Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

'Elmasın İşlenme Zamanı Geldi'

EXPO macerası sona erince, kent kendi gündemine geri döndü. Yıllardır tartışılan İnciraltı'nın imarı, yeniden ısıtıldı ve gündemdeki yerini aldı. Önce "EXPO alınmış gibi yatırım yapılsın" denildi, ardından bölgedeki arazi sahipleri "haklarını" istemeye başladı.

Cumhuriyet EGE



EXPO macerası sona erince, kent kendi gündemine geri döndü. Yıllardır tartışılan İnciraltı'nın imarı, yeniden ısıtıldı ve gündemdeki yerini aldı. Önce "EXPO alınmış gibi yatırım yapılsın" denildi, ardından bölgedeki arazi sahipleri "haklarını" istemeye başladı. Farklı görüşlerle dallanıp budaklanan tartışmalara, son olarak Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya da katıldı. Bölgenin Balçova Belediyesi sınırlarında kaldığını anımsatan Çalkaya, İnciraltı'nın turizm amaçlı değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Çalkaya, İnciraltı'nı "elmasa" benzetiyor "İnciraltı'nı maden yatağından çıkmış, kesilmemiş ham bir elmasa benzetiyorum. İyi bir ustanın eline vermezseniz bunu mahvedebilirler. Bu elması işlerken, elmasın işlenme kurallarına göre hareket etmek lazım." İnciraltı'nda kentli-arsa sahibi dengesinin iyi kurulması gerektiğini vurgulayan Çalkaya, "Burada dengeleri tutturmak da çok önemli. Bir yanda 3 milyon nüfuslu bir kentin beklentisi var, bir yanda yaklaşık 3 binin üzerinde tapu sahibi var. 3 milyon nüfusla 3 bin tapuyu ortak noktada buluşturmak gerçekten çok zor. Ancak burası çözümsüz kaldığı müddetçe esas rant burada işlemeye başlıyor. Arazi spekülatörleri, araziyi kapattıktan sonra bir iki gün içinde çözüm beklemiyor. Onlar böyle bir madenden hisse almaktan memnunlar. 10 yıl da bekleseler, bir sonraki yıl bu işin biteceğine inanıyorlar" diye konuşuyor. Spekülatörler devrede İnciraltı'nın yaklaşık 4 milyon 700 bin metrekare olduğunu kaydeden Çalkaya, bunun 600-700 binin büyük grupların elinde olduğunu kaydediyor. Diğer arsa sahiplerinin varlıklarını satmamakta direndiğini, ancak çözümün geciktirilmesi durumunda bölgedeki arsaların tamamının spekülatörlerin eline geçeceğini ileri sürdü. Bölgede artık tarım yapmanın mümkün olmadığını savunan Çalkaya, "Burayı Tarım Bakanlığı, 1. derece tarım arazisi ilan etmiş. 2005'te oluşturulan Toprak Koruma Kurulu'nun da İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne verdiği rapor, tarım arazisi olduğu yönünde. Bu felsefeyle gidersek, orada insanların tarım yapıyor olması gerekir. Bunun için de su gerekir. Geçen yıl biz oraları arazözlerle suladık. İçme suyunu bulamadığımız bir kentte, 4 milyon 700 bin metrekare gibi çok büyük bir alanda tarım diye diretmek, abesle iştigaldir. Buraya çözüm bulmamız lazım. Geçmişte 3 bin metrekareye 250 metrakere bağ damı denilen villalarla çözülmesi düşünülmüş. 4 milyon 700 bin metrekareye bunu uyarlarsanız bin 500 tane buraya konut yaptırırsınız. Yani İzmir'in krem tabakası gelir, burada villasını yapıp yaşar. Bu güzelim araziden de istihdama yönelik projeleri tıkar. Tek başına konut da bu bölge için bir başka katliamdır" diyor. Bölgenin turizm amaçlı değerlendirilmesini öneren Çalkaya, "İzmir'in vizyonunu hep birlikte turizm ağırlıklı belirledik. O zaman burayı turizmle değerlendirmeliyiz. Körfez artık pek çok sahildeki deniz suyundan daha temiz. 