Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

İshakpaşa Sarayı 48 Yıldır Yanlış Restore Ediliyor

Yerden ısıtmalı sistemi ile dünyada bir ‘ilk’ olan İshakpaşa Sarayı, güzelliği ile olduğu kadar makus kaderi ile de gündemde. Kapıları Moskova Müzesi’nde olan saray 48 yıldır yanlış restorasyon kurbanı.

Zaman PAZAR
İshakpaşa Sarayı 48 Yıldır Yanlış Restore Ediliyor

erden ısıtmalı sistemi ile dünyada bir ‘ilk’ olan İshakpaşa Sarayı, güzelliği ile olduğu kadar makus kaderi ile de gündemde. Kapıları Moskova Müzesi’nde olan saray 48 yıldır yanlış restorasyon kurbanı. Neyse ki, 100 YTL’nin arka yüzünde yer aldıktan sonra kaderi değişti, kültürel mirası koruma projelerinin ön sıralarında yer almaya başladı. Sırada ‘restorasyonu tamir etmek’ var...

Osmanlı döneminin Lale Devri’ndeki son büyük eseri olan ve yerden ısıtmalı sistemiyle dünyada ilk olan İshakpaşa Sarayı’nın başına gelmedik kalmadı. Özellikle turistlerin gözdesi saraya, yıllardır gerekli önemin verilmemesi kafalarda hep soru işareti bıraktı. Devamlı yanlış restore edildiği için gündeme gelen sarayın talihi, 100 YTL’nin arka yüzünde yer alması ile bir anda değişti. 100 YTL saray için adeta bir ilaç gibi gelirken, kültürel mirasın korunması projelerinde ön plana alındı. Tarihi sarayı gezen ve hayran kaldığını her defasında belirten Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, yanlış restorasyonlara son verileceğini ve bundan sonraki restorasyonun usulüne göre yapılacağını belirtti. Restorasyon çalışmaları için akademisyenler de devreye girdi.

Saraydan öte bir külliye olan İshakpaşa, İstanbul Topkapı Sarayı’ndan sonra Osmanlı’da yapılan en ünlü saraylardan biri. Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinin 5 kilometre doğusunda, bir dağın yamacındaki tepe üzerine kurulan saray, 18. yy. Osmanlı mimarisinin belirgin örnekleri arasında yer alıyor. Sanat tarihi yönünden de büyük değer taşıyan sarayın Harem Dairesi Takkapı Kitabesi’ne göre yapılış tarihi hicri 1199, miladi 1784. Sarayın yapımı 1685 yılında Çıldır atabeklerinden Çolak Abdi Paşa tarafından başlatılmış, aynı soydan gelen Küçük İshak Paşa zamanında 1784’te (99 yılda) tamamlanmış. Tarihî sarayın mimarı ise Ahıskalı ustalar. Saray, I. Dünya Savaşı’na kadar Beyazıt Sancağı’nın yönetim merkezi olmuş. Sarayın Ağrı Dağı’nı görmeyecek şekilde yapılması dikkat çekiyor. Bir rivayete göre genç ve güzel kızının Ağrı Dağı’nda yaşayan bir eşkıyaya âşık olmasından rahatsız olan paşanın, sarayı dağı görmeyecek şekilde yaptırdığı anlatılıyor.

Görkemli özel mimari yapısı, anıtsal taç kapıları, haremi, selamlığı, cami ve yüzlerce odası ile görülmeye değer bir şaheser olarak değerlendirilen sarayın her tarafı sır dolu. Türk mimarisinin en güzel örneklerinden olan İshakpaşa Sarayı, Türkistan, Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerini birleştiriyor. Caminin kubbeleri Türkistan kubbelerini andırır. Kapıları ise Selçuklu stilindedir. 50X115 metre alanı kapsayan sarayın Harem Dairesi iki katlı, diğer bölümleri ise tek kattan oluşuyor. Günümüzde ikinci kat tamamen yıkılmış durumda. Saraya ancak doğudaki tepeden açılan bir kapıdan girilir. Diğer tarafları 20-30 metre yükseklikte sağlam duvarlarla çevrili. Kapıdan, önce dış avluya girilir. Dış avlunun etrafında uşak ve seyis odaları ve tavlalar bulunur. Dış avludan iç avluya kemerli tak şeklinde büyük bir kapıdan girilir. İç avluda çeşitli odalar ve koğuşlar vardır. Ortadaki harem dairesinin duvarlarında İshakpaşa Sarayı’nı öven yazılar bulunmaktadır. Kapının iki yanında iki aslan heykeli vardır.

