkü karşımızda birkaç kuruluş var. Kim ne yapacak depremden sonra, bu bile belli değil. Bu, sorunun en basit anlatımı" dedi.

Birgün Gazetesi
Düzce'yi Önce Deprem Sonra Vahşi Kapitalizm Vurdu

oğaziçi Üniversitesi (BÜ) İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Ersoy, "Bugün İstanbul'da bir deprem olsa, karşı karşıya kalınacak durumdan sorumlu bir kuruluş yok. Çünkü karşımızda birkaç kuruluş var. Kim ne yapacak depremden sonra, bu bile belli değil. Bu, sorunun en basit anlatımı" dedi. Ersoy, "İstanbul'da deprem demek, Türk ekonomisinin çökmesi demek. Bunlar dikkate alınarak çalışmalar titizlikle yürütülmeli.Mevcut yapıların güçlendirilmesi girişimleri var. Ne kadar iyi yapılıyor noktasına ise hiç girmeyelim. Bir takım güçlendirme çalışmaları var. Örneğin İstanbul'da pilot bölgeler var, Zey-tinbumu Projesi gibi. Zeytinburnu'ndaki bütün binalar gözden geçirildi" dedi.

12 Kasım 1999'da meydana gelen ve merkez üssü Düzce olan deprem, birkaç ay önce, 17 Ağustos Marmara depremiyle şok olan Türkiye için ikinci bir artçı dalgasıydı. Deprem sonrası ortaya çıkan bilanço korkunçtu. Düzce, Akçakoca, Cumayeri, Çilindi, Gölyaka, Gümüşova, Kaynaşlı ve Yığılca'da toplam 782 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 678 kişi de yaralandı. Deprem sonrası evsiz kalan halka yardım için hemen çadır kentler ve prefabrik konutlar kuruldu. Ancak yıkılan 17 bin konuta karşılık sadece 7600 yeni konut yapılınca ilçede müthiş bir barınma sorunu ortaya çıktı. Üstelik deprem sonrası prefabrik konutlara yerleşen yoksul halk, iki sene sonra prefabrikleri boşaltınca yerlerine, ilçede görev yapan memurlar ve orta sınıf halk yerleşti. Yoksul halk ise prefabriklerden çıktıktan sonra yüksek kiralar nedeniyle orta hasarlı ve güçlendirme çalışması yapılmamış evlere yerleşti. İlçedeki barınma sorununa çözüm olması için TOKİ tarafından yapılan evler ise ortalama bin 500 YTL kira istendiği için barınma sorununa ilaç olamadı.

Depremzedelere anayasal güvence
Depremin üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen planlanmış bir gelişme yaşanmadığını öne süren Düzce Depremzedeler Derneği Başkanı Avukat Ayşegül Şenol Can ise depremden sonra ağır ve orta hasarlı olduğu belirlenen yaklaşık 45 binanın hala yıkılmayı beklediğini belirtti. Bu arada Depremzedeler Denneği'nin ilçede açmak istediği standa ise valilik tarafından izin verilmedi. Valilik neden olarak halka deprem acılarının tekrar hatırlatılmasını gösterirken ilçedeki kaynaklar derneğin açıklamalarından dolayı izin alamadığını belirtiyor. Özellikle devlet tarafından ev yapılması için verilen arazilerin rantçıların eline geçmesi derneğin tepkisini çekiyordu.

Ucuz iş gücü
Düzce'de depremden sonra nüfusun 56 bin civarında olduğunu bildiren Vali Ercan Topaca ise, bugün nüfusun no bine ulaştığını kaydetti. Çıkarılan 5084 sayılı Teşvik Kanunu'ndan sonra bir çok yatırımcının Düzce'ye fabrikalar inşa ettiğini anlatan Topaca göre bu yatırımlar Düzce'nin gelişmesi için önemli bir adım oldu. Vali Topaca'nın bu açıklamasına rağmen ilçeden gelen haberler pek de içaçıcı değil. İlçede teşvikler nedeniyle yatırımlar artmış ve ilçe aldığı yoğun göç nedeniyle ekonomik olarak 'zenginlik' yaşasa da vahşi kapitalizm ilçenin her yerinde hakim. Özellikle artan nüfustan dolayı iş gücü arttığı için emekçiler hak ettikleri paraları alamıyor. Ucuz iş gücü ilçede sıradan bir konu olmuş. Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş'e göre ise Düzce depremde zarar gören diğer illere göre gerekli kalkınma payını alamadı. Keleş, "Depremin etkilediği diğer iller hızlı davranarak, yardımlardan faydalandı ve gelişimlerini hızla tamamladı. Ancak 1999 yılından 2004 yılına kadar Düzce'de hiç bir şey yapılmadığını gördüm" dedi.

'Türkiye afete hazır mı'
İstanbul Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, "Olası bir afet anında kriz yönetimini tek başına uygulamak yerine afet yönetim sistemi uygulanmalıdır. Afet yönetim sistemi, bir bütün halinde hazırlanmalıdır. Modern bir afet yönetim sistemi, risk ve kriz yönetiminden oluşur. Zarar azaltılması amacıyla hazırlık yapılır, tahmin ve erken uyarı ile devam eder, afet meydana gelince, bir etki analizinin ardından müdahale edilir. İyileştirme ve yeniden yapılanma ile biter".

http://www.yapi.com.tr/haberler/duzceyi-once-deprem-sonra-vahsi-kapitalizm-vurdu_57382.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!