3.5 milyon nüfusun yaşadığı bir kentte yaşayanların gidebileceği yerleri burada yapabiliriz. Burada günübirlik turizm olmazsa olmazlardan. Şu anda sağlık turizminde dünyanın en iyi merkezlerinden biri Balçova. Dünya turizminde de trendi hızla artan sektör bu. Balçova; deniz, kara ve hava yolu açısından ideal bir konumda. Bu bölgede en az 10 otelin daha iş yapabilir kapasitede olduğuna inanıyorum" diye konuşuyor. Çalkaya'nın yeni bir tartışma doğurması muhtemel önerilerinden biri de İnciraltı'na golf sahası yapılması. Çalkaya, projeyi şöyle açıklıyor: "Hem yeşil yaratmalıyız, hem de bu yeşilin üzerinden para kazanmalıyız. Bu bölgede oluşturulacak 900 bin metrekarelik bir golf merkezi, hem kentin oksijenini üretecek, hem de yılda 15-20 milyon dolar kazanılmasına neden olacaktır. Şu anda golf merkezlerindeki çimler, denizden elde edilen suyla da sulanabiliyor. Su problemi çok rahat çözülebilir. Çim, hem ağaçtan çok daha fazla oksijen üretir, hem de para kazanılmasını sağlar. İzmir hinterlandında golf merkezi yok. Antalya şu anda 13-14'ü bitirdi. Gittiğinizde yer bulamıyorsunuz. 3.5 milyonluk İzmir'de, böyle bir yeri şehir kulübü olarak çalıştırsanız bile yer bulamazsınız. Sağlık turizmiyle entegre edildiğinde, burası uluslararası mükemmel bir golf merkezi olabilir." İnciraltı'nın mevcut haliyle "kentin akciğeri" olarak tanımlanamayacağını ileri süren Çalkaya, "rant spekülasyonları" konusunda da şunları söylüyor: "Burayı ne yaparsanız yapın rant var. Bu haliyle tutarsanız belki daha büyük rant var. Bu haliyle bırakırsanız bir avuç zümrenin faydalanacağı ranta hizmet edersiniz. Meslek odalarının çözüm üretmemesi, bir avuç insanın bu bölgeden ciddi paralar kazanmasına hizmet ediyor. En kısa sürede, 6 ay - bir senede buralar çözümlenmeli. Çözmediğimiz müddetçe bu arazilerinin büyük çoğunluğu arsa spekülatörlerinin eline geçecek. Bu elmas, iyi bir ustanın elinde bir an önce kesilmeli. Bireysel çıkarlarını veya belli bir grubun çıkarlarını hedeflemeyen belediye başkanlarının elinde rahat çözülebilir. Aziz Kocaoğlu döneminde bu işi çözersek kent kazanır. Bu iş bir sene daha sarkmamalı. Kamunun bütün kurumlarının kafası karışık. Valilik başka bir şey, Toprak Koruma Kurulu başka bir şey söylüyor. Belediyeler çok farklı, sivil toplum örgütleri farklı şeyler söylüyor. Herkesin kafası karışık, ortaya bir çorba çıkıyor. Ne yapacağınızı iyi bilmelisiniz. Burası turizm alanı olmalı. Kentlinin günlük dinlenme eğlenme ihtiyaçları için günübirlik turizmle birlikte sağlık turizmi ve golf merkeziyle uluslararası turizm alanı olmalı. Buradaki rantı kimin lehine kullanacağımıza karar vermeliyiz. Bir avuç gruba mı hizmet edecek, yoksa kentliye mi? Burada hafife alınamayacak 3 bin arazi sahibi var. Bunların bazıları gerçekten mağdur durumda. Onların da sorunlarını çözmeliyiz. Burası çok yönlü düşünülmesi gereken bir yer." A portta... İnciraltı'nda çözümsüzlüğünün spekülatörlere yaradığını vurgulayan Çalkaya, "Turizm, girdiği her yerde 150 kalemi harekete geçiren bir sektör. Burası, mevcut haliyle bir mezbelelik. Bir avuç spekülatörün aportta beklediği bir yer. Çözümsüzlük, burada ciddi bir rant yaratıyor. Bir elinde avro, bir elinde dolar, İnciraltı'nda dolaşan arsa spekülatörleri var. Çözümsüzlük sürecini uzattığınız sürece, bu adamlar seviniyor. Arsa sahiplerini de, 3.5 milyon insanı da mağdur etmeden çözelim. Bunun için kimse birbirini itmemeli. Ne sivil toplum örgütleri, ne meslek kuruluşları, ne arazi sahipleri, ne de belediyeler bu işin dışında tutulmalı. Ortak noktayı çok rahatlıkla bulabilir. İnciraltı korunarak çözülebilir. Burası her halükarda bir rant alanı. Bizim derdimiz rantı geniş kesimlere dağıtmak" diyor.

http://www.yapi.com.tr/haberler/elmasin-islenme-zamani-geldi_60920.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!