Ruslar Doğubayazıt’ı işgal ettiklerinde, burasını karargâh olarak kullanmış ve saraya ait kıymetli eşyaları yanlarında götürmüşler. Bugün sarayın 13x6,5 metre ebadındaki som altından yapılmış kapısı Moskova Müzesi’nde sergileniyor. Aynı zamanda, dünyada ilk kalorifer tesisatı döşenen saraydır. Ova tarafında evler, diğer yanlarında camiler, mezarlık ve yapılar vardır. Fakat yapıların hepsi yıkılmıştır. Saray son yıllarda yapılan tamirat ile tamamen yıkılmaktan kurtarılmaya çalışılmıştır. Sarayın bölümleri ise şöyle: Dış cephe, birinci ve ikinci avlu, selamlık dairesi, cami binası, hamam, harem dairesi odaları, merasim ve eğlence salonu, cephanelik ve erzak odaları, türbe binası, fırın, zindan, iç mimariden bazı bölümlerden (kapılar, pencereler, dolaplar, şömineler vs.) oluşuyor.

Yeniden restorasyon için 10 milyon YTL ayrıldı
Yapılan son araştırmalar, mimari yapısı ile dünyanın önde gelen eserlerinden biri olan İshakpaşa Sarayı’nın 48 yıldır yanlış restore edildiğini ortaya çıkarmıştı. Sarayın mimari yapısının kaybolmaması için yaklaşık yarım asırdır yapılan restorasyon çalışmalarının tarihî saraya zarar verdiği ifade edildi. Uzmanına değil, müteahhide restore ettirilince zarar gördüğü bilimsel kurulun raporuyla da tespit edilen sarayın yeniden restore edilmesi kararı çıktı. Bu çalışmanın bedeli ise 10 milyon YTL olarak belirlendi.

Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, geçtiğimiz yıl ziyaret ettiği İshak Paşa Sarayı’nda çalışmaların iyi yapılmadığından yakınmış, Ağrı Valiliği de talimatlar üzerine bilimsel bir kurul oluşturmuştu. Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğretim üyelerinin de aralarında bulunduğu 20 kişilik bilim kurulu, sarayda 1958’den beri devam eden restorasyon çalışmaları hakkında yaptıkları incelemeleri raporlaştırdı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne sunulan raporda, tarihi yapıya büyük oranda hasar verildiği, duvar yüzey kaplamasında dökülme, duvarlarda çatlak, su sızıntısı ve çatının taşıyıcı sisteminde bozuklukların tespit edildiği belirtildi.

Orijinal taşlar yerine yenileri konulmuş
Bilim kurulunda yer olan ODTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emine Caner Saltık, saraydaki restorasyonun tamamen yanlış olduğunu belirterek, “Sarayda incelemeler ve analizler yaptık. Yapıda problemler ve malzeme bozuklukları var. Bu tür yapıtları eski haline getirmek zor.” diyor. “İhale, konunun uzmanına değil de, müteahhide verilmiş” diyen Saltık, sözlerine şöyle devam ediyor: “Sağlam, orijinal taşlar çıkarılarak yerine yeni taşlar konulmuş. Restorasyon aşamasında denetleme yapılmamış. Yağmur koruma detaylarında da eksiklikler var. Ama ilk etapta acil olarak sarayın çatı probleminin çözülmesi gerekiyor.” diye konuştu.

