Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Lüksemburg’dan Liverpool’a Avrupa Kültür Başkentlerini İnşa Etmek: ‘İhtişam mı Karmaşa mı?’

Mimarlık eleştirmeni Hugh Pearman'ın, Avrupa Kültür Başkentliği bayrağını sırasıyla 2007 ve 2008'de devralacak olan Lüksemburg ve Liverpool’daki çalışmalarla ilgili değerlendirmesi, 2010 yılı için Avrupa Kültür Başkenti olarak seçilen İstanbul’un izleyeceği stratejiye ışık tutabilecek nitelikte.

Gabion




MUDAM-Lüksemburg,
I.M. Pei

Mimarlık eleştirmeni Hugh Pearman'ın, The Sunday Times’ta da yayınlanan yazısında, Avrupa Kültür Başkentliği bayrağını sırasıyla 2007ve 2008’de devralacak olan Lüksemburg ve Liverpool’daki çalışmalarla ilgili değerlendirmesi, 2010 yılı için Avrupa Kültür Başkenti olarak seçilen İstanbul’un izleyeceği stratejiye ışık tutabilecek nitelikte.

Lüksemburg, 2007’deki Kültür Başkentliği için programladığı yeni yapıları bitirme aşamasında. Aralarında I.M Pei tarafından tasarlanan Modern Sanatlar Müzesi (Musée de Art Moderne- MUDAM), Christian de Portzamparc tarafından tasarlanan, cephesi telleri gerilmiş büyük bir müzik aletini andıran iki çeperli konser salonunun bulunduğu bu yeni kültür yapıları, İspanyol Mimar Ricardo Bofill tarafından planlanan 200 milyon sterlin’lik kültür bölgesi’nde yer alıyor. Bofill, aynı zamanda Lüksemburg’da yeni bir kongre merkezine de imzasını atıyor. Pearman’a göre, daha önce bankacılar, çelik endüstrisinin temsilcileri ve Avrupalı politikacılar dışında pek kimsenin uğramadığı Lüksemburg’a gitmek için artık daha fazla neden bulunuyor.

Lüksemburg, 2007’deki Kültür Başkentliği’ni Romanya’nın Sibiu şehriyle, Liverpool ise 2008‘de Norveç’in Stavanger şehriyle paylaşacak. Liverpool’da da pek çok imar faaliyeti sürmesine rağmen, bu durum biraz da komşu kent olan Manchester’da gözlemlenen ticari hareketlilikten kaynaklanan atılımların bir benzerini oluşturuyor. Pearman, Liverpool’da planlanan binalardan bir kısmının rastlantısal olarak gerçekleştiğini ve sadece kültüre yönelik olmadığını iddia ediyor. Pearman, İngiltere’de ortaya çıkan farkın, finansmanı halktan sağlanan kültürel yatırımlara yoğun bir şüpheyle yaklaşılması olduğunu ifade ediyor. Pearman, yeni ‘bin yılda’ binaların geleceğinin özel yatırımcılar tarafından belirleneceiğini, bunun en çarpıcı örneğinin de ‘Millenium Dome’ olduğunu söylüyor.

'Cloud' Projesi-Liverpool,
Will Alsop
Pearman’a göre, Liverpool’un üstünde bu anlamda büyük baskı oluştu. 2008’in sanat yönetmeni Robyn Archer’ın Temmuz başında görevinden ayrılmasının nedenlerinden biri de bu. Archer’ın ayrılma nedenleri arasında, Kültür Başkentliği adaylığını diğer İngiliz şehirleri karşısında kazanmakta büyük yardımı olan Will Alsop’un tasarladığı ‘Bulut’ (Cloud) binasının yapımının iptal edilmesinin rolü büyük. Bu bina, Liverpool Limanı’na karakterini kazandıran önemli binalardan biri olacaktı. ‘Bulut’ta yeni bir şehir müzesinin yanısıra henüz belirsizliğini koruyan birtakım işlevler de bulunacaktı. Pearman’a göre binanın 324 milyon sterlinlik maliyeti, yatırımcıları korkuttu.

Pearman, salt mimarinin kültürel değişimi gerçekleştirmeye yeterli olmayacağını öne sürerken, Lüksemburg ve Liverpool’daki yeni binaların ve sterilize edilmiş, merkezi yönetim odaklı, tepeden inme yaklaşımların kültürel hayatı oluşturmakta yetersiz kalacağını ve mekanların görkemli olsalar da eğlenceden uzak olacaklarını belirtiyor.

Kültür Başkentliği’nin sadece bu faaliyetlerle sınırlı olacağını söylemek yanlış olur. Lüksemburg, planladığı etkinliklere bölgesel bir yaklaşımla komşuları olan Belçika, Fransa ve Almanya’yı da dahil ediyor. Lüksemburg’un, bu anlamda, eski çelik üretim tesislerinin de dönüştürülmesini kapsayan oldukça iddialı bir projesi bulunuyor. Liverpool ise planlarını kendisine saklıyor. Dolayısıyla 2008 aktivitelerinin daha yerel geçme riski bulunuyor. Pearman, Liverpool’un Kıta Avrupası’nda gerçekleşecek etkinlikleri kendisine ölçü olarak almadığını, Glasgow’un 1990’daki kültür başkentliği sırasında ‘değiştirdiği imajını’ ve ‘asla bir daha geriye bakmamasını’ örnek aldığını belirtiyor.