İshakpaşa’nın torunu: Moskova Müzesi’ne dava açacağım
İshakpaşa’nın torunu olarak bilinen Zeki Sürmeli, sarayın kapılarının Moskova’daki müzede sergilenmesine karşı çıktığını ve hakkını arayacağını söylüyor. En büyük dedeleri İshak Paşa’nın Beyazıt Beylerbeyi’ne miri miran (kolordu komutanı) olarak atandığını vurgulayan Zeki Sürmeli, “Oraya atandıktan sonra İshakpaşa Sarayı inşa edildi. İshak Paşa’nın oğlu Sürmeli Mehmet Paşa’nın tayini ise Valeşkirt Beylerbeyliği’ne şu anki Eleşkirt’in Toprakkale köyüne çıkmış. Uzun süre orada görev yapan Sürmeli Mehmet Paşa’nın oğlu Ahmet Paşa ise 2. Abdülhamid’in fermanı ile 1908 yılında Erzurum Beylerbeyliği’ne atanmıştır.” dedi. Ağrı’da yıllardır bal satan Zeki Sürmeli, dedeleri zamanında büyük zorluklarla yapılan İshakpaşa Sarayı’na gerekli önemin ise ancak son zamanlarda verildiğine dikkat çekiyor. Dünyanın ilgi odağı olan saraya gerekli değerin verilmediğini söyleyen Sürmeli’nin düşünceleri şöyle: “Özellikle restorasyon çalışmaları çok yetersiz ve yanlış yapılmış. Altın olan kapılarına bile sahip çıkılmadı. Ben Moskova Müzesi’ne karşı hukukî hakkımı arayacağım. Müzede sergilenen kapıları Türkiye’ye getirmek için İnsan Hakları Mahkemesi’ne bile başvurmayı düşünüyorum.”

Bilimsel kurula göre restorasyon, skandal
Prof. Dr. Emine Caner Saltık, ambarlar kazıldıktan sonra konulan dikmeler, destekler ve ambar bölgesinin dış duvarlarının yapısal problemler içerdiğini ifade ederek, yapılan diğer yanlışlıkları ise şöyle sıralıyor:

“Yerleştirilen profiller ve bunlara bağlı çaprazlar bölük pörçük ve gelişigüzel konularak kaynatılmış. Üst bahçede oluşan drenaj problemi sebebiyle sular bu bölgeye gelmekte ve paslanmaya neden olmaktadır. Destekleme işlemi çok acemice, hatalı, gereğinden çok fazla malzeme yanlış kullanılarak yapılmış. Mutfak bölümünde gözlenen dış duvar yönündeki çatlaklar ve pencere dışındaki kaplama bölgesinin durumu endişe verici. Küçük kemerlere yapılan destekleme şekli kabul edilemez. Alttan yapılacak destek elemanı kesilerek gövdeden kaynatılmış. Konulan desteğin herhangi bir hesaba dayanmadığı ve kirişi sadece görüntüde desteklediği söylenebilir. Ana çatıyı destekler görünümündeki büyük kirişlerin de parça parça kesilerek konulduğu görülmüş ve ne kadar yük taşıma kapasitesi olduğu belirsiz. Yapının kemerleri ve güney duvarı açıklıkta. Açılma ilerlerse kemer ayaklarının denge yitirmesi ve tüm ağırlığın desteklere gelmesi durumunda ne olacağı bilinmiyor. Duvarlar, harem odaları ve sarayı kuzey cephesindeki bölümleri koruması için yapılan çatıda yapısal dizayn ve inşaat hataları var. Çatı makasları tamamlanmadan yarım bırakılmış. Elemanlar çatının ağırlığı ve rüzgâr ile kar yükünü taşıyabilecek kadar kuvvetli değil. Dikmeler çok uzun, kar yüküyle burkulabilir. Çatının taşıyıcıları uygunsuz ve yanlış yapılmış. Caminin iç tarafındaki çatlak sıvanarak kapatılmış. Kuzey-güney yönlerindeki tavan ve kemerde açılma var. Tavandaki çatlaktan su sızıyor.”

http://www.yapi.com.tr/haberler/ishakpasa-sarayi-48-yildir-yanlis-restore-ediliyor_55846.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!