'MUDAM-Galeri mekanı
Lüksemburg’un ise Avrupa’nın sönük köşelerinden biri olmak dışında düzeltilmesi gereken kötü bir imgesi bulunmuyor. 2007 programının yürütücüsü Robert Garcia’nın Pearman’a da belirttiği gibi, bu küçük ülkedeki en büyük ziyaretçi akışı, Trans-Avrupa Otoyolu’nda bir servis noktası olması nedeniyle gerçekleşiyor. Bu saptama, Lüksemburgluların neden dünya çapında bir modern sanat galerisi ve konser salonu istediklerini gösteren bir neden.

Pei, MUDAM’da da onu tanıyanlar için herhangi bir sürpriz taşımayan geometri saplantısını ortaya koyuyor. Pearman, binanın özellikle taş ve çelik detaylarının ve işçiliğinin çok iyi olduğunu söylerken, binanın yine de Louvre piramidinden izler taşıdığını söylüyor. Lüksemburg’un harabe durumundaki kalelerinden birinin temelleri üstünde yükselen müzenin belki de en büyük sorunu, koleksiyonunun yetersizliği. Pearman, ‘Casino Lüksemburg’ olarak bilinen ve daha düşük bir bütçeyle gerçekleştirilmiş galeride çok daha iyi bir sergilemeye tanık olduğunu ve bu yapının 2007 etkinliklerinin başını çekmeye aday olduğunu söylüyor.

Konser Salonu-Lüksemburg,
C. de Portzamparc
Pearman, de Portzamparc’ın konser salonunun, 1960’ların ‘Avrupa-bürokrasisi’ binaları arasında sıkılgan bir ifadeyle yer aldığını, çevresindeki beyaz kolonadla çevrelenmiş soğuk fuayeleri dışında oldukça sıcak bir mekan olduğunu belirtiyor. Bu kolonad ışığı içeriye başarılı bir şekilde dağıtırken insana bir balina tarafından yutulmuş hissi vermesi nedeniyle etkileyici ve biraz da tehdit edici.

Kentin diğer tarafında, daha önce lokomotifler için kullanılan iki dairesel binanın da 2007 etkinliklerinde kullanılması düşünülüyor. Pearman’a göre bu yapılar yeni ‘kültürel akroplis’e göre daha kimliksiz yapılar olsalar da festivalin sürprizleri olabilirler.

King's Waterfront- Liverpool,
Wilkinson Eyre
Liverpool’un bu aktivitelerle yarışabilecek nelere sahip olduğuna bakıldığında, 19. yüzyıla ait neoklasik bir saray olan ‘St. George Hall’un 2008 için geçirdiği büyük restorasyon örnek verilebilir. Sarayda yer alan ve bir zamanlar Charles Dickens’ın okumalarını yaptığı küçük konser salonu, etkinliklerin merkezi olmaya aday. Nehir kıyısında yer alan ve Stirling Ödülü sahibi Wilkinson Eyre tarafından tasarlanan dev ‘King’s Waterfront Arena ve Konferans Merkezi’nin hangi etkinlikler için değerlendirileceğiyle ilgili ise organizatörlerin çalışmaları gerekiyor. 2008 başlarında tamamlanacak olan yapı, esnek kullanımla 10 bin kişilik bir kapasiteye sahip.

Liverpool’da daha önceden de önemli kültür yapıları bulunuyordu. Bunlardan en önemlisi James Stirling ve Michael Wilford tarafından tasarlanan Albert Dock’taki ‘Tate Liverpool’. Bir sanat ödülü olan ‘Turner Prize’ın 2008’deki seremonisinin de Londra dışında ilk kez burada gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Liverpool Müzesi,
3XN
‘Cloud’ projesinin iptal edilmesinden sonra Danimarkalı Mimarlık ofisi 3XN tarafından tasarlanan 65 milyon sterlinlik yeni bir Liverpool Müzesi projesi kabul edildi. Bu yapının, dünya mirası listesindeki kıyı şeridinin merkezindeki ‘Pier Head’de yapılması planlanıyor. Ancak Pearman, bu yapının 2008’e yetiştirilemeyeceğini sözlerine ekliyor.




'2007 Lüksemburg Avrupa Kültür Başkentliği' resmi sitesine buradan ulaşabilirsiniz.


'2008 Liverpool Avrupa Kültür Başkentliği' resmi sitesine buradan ulaşabilirsiniz.



Fotoğraflar:MUDAM: Hugh Pearman.
Lüksemburg Konser Salonu: Wade Zimmerman.

Derleyen: Sena Özfiliz

http://www.yapi.com.tr/haberler/luksemburgdan-liverpoola-avrupa-kultur-baskentlerini-insa-etmek-ihtisam-mi-karmasa-mi_47132.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!